10. Hukuk Dairesi 2023/2750 E. , 2023/2583 K. "İçtihat Metni" ... MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/118 E., 2022/403 K. ... ... KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davalılar vekilleri tarafından temyizi neticesinde kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu kararın da bozulması üzer
**10. Hukuk Dairesi 2023/2750 E. , 2023/2583 K.** **"İçtihat Metni"** ... MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/118 E., 2022/403 K. ... ... KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davalılar vekilleri tarafından temyizi neticesinde kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu kararın da bozulması üzerine İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davalı ... AŞ yönünden husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir. İlk Mahkemesi kararı davalı ... ve davalı SGK Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalılardan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde ve belli dönemlerde ise ... Holding bünyesindeki halı kurslarında usta öğretici olarak çalıştığım, çalıştığı dönemlerde aylık ücret almasına, tam gün ve kesintisiz çalışmasına rağmen çalışmalarının SGK kayıtlarına eksik yansıtıldığını, ... Holding bünyesindeki çalışmalarının diğer davalı kuruma bildirilmediğini, SGK Diyarbakır İl Müdürlüğünün 14.09.2010 tarih 197 sayılı raporunda da bu hususun tespit edildiğini, normal çalışma günleri, hafta sonu tatilleri, resmi ve dini bayram tatillerinin primlerinin eksik ödendiğini, sigortalı çalışmalarının aylık 30 gün üzerinden Kuruma bildirilmesi yaptığı iş ve çalışma şekli açısından yasal bir zorunluluk iken buna uyulmadığını belirterek; Müvekkilinin, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde ve belli dönemlerde ise ... Holding nezdindeki çalışmalarının tam aylar için 30 gün, ayı tamamlayan çalışmalarının ise bittiği döneme kadar kesintisiz sürdüğünün tespitine ve buna aykırı kurum kayıtlarının tashihine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ek dilekçesinde; müvekkilinin, 1998-1999 yılları arasında Mardin Yeşilan Beldesinde 1999 yılından sonra ise Diyarbakır’da ... Halı ve Halk Eğitim Merkezinde çalıştığını, beyan etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı MEB vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Bakanlık ile ... Holding arasında imzalanan protokol gereğince davacının ücret ödemelerinin sözleşme süresince müvekkili Bakanlık tarafından taahhüt edildiğini sözleşme süresinden sonra ise sorumluluğun ... Holding’e ait olduğunu, davacının Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Halk Eğitim Merkezlerinde usta öğretici sıfatıyla 506 sayılı Kanun ile irtibatlandırılmak suretiyle 657 sayılı DMK 4 üncü maddesi kapsamında geçici personel statüsünde çalıştırıldığını, görev ve ücretlerinin de aynı Kanun’un 89 uncu maddesi kapsamında tespit edildiğini, usta öğreticilerin görevlendirme yetkisinin Valiliklere bırakılmış olduğunu ve kayıtlarının tutulduğunu bu nedenle statü hukukunun uygulanması gerektiğini, aradaki hukuki ilişkinin işçi - işveren ilişkisi şeklinde değerlendirilemeyeceğini, MEB’na bağlı görgün ve yaygın eğitim kuramlarında öğretmen yetersizliği nedeniyle usta öğreticilerin ek ders ücreti karşılığı ve 657 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi uyarınca geçici personel statüsünde çalıştırıldıklarını, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunumun '‘Uzman ve Usta Öğreticiler” başlıklı 47 nci maddesinde; “Örgün ve yaygın eğitim kuramlarında ve hizmet içi yetiştirme, kurs, seminer ve konferanslarında uzman ve usta öğreticiler de geçici veya sürekli olarak görevlendirilir. Öğretim tür ve seviyelerine göre uzman ve usta öğreticilerin seçimlerinde aranacak şartlar, görev ve yetkileri, yönetmeliklerle tespit edilir” denildiğini, verilen yetki uyarınca Bakanlıkça çıkartılan "Milli Eğitim Kuramlarında Sözleşmeli veya Ek Ders Görevi ile Görevlendirilecek Uzman ve Usta Öğreticiler Hakkında Yönetmelik”in 5 inci maddesinde; “Ek ders görevi verilmek yoluyla, 4 üncü maddede belirtilen esaslara göre ek ders verilmesi yoluyla görevlendirilecek uzman ve usta öğreticilere 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 89 uncu maddesi uyarınca 02.12.1998 tarih ve 98/12120 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan ... Öğretmen ve Yöneticilerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararda belirtilen miktarda ek ders görevi verilebilir” denildiğini, usta öğreticilerin herhangi bir kadroya bağlı olmaksızın Valilik onayına istinaden saat üzerinden ve saat başı kabul edilen ücrete göre çalıştırıldıklarını, davacının bir eğitim - öğretim döneminde sadece kursların açık olduğu günlerde öngörülen ders saatleriyle sınırlı olarak çalıştığım ve çalıştığı sürelerin Kuruma bildirilmiş olduğunu, davacının tespitini istediği hizmetin 5 yıllık hak düşürücü sürenin kapsamına girdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Halk Eğitim Merkezi tarafından istihdam edildiğini bu nedenle husumetin Milli Eğitim Bakanlığına tevcih edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin iş sözleşmesinin askıya alındığı dönemlerden sorumlu tutulmasının yerinde olmadığını zira imzalanan protokol uyarınca işçilerin her türlü hak ve alacaklarından Milli Eğitim Bakanlığının sorumlu olduğunu, protokol uyarınca Milli Eğitim Bakanlığının ödeneğinin yetmemesi durumunda bakiyesinin müvekkili şirketçe karşılandığını, bunun dışında hiçbir mesuliyetinin bulunmadığını, davacının müvekkili şirketin sigortalı işçisi olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Diğer davalı Kurum vekili dilekçesinde özetle; 5 yıllık hak düşürücü süre yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini, davacıya ait sicil dosyasının tetkikinde, diğer davalı MEB bünyesinde 02.03.1998 tarihinde Mardin Halk Eğitim Merkezinde ilk işe giriş bildirgesinin verildiğinin ve yaptığı çalışmaların düzenli bir şekilde Kuruma bildirildiğinin anlaşıldığını, usta öğretici olarak görev yapan davacının çalışmalarının 657 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesi, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 47 nci maddesi ve söz konusu maddeye göre hazırlanan ... Kurulularında Sözleşmeli veya Ek Ders Görevi ile Görevlendirilecek Uzman ve Usta Öğreticiler Hakkında Yönetmelik’in 5 inci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, usta öğreticilerin 4857 sayılı Kanun’a tabi oldukları dikkate alınarak part-time suretiyle çalışan bu kimseler hakkında bir günlük çalışma karşılığının 7,5 saat kabul edilip buna göre işlem yapıldığını, usta öğreticilerin 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi kapsamında sigortalı sayıldıklarını, aynı Kanun’un 80 inci maddesinde de prim ödeme gün sayısının nasıl hesaplanacağının düzenlendiğini, ...’na bağlı Halk Eğitim Merkezlerinde usta öğretici olarak part-time çalışan sigortalıların tam gün esası ve aylık karşılığı olmayan çalışmalarının, günlük çalışma saatine göre ve kısmi zamanlı çalışma olması nedeniyle tam gün karşılığı olarak değerlendirilmesine imkân bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemesinin 27.05.2014 tarihli ve 2010/907E. 2014/383 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 12.09.2013 tarih ve E.2012/16483, K.2013/15977 sayılı kararında; 18.11.1994 tarihli ... ile ... Halı A.Ş. Genel Müdürlüğü İşbirliğinde Halıcılık ve Kilimcilik Kursları Düzenlenmesine Dair İşbirliği Protokolü ve Diyarbakır Milli Eğitim Müdürlüğü ve 17 İlçe Halk Eğitim Merkezi Müdürlükleri İle ... Holding A.Ş. Diyarbakır Bölge Müdürlüğü arasında düzenlenen 04.11.2009 tarihli Protokol hükümleri kapsamında, uyuşmazlık konusu süre gerekirse dönemlere de ayrıştırmak suretiyle çalışmaların işyeri olarak nerede gerçekleştiği, hizmet akdinin tarafının ve böylelikle işverenin/işverenlerin kim olduğu belirlenmeli, hizmetlerin anılan davalılar arasında düzenlenen protokollere dayanması, buna göre usta öğreticiler ile ilgili yükümlülüklerin Halk Eğitim Merkezi Müdürlüklerine yüklenmesi, Bakanlığın ödeneğinin bitmesi durumunda usta öğreticilerin ücretlerinin ... Halı Genel Müdürlüğü tarafından ödeneceğinin belirtilmesi karşısında, söz konusu davalılar arasındaki hukuki ilişki açıklıkla ortaya konulmalı, buna ilişkin varsa diğer bilgi ve belgeler getirtilmeli, aralarında asıl işveren - alt işveren veya vekalet ilişkisinin olup olmadığı, ... Holding A.Ş. bünyesinde geçtiği ileri sürülen çalışmalarla ilgili görevlendirmelerin kim tarafından yapıldığı, hizmet yerine getirilirken emir ve talimatların kimden alındığı, izin, sevk vb. işlemlerin kim tarafından gerçekleştirildiği, yapılan iş ve çalışma şekli ile ilgili tasarrufta bulunma yetkisinin kimde olduğu, hizmetlerin ayrı ayrı her iki işverene bağlı olarak geçip geçmediği hususları saptanmalıdır. Öte yandan, HMK 31 maddesi uyarınca davaya ve uyuşmazlığa konu olan dönemler, davacı sigortalının buna ilişkin talebi de açıklattırılmak suretiyle tereddüde mahal vermeksizin belirlenmeli ve bu belirleme yapıldıktan sonra, çalışma saat ve süreleriyle ilgili olarak ise açıklanan kanıtlama yöntemi izlenerek irdeleme yapılmalı, ders ve yoklama defterleri, ücret bordroları, puantaj kayıtları, ödeme belgeleri vb. yazılı deliller getirtilmeli, günlük ve haftalık çalışma saatleri tespit edilmeli, resmi belgelerde belirtilen ders saatlerinden sonra kursta kalmanın haklı gerekçesinin bulunup bulunmadığı yöntemince değerlendirilmeli, toplanan kanıtlardan elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2017 tarih ve 2015/88E. 2017/595K. sayılı kararı ile, bozma ilamı doğrultusunda araştırma yapılmış ve bilirkişiden 30.08.2017 tarihli ek rapor alınmış, ek rapor da dikakte alınarak davanın kısmen kabulü ile; davacının 11.01.1999 - 18.03.1999, 13.12.1999 - 01.07.2000, 11.10.2000 - 30.04.2001, 20.03.2002 - 24.10.2002, 01.05.2003 - 29.08.2003, 05.01.2004 - 28.05.2004, 13.12.2004 - 17.06.2005, 14.11.2005 - 31.05.2006, 08.12.2006 - 29.06.2007, 12.09.2007 - 18.04.2008, 11.06.2008 - 26.12.2008, 17.02.2009 - 28.08.2009, 14.12.2009 - 26.08.2010, 07.10.2010-08.11.2010 tarihleri arasında davalı bakanlık nezdinde hizmet akdi ile 2419 gün çalıştığı, bu hizmetlerinin 1940 gününün davalı kuruma bildirildiği, bildirilmeyen 479 günlük hizmetin davalı kuruma bildirilmesi gerektiğinin tespitine, davacının 19.03.1999 - 12.12.1999, 02.07.2000 - 10.10.2000, 01.05.2001 - 19.03.2002, 25.10.2002 - 30.04.2003, 30.08.2003 - 04.01.2004, 29.05.2004 - 12.12.2004, 18.06.2005 - 13.11.2005, 01.06.2006 - 17.12.2006, 30.06.2007 - 11.09.2007, 19.04.2008 - 10.06.2008, 27.12.2008 - 16.02.2009, 29.08.2009 - 13.12.2009, 27.08.2010 - 06.10.2010 tarihleri arasında davalı ... AŞ nezdinde hizmet akdi ile 1839 gün çalıştığı, bu hizmetlerinin davalı kuruma bildirilmediği, davalı kuruma bildirilmesi gerektiğinin tespitine, 01.03.2014 tarihli bilirkişi raporunun karara ek sayılmasına karar verilmiştir. C. 2'nci Bozma Kararı Dairenin 30.12.2020 tarih ve 2019/4521E. 2020/7915K. sayılı kararında; bilirkişi raporuna atıfla yetinilerek karar verilmesi, infazda şüphe ve tereddüt yaratacak nitelikte olduğu gibi madde 297’ye aykırı olarak tesis edildiğinden karar bozulmuştur. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 15.09.2022 tarih ve 2021/118 Esas 2022/403 Karar sayılı kararı ile "Mahkememizce Yargıtay emsal bozma ilamı nazara alınarak yapılan yargılamada davacının çalıştığını iddia ettiği döneme dair kurum kayıtları celbedilmiş, toplanan deliller dikkate alınarak rapor tanzimi adına dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup, Dosya kapsamında, dosyaya celp edilen davacının çalışmış olduğu tüm Halk Eğitim Merkezi Müdürlükleri kayıtlarının incelenmesinde, çalışmaların gerçekleştiği işyeri kamu kurumuna ait olmakla, bu tür çalışmaların kayıtlara geçirilip ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıl olduğundan, resmi kayıt ve davacının imzasını taşıyan belge içerikleri ile çelişkili tanık anlatımlarına değer verilemeyeceği de göz önüne alındığında, davacının haftalık çalışma süresinin mevzuatta usta öğreticiler için öngörülen süre olan günlük 8 saat ve haftalık 40 saati aşmadığı, bunu aşan çalışmalar ile davacının okulda kalma nedeninin de gerek davacı tarafça gerekse de çalışılan yerin kamu kurumu olması nedeniyle bordro, çalışma çizelgesi, kurum kaydı vs. ile ispat edilemediği, mahkememiz dosyasında tanzim edilen bilirkişi raporunun incelenmesinde kurum müffettişi tarafından tutanak ile tespit edilen ve 18.06.2005-18.11.2005 tarihleri arasında 150 günlük, 01.06.2006-01.12.2006 tarihleri arasında 180 günlük, 01.07.2007-01.08.2007 tarihleri arasında 30 günlük olmak üzere toplamda 360 günlük hizmetin kuruma bildirilmediği tespit edilmekle, bildirilmeyen 360 gün üzerinden MEB aleyhine davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Mahkememiz dosyasında davalı sıfatına haiz ... Holding A.Ş.' ye yönelik talepler açısından ise, Mahkememiz dosyası ile emsal Diyarbakır 5. İş Mahkemesi'nin 2020/113E. Sayılı dosyasında verilen kararda ... Holding ile ilgili olarak; "...Somut olayda, davacının Halk Eğitim Merkezlerindeki çalışmalarında kesinti olarak görülen dönemlerdeki çalışmaların davalı ... AŞ bünyesinde geçtiğinin tespitini talep ettiği anlaşılmışsa da, davacının ... tarafından görevlendirildiği, Holding tarafından sunulan protokol kapsamında ücret ödemesi yapılmış olsa dahi, sırf bu gerekçe ile davalı Holdingin işveren sıfatını kazandığından bahsedilemeyeceği, kaldı ki her ne kadar hizmetlerin anılan davalılar arasında düzenlenen protokollere dayanması, buna göre usta öğreticiler ile ilgili yükümlülüklerin Halk Eğitim Merkezi Müdürlüklerine yüklenmesi, Bakanlığın ödeneğinin bitmesi durumunda usta öğreticilerin ücretlerinin ... Halı Genel Müdürlüğü tarafından ödeneceği belirtilmişse de dava konusu dönemler bakımından Holding tarafından davacıya ücret ödemesi yapıldığına dair bir belgenin bulunmadığı, bu haliyle ücret ödemelerinin de kanıtlanmadığı, bu haliyle davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığı, davalı şirketin işveren sıfatının bulunmadığı anlaşıldığından, davanın davalı şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir...." şeklinde gerekçe ile davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verildiği, verilen kararın Yargıtay 10. HD. 2021/11265E. 2022/1112K. Sayılı karar ile onandığı anlaşılmakla, emsal yargıtay kararı nazara alınarak ... Holding A.Ş aleyhine açılan birleşen davanın ise reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle "Davacının davasının kısmen kabulüne, 1-Davacının davalı ... bünyesinde bir hizmet akdine bağlı olarak çalışmasından kaynaklı olarak; -18.06.2005-18.11.2005 tarihleri arasında 150 gün, -01.06.2006-01.12.2006 tarihleri arasında 180 gün, -01.07.2007-01.08.2007 tarihleri arasında 30 gün olmak üzere toplamda 360 gün çalıştığının ve işbu hizmetinin kuruma eksik bildirildiğinin tespiti ile mezkur dönemlerde eksik bildirilen hizmet günlerinin tesciline, 2-Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, 3-Davalı ...Ş aleyhine açılan davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine," karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı MEB ve davalı SGK Başkanlığı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı MEB vekili, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, eksik araştırma ile karar verildiğini, Yargıtay kararlarında da kararlılıkla belirtildiği üzere, ücret bordroları, puantaj cetvelleri, günlük mesai çizelgeleri ve davacı ile davalı kurum arasında imzalanan sözleşmelerin dikkate alınması gerekmekte olduğunu, müvekkili Bakanlık ile ... Holding arasında imzalanan protokol gereğince davacının ücret ödemelerinin sözleşme süresince müvekkili Bakanlık tarafından taahhüt edildiğini sözleşme süresinden sonra ise sorumluluğun ... Holding’e ait olduğunu, davacının Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Halk Eğitim Merkezlerinde usta öğretici sıfatıyla 506 sayılı Kanun ile irtibatlandırılmak suretiyle 657 sayılı DMK 4 üncü maddesi kapsamında geçici personel statüsünde çalıştırıldığını, görev ve ücretlerinin de aynı Kanun’un 89 uncu maddesi kapsamında tespit edildiğini, usta öğreticilerin görevlendirme yetkisinin Valiliklere bırakılmış olduğunu ve kayıtlarının tutulduğunu bu nedenle statü hukukunun uygulanması gerektiğini, aradaki hukuki ilişkinin işçi - işveren ilişkisi şeklinde değerlendirilemeyeceğini, MEB’na bağlı görgün ve yaygın eğitim kuramlarında öğretmen yetersizliği nedeniyle usta öğreticilerin ek ders ücreti karşılığı ve 657 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi uyarınca geçici personel statüsünde çalıştırıldıklarını, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun '‘Uzman ve Usta Öğreticiler” başlıklı 47 nci maddesinde; “Örgün ve yaygın eğitim kuramlarında ve hizmet içi yetiştirme, kurs, seminer ve konferanslarında uzman ve usta öğreticiler de geçici veya sürekli olarak görevlendirilir. Öğretim tür ve seviyelerine göre uzman ve usta öğreticilerin seçimlerinde aranacak şartlar, görev ve yetkileri, yönetmeliklerle tespit edilir” denildiğini, verilen yetki uyarınca Bakanlıkça çıkartılan "Milli Eğitim Kurumlarında Sözleşmeli veya Ek Ders Görevi ile Görevlendirilecek Uzman ve Usta Öğreticiler Hakkında Yönetmelik”in 5 inci maddesinde; “Ek ders görevi verilmek yoluyla, 4 üncü maddede belirtilen esaslara göre ek ders verilmesi yoluyla görevlendirilecek uzman ve usta öğreticilere 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 89 uncu maddesi uyarınca 02.12.1998 tarih ve 98/12120 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan ... Öğretmen ve Yöneticilerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararda belirtilen miktarda ek ders görevi verilebilir” denildiğini, usta öğreticilerin herhangi bir kadroya bağlı olmaksızın Valilik onayına istinaden saat üzerinden ve saat başı kabul edilen ücrete göre çalıştırıldıklarını, davacının bir eğitim - öğretim döneminde sadece kursların açık olduğu günlerde öngörülen ders saatleriyle sınırlı olarak çalıştığım ve çalıştığı sürelerin Kuruma bildirilmiş olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı SGK Başkanlığı vekili, davanın hak düşürücü süreye uğradığını, verilen kararın eksik araştırmaya dayalı olduğunu, usta öğretici olarak görev yapan davacının çalışmalarının 657 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesi, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 47 nci maddesi ve söz konusu maddeye göre hazırlanan ... Kurulularında Sözleşmeli veya Ek Ders Görevi ile Görevlendirilecek Uzman ve Usta Öğreticiler Hakkında Yönetmelik’in 5 inci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, usta öğreticilerin 4857 sayılı Kanun’a tabi oldukları dikkate alınarak part-time suretiyle çalışan bu kimseler hakkında bir günlük çalışma karşılığının 7,5 saat kabul edilip buna göre işlem yapıldığını, usta öğreticilerin 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi kapsamında sigortalı sayıldıklarını, aynı Kanun’un 80 inci maddesinde de prim ödeme gün sayısının nasıl hesaplanacağının düzenlendiğini, ...’na bağlı Halk Eğitim Merkezlerinde usta öğretici olarak part-time çalışan sigortalıların tam gün esası ve aylık karşılığı olmayan çalışmalarının, günlük çalışma saatine göre ve kısmi zamanlı çalışma olması nedeniyle tam gün karşılığı olarak değerlendirilmesine imkân bulunmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 506 sayılı Kanun'un 79/10, 5510 sayılı Kanun'un 4/2-f, 86/9., 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 47 nci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu ve ... Kurumlarında Sözleşmeli veya Ek Ders Görevi İle Görevlendirilecek Uzman Ve Usta Öğreticiler Hakkında Yönetmelik hükümleri olup usta öğreticilerin çalışma esasları ve çalışmaları sırasında tabi olacakları statü, bu mevzuat kapsamında ayrıntılı düzenlenmiştir. 4857 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63 üncü maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır. 13 üncü madde hükmü, anılan mevzuattaki düzenlemelere egemen olan ilkelerle birlikte ele alındığında, usta öğreticilerin çalışma ilişkilerinde, “tam süreli iş sözleşmesi” olarak nitelendirilmeye olanak verecek bir bağımlılığın bulunmadığı, bunların, öngörülen ve önceden belirlenen süre içerisinde bir çalışma yükümlülüğünü kabullendikleri ve ders saati karşılığında da ücrete hak kazandıkları belirgindir. Diğer taraftan, çalışmaların gerçekleştiği işyeri kamu kurumuna ait olmakla, bu tür çalışmaların kayıtlara geçirilip ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıl olduğundan, resmi kayıt ve davacının imzasını taşıyan belge içerikleri ile çelişkili tanık anlatımlarına değer verilemeyeceği, tam gün esası ve aylık karşılığı olmayan çalışmaların, günlük çalışma saatine göre ve kısmi zamanlı çalışma olması nedeniyle bu çerçevede değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği açıktır. Bununla birlikte bu şekildeki bir çalışma ilişkisinde, tam süreli çalışmaya ilişkin hakların doğduğu kabul edilemez ise de yasa ve sözleşmelerde belirtilen sınırlamalara aykırı, tam süreli iş sözleşmesinin unsurlarının gerçekleştiği bir çalışma durumunun eylemli olarak oluştuğunun iddia edilip kanıtlanması da olanaklıdır. Ancak, bu yöndeki iddia, resmi belgelerde belirtilen ders saatlerinden sonra kursta kalmanın haklı gerekçesinin bulunması ve tam süreli (ayda 30 gün süreyle) çalışma olgusu, hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin niteliği gözetilerek araştırılmalı, resmi kurum niteliğine sahip işveren yönünden ücret ödemelerinin kayıtlara dayalı olması gerektiği dikkate alınmalı, günlük plân defterleri, yoklama ve ders defterleri içerikleri ile Kurum kayıtlarına yansıyan bilgilerin aksinin kanıtlanmasına yönelik delillerin hüküm kurmaya elverişli olup olmadığı denetlenmelidir. Ayrıca 506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde, bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların bu Kanuna göre sigortalı sayılacakları, 4 üncü maddesinde, bu Kanun'un uygulanmasında 2 nci maddede belirtilen sigortalıları çalıştıranların işveren, 5 inci maddesinde, bu Kanun'un uygulanmasında, 2 nci maddede belirtilen sigortalıların işlerini yaptıkları yerlerin işyeri olduğu belirtilmiş, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 4, 11 ve 12 nci maddelerinde de benzer düzenlemeler yapılmıştır. 3. Değerlendirme 1.Eldeki davada verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı, mahkemece davalı ... AŞ tarafından ücret ödendiği dönemde kabul kararı verilmiş ise de, bu dönemde açılmış bir kurs bulunup bulunmadığı araştırılmadığı ve çalışmanın ... bünyesinde mi yoksa ... Holding nezdinde mi geçtiği belirlenmediği anlaşılmıştır. Öte yandan tespit edilen ücret ödemelerinin dönemin asgari ücret miktarlarının altında olmasına karşılık tam süreli çalışmaya dair hizmet tespiti hatalı bulunmuştur. Bakanlık ile ... Holding arasında imzalanan protokol gereği ... halk eğitim müdürlüğünde usta öğretici olarak çalıştığının tespiti halinde çalışılan günlerin ödenen ücret miktarları dikkate alınarak belirlenmesi gerekirken tam süreli olarak belirlenmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...