5. Ceza Dairesi 2021/625 E. , 2023/1912 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İrtikap HÜKÜM : Beraat ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2018 tarihli ve 2017/330 Esas, 2018/327 sayılı Kararının, suçtan zarar gören vekili, katılan ... O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Suçtan zarar gören vekilinin verdiği 13.03.2019 tarihli dilekçede her ne kadar kanun yolu istinaf olarak gösterilmiş ise de; 5271 sayılı …
**5. Ceza Dairesi 2021/625 E. , 2023/1912 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İrtikap HÜKÜM : Beraat ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2018 tarihli ve 2017/330 Esas, 2018/327 sayılı Kararının, suçtan zarar gören vekili, katılan ... O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Suçtan zarar gören vekilinin verdiği 13.03.2019 tarihli dilekçede her ne kadar kanun yolu istinaf olarak gösterilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz" hükmünün yer aldığı, bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar ve Yargıtay'dan geçen dosyalarda ilk derece mahkemelerince verilen hükümlerin temyiz kanun yoluna tabi olduğu, bu itibarla inceleme ve karar verme görevinin Yargıtay ilgili ceza dairesine ait olduğu ayrıca 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre iddianame yerine geçen görevsizlik kararıyla irtikap suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Kanun'un değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2009 tarihli ve 2008/49590 Soruşturma, 2009/12203 Esas, 2009/7466 numaralı İddianamesi ile; sanık hakkında görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.