Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/1198 E. , 2024/15971 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1198 Karar No : 2024/15971 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı KHK'nın geçici 35-B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesini…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/1198 E. , 2024/15971 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1198 Karar No : 2024/15971 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı KHK'nın geçici 35-B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Tesis edilen işlemde kişiselleştirme yapılmadığı, somut delil ve gerekçe gösterilmediği, hakkında disiplin soruşturması yürütülmeden ve savunma hakkı tanınmadan işlem tesis edildiği, adil yargılanma hakkının, mahkemeye erişim hakkının, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği, şahsiliği ve geriye yürümezliği ilkelerinin, özel hayata saygı hakkının, ayrımcılık yasağının, mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Diğer yandan, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen (23/10/2020 tarihinde kesinleşmiş), ...Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; ".. sanığın Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde astsubay rütbesi ile görev yaptığı dönemde, kendisi tarafından kullanılan ...numaralı GSM hattına ilişkin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün ankesör/kontörlü/sabit hatlardan arama sistemine yönelik yapılan araştırma kapsamında düzenlenen HTS verileri inceleme ve değerlendirme tutanağında ayrıntıları belirtildiği üzere, sanığın Batman ili genelinde kurulu 5 farklı büfe ve marketlerdeki kontörlü telefonlardan, 2012-2013 yılları arasında farklı farklı zamanlarda 17 kez tekil arama kaydı olduğu, yine sanığın birleşen dosyasında, bu kez Ankara ili genelinde kurulu 9 farklı büfe ve marketlerdeki kontörlü telefonlardan, 2013-2014 yılları arasında farklı farklı zamanlarda 15 kez tekil arama kaydının olduğunun tespit ediliği, ayrıca, tanık M.Ç. alınan beyanında, sanığın FETÖ/PDY ... Askeri Mahrem yapılanması içerisinde kalmış olduğu, bekar evine taşınan ve toplantılara katılan şahıs olduğunu, beraber kaldıkları evde toplu namaz kıldığımız ve Fethullah GÜLEN'e ait kitap notlarını okuduklarını ifade ettiği, sanığın etkin pişmanlık yasa hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan etmesi üzerine, etkin pişmanlık kapsamında beyanları alındığı, bu kapsamda örgütle tanışma sürecini ve faaliyetleri ile ayrılışını anlattığı, 18 farklı şahısla ilgili teşhiste bulunduğu anlaşılmıştır... Sanığın Fetö/Pdy silahlı terör örgütüyle herhangi bir irtibatının olup olmadığına dair yapılan araştırmalarda, Bank Asya nezdinde hesabının bulunmadığı, KHK ile kapatılan herhangi bir derneğe üyeliğinin bulunmadığı, bylock kaydının bulunmadığı, sosyal medya hesabında örgüte dair yasa dışı bir paylaşımının bulunmadığı görülmüş, tüm dosya kapsamına göre sanığın Fetö'nün TSK yapılanmasındaki gizlilik esasına uygun olacak şekilde gizlendiği anlaşılmıştır. FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün tüm askeri birliklerde birim yapılanması adıyla ülke genelinde olduğu gibi mahrem yapılanma anlamında bir yapılanmaya gittiği, örgüte yönelik Türkiye çapında yapılan soruşturma ve kovuşturmalarda, mahrem hizmetler abilerinin, örgüt üyesi askeri personel ile mutat iletişim yöntemlerini kullanarak irtibat kurmayıp takibi önlemek için büfe, market gibi iş yerlerinde kurulu bulunan kontörlü telefonlardan örgüt üyesi askeri personeli zaman zaman bireysel, zaman zaman ise aynı hücreye dahil olanları ardışık olarak aramak suretiyle irtibata geçtiği ve onları örgütsel toplantıya çağırdığı anlaşıldığı, nitekim 15 Temmuz gecesi örgütün gerçekleştirmeye çalıştığı anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs eylemi faillerinin de bu tür hatlardan arandıkları, HTS kayıtları ve bu kayıtlar üzerinden hazırlanan inceleme ve değerlendirme raporu, emniyetin ardışık aranan şahıslarla ilgili araştırma yazısı ve tanık ifadesi birlikte değerlendirildiğinde, TSK yapılanması içinde yer alan sanığın sivil imam tarafından örgütsel talimatların iletilmesi için buluşma gerçekleştirmek amacıyla arandığının belirlendiği, aramaların sistematik ve düzenli olması gerekmediği, nitekim örgütsel toplantıların tarihlerinin önceki yapılan toplantıda kararlaştırılmış olması durumunda örgüt mensubunun ona göre hareket ettiği, toplantının farklı yer veya tarihte yapılacak olması durumunda örgüt mensubunun haberdar edilmesi için bu şekilde gizlilik esasına uygun arama yapıldığı, sanığın kimliği tespit edilemeyen FETÖ silahlı terör örgütünün askeri şahısları takip ve idare ile görevlendirdiği "mahrem imam" ile irtibatının olduğu, bu duruma göre de sanığın örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasa ve kanunlarına göre değil, amacı ülkemizi sömürgeci devletlerin arzusuna göre şekillendirmeye çalışan yukarıda nitelikleri ve yöntemleri anlatılan ve uzun yıllardır yurt dışında Dünya'yı kendi amaçları doğrultusunda yönetip şekillendirmek olan istihbarat kuruluşlarının emrinde bulunan örgüt elebaşı Fethullah Gülen tarafından kurulan ve yönetilen örgütün amacını bilerek örgüt hiyerarşisine katılmakla iradesini sorgusuz sualsiz örgütün belirlediği üst konumdaki mahrem imama terk ettiği, normal yollarla iletişim kurma imkanı konusunda sayısız yol ve yöntem olmasına rağmen, bunun yerine iletişimin tespitinden kurtulmak gayesiyle arayanın belli olmaması için sabit hatla görüşen ve buluşan kişinin yaptığının illegal bir davranış olduğunun farkında olduğu, sanığın etkin pişmanlık kapsamında verdiği beyanı ve sanık aleyhine dinlenen tanık beyanı da dikkate alındığından sanığın örgüt üyesi olduğunun kabulünün gerektiği.." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.