9. Ceza Dairesi 2021/22165 E. , 2021/10190 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı (mağdure ...’e karşı), sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı (mağdure ...’e karşı) HÜKÜM : Sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06.02.2019 gün ve 2018/108 Esas, 2019/22 Karar sayılı hükümlere yönelik istinaf başvurusunun karardaki mahkumiyete dair bölümlerin çıkarılarak sanığın müsnet suçlardan beraatine karar v…
**9. Ceza Dairesi 2021/22165 E. , 2021/10190 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı (mağdure ...’e karşı), sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı (mağdure ...’e karşı) HÜKÜM : Sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06.02.2019 gün ve 2018/108 Esas, 2019/22 Karar sayılı hükümlere yönelik istinaf başvurusunun karardaki mahkumiyete dair bölümlerin çıkarılarak sanığın müsnet suçlardan beraatine karar verilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanunun 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 302/1. madde ve fıkrası gereğince esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, 21.12.2021 tarihinde üyeler ... ile ...’in karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dairemizce sanık hakkında mağdurlar ... ve ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı eylemleri nedeniyle verilen beraat hükümlerinin onanmasına karar verilmiş ise de; Sanık ...'un Cizre C. Başsavcılığında müdafi huzurunda alınan 09.02.2018 tarihli ifadesinde "...'in göğüslerine ellediğimi kabul ediyorum... ağzına ara ara cinsel organımı soktum, bunu kendisinin isteği üzerine yaptım. Bakireliğini bozmadım, birlikte olmadım. Sadece ağzına cinsel organımı sokmamı istedi, borcunu sildirmemi istedi. ... kucağıma oturup kalkıyordu, kıyafetlerini çıkarmamıştı, kucağıma oturup göğüslerini okşamamı istedi. Kendisini zorlamadım, tamamen isteği doğrultusunda hareket ettim. İç çamaşırını çıkarmadan kendisine yaklaştım. ... benden sık sık alışveriş yapardı, borçları birikirdi, bana yaklaş borcumu sil diye teklifte bulunuyordu bende bunun üzerine kendisine yakınlaşıp borçlarını silerdim... ... dükkana geldiğinde tek başına gelmekteydi, ...'i duvara yasladığımda sadece pantolonumu çıkarakrak sürtünüyordum. ...'in içine boşalmadım, bu konuda dikkatli davranırdım... ... ile ilk yakınlaşmam 3 - 4 ay öncesine dayanmaktadır... ben teklif ettim, kendisi de niyetliydi hemen kabul etti. Kendisinin rahat olduğunu biliyordum, nefsime yenik düştüm, kendisini beni baştan çıkarınca dayanamadım. Bu olanlardan dolayı çok pişmanım. Üzerime atılı suçlamaları bu hali ile kabul ediyorum" diyerek suçlamayı ikrar etmiş, duruşmadaki ifadesinde Savcılıktaki ifadeyi kolluğun baskısı altında verdiğini beyan ederek ikrardan dönmüş ise de, C.Savcısının avukat huzurunda aldığı bir ifade sırasında kolluk baskısı olması mümkün değildir. Kaldı ki sanık kollukta avukat bulunmaksızın alınan 02.12.2017 tarihli ifadesinde suçlamayı kabul etmemiştir. Kolluk baskısı olsa bu ifadesinde de suçu ikrara yönelik beyanda bulunması gerekirdi. Diğer taraftan sanık C.Savcısına ifade verirken o aşamaya kadar mağdurlar ve tanıkların ifadesinde geçmeyen ayrıntılar da vererek samimi beyanda bulunmuştur. Bu bakımdan sanığın avukat huzurunda C.Savcısı tarafından alınan samimi ikrar içeren ifadesi hukuken geçerli bir delil niteliği taşımaktadır. Zira CMK'nun 213. maddesi C.Savcısının aldığı ifade ile müdafinin hazır bulunduğu kolluk ifadesinin delil niteliği taşıdığını kabul etmiştir. Mağdure ... 02.12.2017 tarihli kolluk ifadesinde sanığın kendisine yönelik cinsel bir eylemi olmadığını beyan etmiş, 07.02.2018 tarihinde C.Savcısına verdiği ifadesinde "...'un dükkanına şampuan alışverişi için gittiğim esnada arkamdan yaklaşarak pantolonumu çıkardı ve aynı zamanda kendisi de pantolonunun fermuarını açarak cinsel organını çıkardı, o esnada ...'un karısı dükkanına gelince ben bağırarak "kocana terbiye ver" dedim, daha sonra oradan uzaklaşarak arkadaşlarıma bir daha oradan alışveriş yapmaması konusunda uyardım... Kimsenin başı belaya girmesin diye köyde bu durumlar hep saklandı, kimseye söylenmedi, ... kiminle ne yaşasa herkes gizlemek zorunda kalıyordu. Köyde duyulsa olay çıkar diye herkes sustu. Kızlar ...'un dükkanına gittiğinde eşi dükkanda ise eşine eve gidip kendisine birşeyler hazırlamasını söylerdi, eşini eve gönderirdi. ...'un dükkanına bir kez alışveriş yapmaya gittiğimde pantolonunu indirip bana yakınlaştığını gördüğümde kendisinin sakat ayağına tekme vurarak bana yakınlaşmasına müsaade etmedim. " şeklinde beyanda bulunmuş, sanığın C.Savcısına verdiği ikrar içeren ifadesinde mağdurenin de anlatmadığı ayrıntılar vermesi üzerine mağdure ...'in yeniden ifadesi alınmak üzere C.Savcılığına çağrıldığında 16/03/2018 tarihinde "Ailem beni tembihlediği için her şeyi açıkça ifade edemiyorum. Bu konuda beyanda bulunmak istemiyorum, namusuma laf gelmesini istemiyorum. ..." şeklinde beyanda bulunmuş, bilahare 27/03/2018 tarihinde C. Savcısınca avukat ve psikolog bilirkişi huzurunda alınan beyanında, ".. köyümüzde bakkal olan ...'un dükkanına girdiğimde bana dokunmaya çalışıyordu ancak ben kendisine izin vermeyip, kendisine küfür ediyordum. Bana diyordu kendine tost al, karşılığında para almayacağım. Ben dükkana girdiğim an eşini içeri gönderirdi, dükkanda beklemesine müsaade etmezdi.... dükkanına siyah cam taktırmıştı, kapının girişinde de ayna vardı, dükkanın içi görünmüyordu, gelenleri de camdan görüyordu.. ... beni kucağına oturtmaya çalıştı ancak oturmadım, o sırada pantolonunu çıkarmamıştı, ..., eteğimi kaldırmadı, çünkü köyde etek giymezdim. ...'un dükkanına girdiğimde kapıda birilerini bekletir, beklettiklerine para verirdi. Gelen olduğunda kendisine haber vermesini istiyordu.... dükkanına gelen her çocuğa sarkıntılık ederdi. Ben dükkanına girdiğimde birkaç kez pantolonunu indirip dokunmaya, yaklaşmaya çalışıyordu ancak ben tepki gösterirdim, ... yaklaşırken pantolonun altında bulunan iç çamaşırını dahi çıkarırdı... ... şahsıma yönelik olarak arkadan ilişki yapmak için zorladı, cinsel organını ağzıma sokmaya çalıştı, .. Ben dükkanın içerisinde iken ... pantolunu çıkararak beni duvara yaslamaya çalıştı, ben kendisine tekme attım, sakat olmasından dolayı yere düştü. .. ... beni kucağına oturtmaya çalıştığı esnada bizi kimse görmedi, gören olsaydı farkederdim. ... bana yaklaşırken vücudundan herhangi bir sıvı dökülmedi, arkadan bana yaklaştığında canımı yakan bir durum yaşanmadı, bana hiçbir zaman para verme, ben sana para vereceğim dedi, ben kabul etmedim....'un bana yaptıklarını anneme söyledim, terbiyesiz olduğunu muhtara söylediler, köyden kovacaklardı, günah ve sakat diye köyden kovmadılar, bir müddet sonra birkaç kadına daha aynı şeyleri yaptı, aşiret büyükleri araya girip köyden alınmasına müsaade etmediler. Muhtara birkaç kez söylesek de bize inanmadı. Arkadaşlarım ...'un karısısın, dükkanına çok gidiyorsun dediklerinde siz neden gidiyorsunuz diye sordum, dükkanı bize yakın olduğu için giderdim.. " şeklinde beyanda bulunmuştur. Mağdure ... duruşmadaki ifadesinde savcılıktaki beyanından dönerek sanığın kendisine cinsel bir eylemi olmadığını, savcılıkta korktuğu için öyle ifadeler verdiğini beyan etmiş ise de mağdurenin bu beyanına itibar etmek mümkün değildir. Mağdurenin 16.03.2018 tarihli ifadesine de yansıdığı gibi kendisine yönelik eylemleri anlatmaması için ailesi tarafından baskı altına alındığı, ayrıca köyde aşiret büyüklerinin de olayları kapatmaya çalıştıkları anlaşılmaktadır. Mağdurenin Savcılıkta avukat ve psikolog huzurunda alınan ve sanığın Savcılıktaki ikrarıyla da örtüşen beyanları hukuken geçerli delil niteliğindedir. Tanık ... soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki birbiriyle örtüşen ifadelerinde "alışveriş için ...'un dükkanına gittiğim esnada ...'un ...'in vajinasına dokunduğunu içeriği gireceğim esnada gördüm ancak bu durumu görünce hemen döndüm, yalnız onlar benim kendilerini gördüğümü anladı. Yine sadece duyumdan ibaret olacak şekilde ...'in, ...'un cinsel organını ağzına aldığını, yine ...'un ...'in vajinasına dokunduğunu Rojin'den duydum... Köyde genelde ...'e "...'un karısı" diye hitap ederler... ...'un ...'e dokunma karşılığında para verdiğini ya da borcunu sildirdiğini biliyorum..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Ayrıca olayı 155'i arayarak ihbar eden ve soruşturma aşamasında tanık sıfatıyla dinlenen ... 02.11.2017 tarihli ifadesinde sanığın dükkanına gittiğinde mağdure ...'in eteği kasıklarına kadar sıyrılmış vaziyette sanığın kucağında gördüğünü, olaydan sonra mağdureyi çağırıp durumu sorduğunda borçlarını sildirme karşılığında sanığın özel bölgelerine dokunduğunu anlattığını beyan etmiştir. Tanık ... da kovuşturma aşamasında bu ifadesinden dönerek soruşturma aşamasında psikolojisi bozuk olduğu için o şekilde ifade verdiğini beyan etmişse de bu tanığın da mağdure ...'in anlattığı gibi köyde aşiret büyüklerinin devreye girerek olayı kapatmaya çalışmaları sebebiyle ifadesinden döndüğü anlaşılmaktadır. Sanığın eşi tanık ... kolluktaki beyanında, ...'ın ara sıra bakkala geldiğinde yarım saat kadar kaldığını, ancak ne yaptıklarını görmediğini, özellikle ... ve ...'ın bakkala geldiğinde eşinin kendisini eve gönderdiğini beyan etmiştir. Tanık ... duruşmada bu ifadesinden dönerek mağdure ... ve tanık ... dükkana geldiğinde sanığın kendisini eve göndermediğini beyan etmiş, ancak sanık ile mağdure ... ve tanık ... arasında herhangi bir husumet olmadığını, neden böyle iddialarda bulunduklarını bilmediğini bildirmiştir. Tüm bu hususlar nazara alındığında, mağdure ...'in ve tanık ...'ın olaydan önce sanığa iftira atmasına neden olabilecek bir husumet bulunmaması, mağdure ...'in 07.02.2018 ve 27.03.2018 tarihlerinde C.Savcısına verdiği ifadelerinde sanığın kendisine yönelik cinsel istismar niteliğindeki eylemlerini ayrıntılarıyla anlatması, mağdurenin anlatımlarıyla örtüşen tanıklar ..., ... ve ...'ın kolluk beyanları, sanığın C.Savcısı tarafından müdafi huzurunda alınan 09.02.2018 tarihli ifadesinde mağdure ...'e yönelik eylemleri konusunda samimi ikrarda bulunması karşısında, sanığın mağdure ...'e farklı zamanlarda göğüslerine ve özel bölgelerine dokunmak, kucağına oturtmak, cinsel organını özel bölgelerine sürtmek ve ağzına cinsel organını sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu sabit olduğu, sanığın beraatine dair Gaziantep BAM 17. CD hükmünün bozulması gerektiği görüşünde olduğumuzdan (mağdure ...'e yönelik eylem bakımından) hükmün onanması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. ...