18. Ceza Dairesi 2016/11648 E. , 2018/10716 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sendikal hakların kulanılmasının engellenmesi HÜKÜMLER : Beraat KARAR Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Bireyin bir sendikaya girme veya girmeme, sendikal faaliyete katılıp katılmama iradesi Anayasa'nın 51., Siyasal ve Medeni Haklar Uluslararası Sözleşmesi'nin 22., Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni…
**18. Ceza Dairesi 2016/11648 E. , 2018/10716 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sendikal hakların kulanılmasının engellenmesi HÜKÜMLER : Beraat KARAR Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Bireyin bir sendikaya girme veya girmeme, sendikal faaliyete katılıp katılmama iradesi Anayasa'nın 51., Siyasal ve Medeni Haklar Uluslararası Sözleşmesi'nin 22., Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11. maddeleri ile güvence altına alınmıştır. Yasa koyucu da, çağdaş bir yaklaşımla Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle koruma altına alınan bu hakkın, cebir veya tehdit kullanılarak engellenmesi eylemini, 5237 sayılı TCK'nın 118. maddesinde yeni bir suç tipi olarak düzenlemiştir. Anılan Kanun maddesinin 1. fıkrasıyla bireysel sendika özgürlüğü, 2. fıkrasıyla da kolektif sendika özgürlüğü güvence altına alınmıştır. Ancak unsurları farklı olmakla beraber her iki suçun da sendikal özgürlüğe ilişkin aynı hukuksal değeri koruduğu kabul edilmelidir. Anayasa'nın 51. maddesinde, “Çalışanlar ve İşverenler üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir. Hiç kimse bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamaz...”. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11. maddesinde, “Herkes barışçıl olarak toplanma ve dernek kurma hakkına sahiptir. Bu hak, çıkarlarını korumak amacıyla başkalarıyla birlikte sendikalar kurma ve sendikalara üye olma hakkını da içerir. Siyasal ve Medeni Haklar Uluslararası Sözleşmesi'nin 22. maddesinde ise “Herkesin, kendi çıkarlarını korumak için sendikalar kurmak ya da bunlara girmek hakkı da dahil olmak üzere, başkalarıyla bir araya gelip dernek kurma hakkı vardır.” hükümleri yer almaktadır. Üyelerinin çalışma koşullarının, ekonomik ve sosyal olanaklarının iyileştirilmesini temel amaç olarak belirleyen sendikalar için toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi elde edebilmek bir yaşam koşuludur. Bu nedenle bir sendikaya üyeliğin engellenmesi halinde gerçek kişi olan işçinin suçun mağduru olabileceği ancak sendikaların da bu eylem sonucu üyelerini ve bunun sonucunda toplu iş sözleşmesi yapma yetkisini kaybetme olasılığı karşısında, suçun doğrudan zarar göreni olarak kamu davasına katılma hakları bulunduğunun kabulü zorunludur. Yasal düzenlemeler ve AİHM kararı birlikte değerlendirildiğinde; müşteki Türk Eğitim Sen Sendikasının katılan, vekilinin de katılan vekili olarak davaya katılmasına karar verilerek, temyiz isteğinin reddi nedenleri de bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, Bu suç, failin, mağduru bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, bir sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak için cebir veya tehdit kullanmasıyla oluşur. Kanun maddesinde kullanılan cebir fiziki güç kullanılması anlamına gelmekte, tehdit ise manevi cebir niteliğinde olup mağdurun bireysel sendika özgürlüğünü kullanması yolunda iradesini sakatlayan, sendikal haklarını kullanması veya kullanmaya devam etmesi neticesinde kendisinin veya yakınlarının bir zarara uğratılacağını bildiren, belirli bir boyuta ulaşmış ve kolayca kurtulma olanağı bulunmayan her türlü davranıştır. Bu suçun oluşabilmesi için amacın gerçekleşmesi, başka bir anlatımla kişinin sendikaya üye olmaktan veya faaliyetlerine katılmaktan vazgeçmesi veya sendikadaki görevinden ayrılması zorunlu değildir. Bu amaçla mağdura karşı cebir veya tehdit kullanılması suçun tamamlanması için yeterlidir. Bu nedenle bu suç bir tehlike suçudur. Bu açıklamalar ışığında, incelenen dosyada, Katılan ... ifadesinde; İlçe Milli Eğitim Müdür vekili ... ve Halk eğitim Merkez Müdürü ... ile okulun bahçesinde karşılaştıklarında, ... ... kendisine ''Sen Türk Eğitim Senin temsilcisi misin diye sorduğunu, kendisininde '' evet" dediğini, bunun üzerine senin müdür yardımcılığın bitti. istifanı yaz dediğini, yaklaşık 1 saat sonra okul müdür yardımcısı ... ... kendisini odasına çağırdığını, oraya gittiğinde ..... ... kendisine "gel ... şunu imzala" diye istifa formunu uzattığını, kendisinin imzalamak istemediğini, konuşmak istediğini ancak "ben seni çok dinledim, artık konuşmak istemiyorum imzala" dediğini, ancak istifa formunu imzalamadığını beyan ettiği, Katılan .... ... ifadesinde; İlçe Milli Eğitim Müdür vekili ... ve Halk Eğitim Müdürü ...'ın yanlarında geçerken, Veysel'in kendisini çağırması üzerine yanına gittiğinde " İlçe Milli Eğitim Müdürünün,Halk Eğitim Müdürünün Eğitim Birsen üyesi olduğu bir yerde bir stajyer öğretmen nasıl başka bir sendikaya üye olur " diye söylediğini, aynı şekilde .... " sen stajyersin nasıl böyle birşeye cesaret edersin, stajerlik işin nasıl olacak " dediğini, Veysel'in, sendikadan ayrılıp kendi sendikalarına geçmem yönünde beyanda bulunduğunu, bir sonraki ders saatinde kendisini Müdür yardımcısı ... ...rı'nın odasına çağırdığını, orada Veysel'in kendisine " ... şu formu imzala " diyerek istifa formunu uzattığını ve baskıyla imzalattırdığını beyan ettiği, Mağdur ... ifadesinde; olay tarihinde müdür vekili olarak görev yaptığını, kendisini bu göreve ilçe Milli Eğitim Görev Vekili ... uygun gördüğünü, ilçe Milli Eğitim Müdür Vekili ... müdür yardımcısı ... ... cep telefonundan arayarak benim kendisini aramasını istediğini, ... ... bu durumu kendisine haber vermesi üzerine okul telefonundan ...'ı aradığında " senin Türk Eğitim Sen üyesi olduğunu öğrendim, sendika üyesi olduğunu bilseydim seni müdür vekili olarak görevlendirmezdim, ya müdür vekilliğinden yada üyelikten istifa edeceksin, istifanı bekliyorum" dediğini, ...'ın telefon görüşmesi esnasında sinirli olduğunu ve emir kipi ile konuştuğunu ve konuşma üslubundan üzerimde baskı kurmaya çalıştığını ve kendisini tehdit ettiğini sezdiğini beyan ettiği, Sanıkların savunmalarında; kısmen ikrarda bulundukları ve tanıklar ... ....ci,... ..., ... ... ve ... ... beyanlarınında, katılanların ve mağdurun beyanlarını doğrular nitelikte olduğu, dolayısıyla; Halk Eğitim Merkezi Müdürü ... ve İlçe Milli Eğitim Müdür Vekili ...'ın görevlerini ifa ettikleri sırada ilçede görev yapan ..., ... ve ... isimli öğretmenleri üye oldukları Türk Eğitim-Sen Sendikasından istifa etmeye tehdit kullanarak zorladıkları tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, sanıkların cezalandırılmaları yerine, tanıkların ifadelerine neden itibar edilmediğide yeterince açıklanıp tartışılmadan, mahkemece; "sanıkların şikayete konu sözleri içerisinde sen stajyersin nasıl böyle birşeye cesaret edersin, stajerlik işin nasıl olacak, ... şu formu imzala, müdür vekilliğinden yada üyelikten istifa edeceksin, istifanı bekliyorum şeklinde ki sözlerin imaya yönelik olduğu, sanıkların yetki ve memuriyetteki konumu gereğince bunu yapamayacağı, ilerleyen süreçte ise hiçbir mağdurun ne görevinden nede sendikasından istifa etmemesi ve bu tehdidin ciddi bir tehdit olarak kabulünün mümkün olmadığının değerlendirilerek, faillerin kullandığı söz ve yaptığı davranışların mağdurlar üzerinde ciddi bir korku oluşturmaya elverişli ve yeterli olması gerektiğinden ve sanıklar tarafından sarfedildiği iddia edilen sözlerin mağdurlarda hiçbir şekilde korku ve çekince yaratmadığı anlaşıldığından suçun tehdit ve cebir unsurlarının oluşmadığı kanaatine varıldığına" şeklindeki yetersiz gerekçe ile, sanıkların beraatlerine karar verilmesi, Kabule göre de; Sanıklar hakkında beraat kararı verilirken uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6 maddesine aykırı davranılması, Kanuna aykırı, katılan ...'nin temyiz nedenleri yerinde görülmekle tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/07/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.