11. Hukuk Dairesi 2008/11105 E. , 2010/6034 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.05.2008 tarih ve 2004/111-2008/328 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.05.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları…
**11. Hukuk Dairesi 2008/11105 E. , 2010/6034 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.05.2008 tarih ve 2004/111-2008/328 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.05.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında müvekkili tarafından yurt içinden veya yurt dışından getirilen emtiaların muhafazası için sözleşme yapıldığını, müvekkilinin davalının Mersin’deki deposuna 2003 yılı içinde 2.968.000 Kilogram PVC (plastik hammaddesi) getirdiğini, bu emtianın bir kısmının depodan müvekkili tarafından çekildiğini ve bakiye 38.000 kilogram PVC kaldığını ancak, davalının müvekkiline depoda emtia kalmadığını bildirdiğini, davalıya çekilen ihtarın sonuçsuz kaldığını, bu durumda müvekkilinin 38.000 kilogram PVC emtiasının zayi olduğunu ileri sürerek, 38.000 kilogram PVC emtiasının aynen, bu mümkün olmaz ise emtia bedeli 47.543.534.320 TL’nın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıya ait emtianın müvekkiline ait antrepolarda depolandığını, iki adet kira sözleşmesi yapıldığını, depolanan emtianın 118.720 adet torba ile peyderpey davacının temin ettiği ve müvekkili ile ilgisi olmayan hamallarla konteynerlerden kamyona elle yüklendiğini, bilahare kamyonlardan depolama bölgesine elle taşındığını, bir takım döküntülerin ve deformasyonların olduğunu, değişik tarihli antrepo beyannamelerinin ve ithal beyannamelerinin toplamının 118.720 torbada 2.968.000 kilogramolduğunu, giren mal tutarından peyder pey çıkanlar düşülmek ve her çıkışta kontrol edilmek suretiyle antrepo beyannamelerinin gümrük tarafından sıfırlanarak kapatıldığını, aynı plakalı kamyonun aynı gün iki kez mal çıkarması nedeniyle durumun yanlış değerlendirilebileceğinin davacıya bildirildiğini, nitekim 34 ZP 9126 plakalı kamyonun 23.07.2003 tarihinde iki kez mal çıkardığının tesbit edildiğini, fire durumunun da dikkate alınması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmeye göre yükleme, istifleme, boşaltma ve nakliye sırasında meydana gelebilecek eksilme ve fireden davacı kiracının sorumlu olacağı, irsaliyelerle yapılan yüklemeler dikkate alındığında eksik emtia çıkışının bulunmadığı, antrepo çıkışından sonra oluştuğu anlaşılan zayiden davalının sorumlu tutulmayacağı, meydana gelen fireden dolayı davalının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Dava, davacı ile davalı arasında davacı tarafından yurt içinden veya yurt dışından getirilen emtiaların muhafazası için yapılan sözleşme uyarınca, davacının davalının Mersin’deki deposuna 2003 yılı içinde 2.968.000 Kilogram PVC (plastik hammaddesi) getirdiği, bu emtianın bir kısmının depodan davacı tarafından çekildiği ve bakiye 38.000 kilogram PVC kaldığı halde davalının, davacıya depoda emtia kalmadığını bildirdiği iddiasına dayalı olarak 38.000 kilogram PVC emtiasının aynen teslimi, bu mümkün olmaz ise emtia bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davalı vekili, 08.04.2004 tarihli delil listesinin 6. maddesinde beyanname bazında çıkış listelerini ibraz etmiş ve buna göre 488 çuval eksik olan, 25 adedin de tutanakla eksik gelen mal olduğu belirtilerek toplamda 463 çuval karşılığı 11.575 kilogram net PVC emtiasının eksik teslim edildiği belirtilmiştir. Mahkemece alınan 01.12.2006 tarihli bilirkişi raporunda da davalı vekilinin dosyaya sunduğu delil listesinde kabul edilen eksik mal miktarı yönünden davanın kabul edilebileceği belirtilmiş, davalı vekilinin bu rapora itirazlarını sunduğu 13.04.2006 havale tarihli dilekçede 463 torba (11.575 kilogram) emtianın kümülatif mal miktarına oranının %0,38‘e tekabül ettiği, ayrıca taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesi hükümleri uyarınca da fire ve torba eksikliğinden müvekkilinin sorumlu olmayacağının düzenlendiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Gerçekten de taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 8/e. maddesinde aynen “Eşyanın ambalajından dolayı patlak, yırtık, sökük gibi nedenlerden dolayı eşyada akarlık meydana gelmesi gibi nedenlerden dolayı eksiklik ve fireden kiracının sorumlu olacağı” belirtilmiştir. Dava konusu olayda, gümrüğe gelen emtia miktarı konusunda bir uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, antrepoya konulan emtia miktarı ile kamyonlara yüklenen mal miktarı arasındaki eksiklikten kaynaklanmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda gümrük müdürlüğü görevlilerinin gözetiminde yapılan giriş ve çıkışlarının olağan fireler dışında birbirine denk olduğu belirtilmiştir. Ancak, PVC emtiasının davaya konu şekilde taşınması sırasında fire oluşup oluşmayacağı, oluşması muhtemel ise bunun makul oranının ne olacağı üzerinde durulmamış, bu konuda meslek kuruluşundan görüş alınmamıştır. Davacı tarafından toplam 118.720 adet torbadan toplam 117.125 adet çıkış yapıldığı, antreponun temizliği sırasında 85 torba daha döküntü toplandığı belirtildiğine göre mahkemece, davalının kabulünde bulunan toplam 488 adet çuval emtianın eksik olmasının davaya konu PVC emtiasının toplam miktarı dikkate alındığında fire olarak makul olup olmadığının ilgili meslek kuruluşundan gelecek yazı cevabı da değerlendirilmek suretiyle uzman bilirkişi heyetinden alınacak rapora göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.