12. Ceza Dairesi 2022/672 E. , 2022/9423 K. "" Mahkemesi :Ceza Dairesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : Bergama 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/02/2018 gün 2016/385 esas 2018/111 karar sayılı kararı ile sanığın CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusu üzerine ilk derece mahkemesi hükmünün CMK’nın 280/2. maddesi gereğince kaldırılarak TCK’nın 85/1, 62, 50/4-1a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle öldürme suçundan sanığın bera…
**12. Ceza Dairesi 2022/672 E. , 2022/9423 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ceza Dairesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : Bergama 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/02/2018 gün 2016/385 esas 2018/111 karar sayılı kararı ile sanığın CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusu üzerine ilk derece mahkemesi hükmünün CMK’nın 280/2. maddesi gereğince kaldırılarak TCK’nın 85/1, 62, 50/4-1a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle öldürme suçundan sanığın beraatine ilişkin Bergama 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/02/2018 gün, 2016/385 esas 2018/111 karar sayılı hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14.Ceza Dairesinin 08.09.2020 tarihli, 2018/3437 esas– 2020/1775 karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi hükmünün CMK’nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak,sanığın mahkumiyetine ilişkin hükmü, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin süresi içinde temyiz süre tutum dilekçesi sunduğu, gerekçeli kararın sanık müdafine 01.10.2020 tarihinde tebliğ edildiği, meşruhatlı tebligatta “tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dilekçe gönderilmek suretiyle temyiz hakkı bulunduğu” ihtaratı yer almakta olup sanık müdafiinin 15.10.2020 havale tarihli gerekçeli temyiz dilekçesi sunduğu anlaşılmakla; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.09.2021 tarihli ve 115-412 sayılı kararında; '' Her ne kadar mesleği bir kamu hizmeti niteliğindeki avukatlık olan ve sanığın savunmasını üstlenen; savunma ve kanun yollarına başvuru için yeterli düzeyde hukuki bilgiye sahip olan müdafinin temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin verilmesi süresinin, temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde olduğunu bilmemesi düşünülemeyeceğinden, kanun yolu bildirimindeki bu eksiklik müdafi açısından bir yanılgı ve bu bağlamda hakkın kullanılması yönünde bir engel oluşturmayacağı söylenebilir ise de; açıklandığı üzere istinaf mahkemelerini faaliyete geçiren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile 1412 sayılı CMUK’nın yürürlükte olduğu dönemde Yargıtay tarafından sebep içermeyen temyiz taleplerinin incelenmesine ilişkin yerleşik uygulama terk edilmiş, 7035 sayılı Kanunun 21. maddesiyle yapılan değişiklik sonucu 7 gün olan temyiz süresi 15 gün olarak yeniden belirlenmiş ancak temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin sunulmasına ilişkin 7 günlük sürede bir değişikliğe gidilmemiş ve böylelikle kısmen karmaşık bir sistem kabul edilmiş olması nedenleriyle avukatlar da dahil olmak üzere başvurucuların söz konusu sürede yanılmalarının mümkün olduğu kabul edilmelidir'' şeklinde kararı dikkate alındığında; tebliğnamede temyiz talebinin reddini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.