T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:25/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:10/06/2022 DAVANIN KONUSU:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:25/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜL…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:25/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:10/06/2022 DAVANIN KONUSU:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:25/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkilinin davalı ile 18.01.2017 tarihinde “Gayrimenkul Alım Satım Sözleşmesi” başlıklı bir sözleşme imzaladığını, sözleşmeye göre, davalının “... Mah. ... Cad. ...” adresinde bulunan, tapuda “Denizli, ..., ... parsel” de kayıtlı ... nolu meskeni 100.000,00 TL'ye satmayı kabul ettiğini, yine sözleşmeye göre müvekkilinin kaparo adı altında davalıya 50.000,00 TL ödeme yaptığını, sözleşmenin imzalandığı tarih olan 18.01.2017 tarihinde davalı ... Tapu Müdürlüğünde söz konusu taşınmazın tapusunu müvekkiline devrettiğini, müvekkilinin satın aldığı taşınmazın davalı adına kayıtlı olmayıp ... isimli kişi adına kayıtlı olduğunu, Denizli 8. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında müvekkiline ödeme emri gönderildiğini, ödeme emrinde ... adlı kişinin alacaklı, müvekkil ile birlikte davalının da borçlu gözüktüğünü, takip dosyasının dayanağı olan bonoda davalının alacaklı, müvekkilinin borçlu durumda olduğunu, ödeme emrinde ...'ın alacaklı gözükmesinin sebebinin davalının alacaklı gözüktüğü bonoyu ciro ile ...'a devir ve temlik etmesi olduğunu, bononun düzenleme tarihinin 18.01.2017 olduğunu, sözleşme ile aynı tarihte düzenlendiğini, Denizli 8. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takip dayanağı bononun 50.000,00 TL bedelli senet olduğunu, bononun sözleşmedeki bakiye 50.000,00 TL borç için düzenlendiğini, müvekkilinin haciz baskısı altında icra dosyasındaki borcu ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin bu takip dosyasına yaptığı ödemelerin ferileriyle birlikte 77.942,51 TL olduğunu, icra takibine konulan bononun bedelsiz olduğunu belirterek müvekkilinin haksız olarak haciz baskısıyla ödemek zorunda kaldığı 77.942,51 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... ...'a usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmaya katılmamış, HMK 128.madde uyarınca dava dilekçesi içeriğini inkar etmiş sayılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "... somut olay ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı tarafça icra takibine konu bononun taraflar arasındaki 18.01.2017 tarihli sözleşme için teminat olarak verildiği iddia edilmiş ise de dava konusu bononun üzerinde bu sözleşme nedeniyle verildiğine dair bir ibare bulunmadığı gibi, yapılan sözleşmede de bu bonoya yapılmış herhangi bir atıf yoktur. 18.01.2017 tarihli “Gayrimenkul Alım Satım Sözleşmesi"ne konu taşınmaz ise tapuda dava dışı ... isimli bir sahıs adına kayıtlı olup davalı onun adına vekaleten işlem yapmıştır.Takibe konu bono kambiyo senedi vasfında olup, illetten mücerrettir. Bono belli bir borç ikrarını içeren kambiyo senedi olup, bononun belli bir sebeple düzenlendiğini ve düzenlenme sebebinin gerçekleşmediğini veya bonoda yazılı borcun ödendiğini yasal delillerle ispat külfeti davacı taraftadır. HMK 200 ve devamı maddelerine göre senede karşı senetle ispat zorunluğu bulunmakta olup, davacı iddiasını yazılı delillerle ispatlamak zorundadır. Buna göre dava konusu senedin iddia edilen taşınmazın satışı nedeniyle verildiğine dair davacı yanca yazılı bir delil sunulamadığı gibi bono metninde senedin bu nedenle verildiğinin düzenlenmediği, dava konusu bononun illetten mücerret olduğu, davacı tarafın iddiasını yazılı delille ispat edemediği kanaatine varılmış olup, dava dilekçesinde yemin deliline de dayanılmadığından mahkememizce yemin teklif etme hakkı da bu nedenle hatırlatılamamış olup ispat edilemeyen davanın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde dava konusu senedin teminat için verildiğini iddia etmediklerini, mahkemenin davalarını teminat senedi iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle reddetmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinde senet ve sözleşmenin 18.01.2017 tarihli olduğunu, bu nedenle senedin taşınmaz satışı nedeniyle verildiğini belirttiklerini, dava konusu olayda senede karşı senetle ispat kuralının uygulanabilirliğinin söz konusu olmadığını, davalının vekaletle müvekkiline sattığı taşınmazın tamamlanmadığını, taşınmaz tamamlanmadığı için müvekkilinin yaptığı ödemenin karşılığının yerine gelmediğini, mahkemenin bu durumda yapması gereken işlemin satışa konu taşınmazın tamamlanıp tamamlanmadığı konusunda keşif ve bilirkişi incelemesi yoluna başvurmak olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, istirdat istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Kambiyo senedi alacağı kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illî ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukukî işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. İstirdat davasında İİK'nın 72. maddesi uyarınca ispat yükü kural olarak davacıdadır. Kıymetli evrak ilişkisinin varlığı halinde ispat yükü açısından değerlendirme yapıldığında; bonoda kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Davacı bu iddiasını 6100 sy HMK'nın 201. maddesi gereği senede karşı senetle ispatlamak zorundadır. 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, mahkemeye sunulan 14.06.2021 tarihli dava dilekçesinde davalı ile 18.01.2017 tarihli “Gayrimenkul Alım Satım Sözleşmesi” kapsamında davaya konu bononun düzenlenmesine karşın taşınmazın davalıya ait olmaması, ... adına kayıtlı olan taşınmazı davalı tarafından vekaleten kendilerine devrettiği gerekçesiyle bononun bedelsiz kaldığını iddia ettikten sonra istinaf dilekçesinde; natamam haldeki taşınmazın tamamlanarak eksiksiz şekilde devredilmesi gerekirken işi tamamlanmadan ve eksik şekilde devrinin yapıldığı, bu sebeple senedin bedelsiz kaldığı iddia olunmuş olup her iki halde de senedin taşınmaz devrine istinaden verildiğine ilişkin gerek 18.01.2017 tarihli sözleşmede, gerekse davaya konu bono üzerinde bir ibare bulunmadığı, HMK'nın 201. maddesine uygun yazılı delil sunulmadığı, kambiyo senedinden kaynaklı işbu istirdat davasında ispat yükü davacı üzerinde olup davacının borçlu olmadığı iddiasını usulünce ispat edemediği anlaşılmış olduğundan, Yerel Mahkemece sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25/12/2025 ...