(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/1105 E. , 2008/1481 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 07.09.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.03.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşün
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/1105 E. , 2008/1481 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 07.09.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.03.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, davacılara ait 1697 parsel yararına, davalı ...’a ait 1698 parsel aleyhine Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılarak geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Mahkemece, 1698 parsel üzerinden 12.12.2006 tarihli fen bilirkişisi rapor ve krokisinde “B” harfi ile gösterilen 129 m2’lik kısımdan geçit hakkı tesisine karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir 1-Yapılan yargılamaya toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir. 2-Geçit hakkı davalarında, mahkemece uygun geçit yeri saptanırken öncelikle taraf yararlarının gözetilmesi gerekir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının subjektif arzularına göre değil objektif esaslara uygun belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Somut olayda; 1698 parselin kuzey bölümünde “A” harfi ile gösterilen 65 m2’lik kısmındaki alternatif daha kısa ve davalının da kabulünde bulunduğundan, “A” harfi ile gösterilen yerden geçit kurulması gerekirken, esaslı neden gösterilmeden davacıların istemine değer verilerek daha uzun ve masraflı olacak “B” harfi ile gösterilen alternatiften geçit hakkı kurulması doğru değildir. Kabule göre de; geçit davalarında yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken, davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 11.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi