DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2973 E. , 2024/3396 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2973 Karar No : 2024/3396 TEMYİZ EDENLER: I-(DAVACI): ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... II-(DAVALI): ... VEKİLİ : Huk. ve Mevz. Genel Müd. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Onikinci Dairesinin 28/03/2023 tarih ve E:2019/5260, K:2023/1446 sayılı kararının, davacı tarafından esas yönünden, davalı idare tarafından vekalet ücreti yönünden temyizen incelen
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2973 E. , 2024/3396 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2973 Karar No : 2024/3396 TEMYİZ EDENLER: I-(DAVACI): ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... II-(DAVALI): ... VEKİLİ : Huk. ve Mevz. Genel Müd. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Onikinci Dairesinin 28/03/2023 tarih ve E:2019/5260, K:2023/1446 sayılı kararının, davacı tarafından esas yönünden, davalı idare tarafından vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 28/04/2018 tarih ve 30405 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 09/04/2018 tarih ve 2018/11608 sayılı Bakanlar Kurulu kararının ve bu kararla yürürlüğe konulan "İl Özel İdareleri, Belediyeler ve Bağlı Kuruluşları ile Bunların Üyesi Olduğu Mahalli İdare Birliklerinin Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmetlerinin Gördürülmesine İlişkin Usul ve Esaslar"ın 5. maddesinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 28/03/2023 tarih ve E:2019/5260, K:2023/1446 sayılı kararıyla; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen ek 20. madde aktarılarak ve 02/07/2018 tarih ve 703 sayılı KHK'nin 177. maddesiyle, bu fıkrada yer alan "Maliye Bakanlığı Devlet Personel Başkanlığının görüşleri ve İçişleri Bakanlığının teklifi üzerine "Bakanlar Kurulu" ibaresinin "Cumhurbaşkanı" şeklinde değiştirildiğine ilişkin açıklama yapılarak, Anılan hükme istinaden, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 20. maddesi kapsamındaki şirketlerde işçilerin işe alımını, işçilere ilişkin personel giderlerinin toplam giderler içindeki payına ilişkin üst sınırları, ilk defa alınacak işçilere ilişkin belirlenecek ölçütleri esas alarak yıllık sınırlamaları ve bu kapsamdaki alımlar ile harcamaları izlemeye ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla hazırlanan "İl Özel İdareleri, Belediyeler ve Bağlı Kuruluşları ile Bunların Üyesi Olduğu Mahalli İdare Birliklerinin Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmetlerinin Gördürülmesine İlişkin Usul ve Esasları"n, 28/04/2018 tarih ve 30405 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 09/04/2018 tarih ve 2018/11608 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulduğu belirtilerek; dava konusu Usul ve Esasların, "Personel Giderlerinin Toplam Giderler İçindeki Payına İlişkin Üst Sınır" başlıklı 5. maddesine yer verilerek, Kararda açık metinlerine yer verilen mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 20. maddesi kapsamındaki şirketlerde işçilerin işe alımının, işçilere ilişkin belirlenecek ölçütleri esas alarak yıllık sınırlamaların ve bu kapsamdaki alımlar ile harcamaları izlemeye İlişkin Usul ve Esasları belirlemek amacıyla dava konusu düzenlemenin getirilmiş olduğu, Usul ve Esasların uyuşmazlık konusu 5. maddesinde yer verilen düzenlemenin, idarelerin bütçe harcamalarının verimli kullanımının sağlanması amacını taşıdığı, bu konudaki amacın gerçekleşmesi bakımından da harcamaları izleme yetkisinin İçişleri Bakanlığına verildiğinin anlaşıldığı, Bu durumda; dava konusu anılan Usul ve Esasların 5. maddesi ile personel giderlerinin toplam giderler içindeki payına ilişkin üst sınıra dair düzenleme yapıldığı sonucuna varıldığından bu kapsamda kamu yararı, hizmet gerekleri ve üst hukuk normlarına aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu düzenlemenin metropol belediyelerinin işleyişini sekteye uğratacağı, hizmet üretimine engel olacağı, kamu zararına yol açacağı;Belediye Kanununun 49. maddesindeki taşeron /şirket işçisi dışında kalan personeller olan “sürekli ve geçici işçi, memur, sözleşmeli personel” alımına ilişkin sınırlamanın %30 olarak geçerli olduğu ve dava konusu düzenlemenin bu noktada çelişki içerdiği çünkü şirket personeli dışındaki oranın %30 olduğu ve bu alandaki personel sayısının metropol belediyelerde ortalama %20 civarında olduğu; bu kapsamdaki personelin giderinin çok yüksek olması nedeni ile “kamu yararı” açısından tercih de edilmediği; dava konusu düzenleme ile idarelerin daha yüksek maaş ve maliyeti olan “sürekli ve geçici işçi, memur, sözleşmeli personel” alımına zorlandığı; birçok kamu hizmetinin ancak "satın alma" yolu ile gerçekleşebileceği ya da tamamen ortadan kalkacağı; anılan düzenlemenin günün gerçeklerinden uzak, açıkça hatalı ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, İdari Yargılama Usulü Kanunu ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında olduğu; 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye göre de idareler lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği; Cumhurbaşkanlığının da bu kapsamda olduğu; bu davanın Cumhurbaşkanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğünce takip edilerek sonuçlandırıldığı; dolayısıyla lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği; aynı düzenlemenin iptali istemiyle açılan davalarda lehlerine vekalet ücretine hükmedildiği; konuyla ilgili emsal yargı kararları bulunduğu belirtilerek, Daire kararının lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğundan temyiz taleplerinin reddi gerektiği ileri sürülmüştür. Davalı idare tarafından, Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın esas yönünden usul ve hukuka uygun bulunduğu ve davacının temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın esas yönünden bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddine; davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacının temyiz istemi yönünden; Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar esas yönünden usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın esas yönünden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı idare Cumhurbaşkanlığının vekalet ücreti bakımından temyiz istemi yönünden; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda, Danıştayın; kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik ve yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir. 02/11/2011 tarih ve 28103 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin, "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; "Hukuk birimi; İdarelerde hukuk hizmetlerini yürüten birimi ifade eden",(b) bendinde ise; "Hukuk hizmetleri: Muhakemat hizmetleri ile hukuk danışmanlığına ilişkin her türlü iş ve işlemleri ifade eder." tanımları düzenlenmiştir. Aynı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Takip ve temsil yetkileri ile bunların kapsamı, niteliği ve kullanılması" başlıklı 6. maddesinin 1. ve 2. fıkrası; "İdareler, kendi iş ve işlemleriyle ilgili olarak açılacak adli ve idari davalar ile tahkim yargılaması ve icra işlemlerinde taraf sıfatını haizdir. İdareleri adli ve idari yargıda, icra mercileri ve hakemler nezdinde vekil sıfatıyla doğrudan temsil yetkisi; hukuk birimi amirleri, hukuk müşavirleri, muhakemat müdürleri ve avukatlara aittir." hükmünü, "Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı" başlıklı 14. maddesinin birinci fıkrası ise, "Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir." hükmünü içermektedir. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin, 6. maddesinin ikinci fıkrasında, Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı birimi olarak sayılmış, Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğünün görevlerinin düzenlendiği 7. maddesinde ise; "... i) 26/9/2011 tarih ve 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre hukuk birimlerine verilen diğer görevleri yapmak, ..." kuralına yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinde; "Yargılama giderleri şunlardır : ..... ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti...." hükmüne; 326. maddesinde ise, "(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. (2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. ..." hükmü düzenlenmiştir. Yukarıda hükümlerine yer verilen 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de, hukuk birimi amirlerinin, idarelerini, adli ve idari yargıda, icra mercileri ve hakemler nezdinde vekil sıfatıyla doğrudan temsil yetkisine sahip oldukları, yine aynı KHK'da; adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edileceği hükme bağlanmıştır. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nde ise; 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre hukuk birimlerine verilen diğer görevleri yapmakla görevli ve yetkili idari birimin Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü olduğu belirtilmiştir. Anılan mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; Cumhurbaşkanlığı hukuk biriminin, Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü olduğu, Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürünün ise hukuk birimi amiri olduğu, hukuk birimi amirinin, 659 sayılı KHK hükümlerine göre verilen görevleri yapmakla yetkili ve görevli olduğu anlaşılmaktadır. Bu yetki ve görev kapsamında, hukuk birimi amirlerinin, idarelerini, adli ve idari yargıda, icra mercileri ve hakemler nezdinde vekil sıfatıyla doğrudan temsil yetkisine sahip oldukları, kullandıkları bu yetkiden dolayı da, idarelerinin, ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden vekalet ücretine hak kazanacakları açıktır. Öte yandan, 2023 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Danıştayda, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde görülen dava ve işlerde ücret" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasında, "(1) Danıştayda ilk derecede veya duruşmalı olarak temyiz yoluyla görülen dava ve işlerde, idari ve vergi dava daireleri kurulları ile dava dairelerinde, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde birinci savunma dilekçesi süresinin bitimine kadar anlaşmazlığın feragat, kabul, davanın konusuz kalması ya da herhangi bir nedenle ortadan kalkması veya bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, diğer durumlarda tamamına hükmedilir." kuralı bulunmakta olup Tarife'nin İkinci Kısım İkinci Bölümünde, Danıştayda ilk derecede duruşmasız görülen davalarda avukatlık ücreti 9.500,00 TL olarak belirlenmiştir. Dosyanın incelenmesinden; davalı Cumhurbaşkanlığı tarafından, hukuk birimi amiri olan Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü imzasıyla yasal süresi içerisinde dosyaya savunma dilekçesi sunulduğu anlaşıldığından, anılan idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmekte iken, hükmedilmemesine ilişkin Daire kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine yönelik söz konusu eksikliğin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca; temyize konu kararın hüküm fıkrasına, "kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.500,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine," ibaresi eklenmek suretiyle kararın düzeltilerek onanması gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 28/03/2023 tarih ve E:2019/5260, K:2023/1446 sayılı kararının esas yönünden ONANMASINA, vekalet ücreti yönünden hüküm fıkrasına "kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca...-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine," ibaresi eklenmek suretiyle düzeltilerek ONANMASINA, 3. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Kesin olarak, 16/12/2024 tarihinde esas yönünden oybirliği; vekalet ücreti yönünden oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X-Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde, avukatlık ücretinin yargılama giderlerine dahil olduğu, 326. maddesinde ise, avukatlık ücretinin de aralarında bulunduğu yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği hükümleri yer almıştır. Dosyanın incelenmesinden, davalı Cumhurbaşkanlığı tarafından, hukuk birimi amiri olan Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü imzasıyla yasal süresi içerisinde dosyaya savunma dilekçesi sunulduğu görüldüğünden, anılan idarenin vekalet ücretine hak kazandığı, kararda lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde yukarıda aktarılan mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Ayrıca, yargılama giderlerinden olan vekalet ücreti hakkında esas hükümle birlikte karar verilmesi, bu haliyle vekalet ücretine de esas hakkında kararı veren Dairece hükmedilmesi gerekmektedir. Her ne kadar 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde temyiz incelemesinde Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiş ise de, vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda hüküm kurulmamış olmasının maddi hata kapsamında değerlendirilebilecek bir husus olmadığı, Daire kararının davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.