12. Ceza Dairesi 2023/4342 E. , 2023/2787 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/400 E., 2023/98 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Ret Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz e…
**12. Ceza Dairesi 2023/4342 E. , 2023/2787 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/400 E., 2023/98 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Ret Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Devrek Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2014/638 Esas, 2015/678 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi gereğince neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Devrek Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2014/638 Esas, 2015/678 Karar sayılı kararı kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 21.09.2022 tarihli ve 2020/14521 Esas, 2022/5878 Karar sayılı ilamıyla; '' ...07.09.2014 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında kişinin kesin ölüm sebebinin ‘’otopside alınan örnekler üzerinde yapılacak laboratuvar incelemesi ve kişi hakkında düzenlenen tıbbi belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucu verilebileceği" belirtilen olayda; Müteveffanın olay sonrası tedavisiyle ilgili tüm tıbbi belgeler, röntgen film - grafileri, epikriz raporları ve otopsi sırasında alınan örneklerle Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesine gönderilerek kesin ölüm sebebinin 28/07/2014 günü trafik kazası nedeniyle maruz kaldığı travmadan kaynaklanıp kaynaklanmadığına, nedensellik bağının bulunup bulunmadığına ilişkin rapor alınması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin'' kanuna aykırı olduğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Devrek Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2023 tarihli ve 2022/400 Esas, 2023/98 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi gereğince neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.05.2023 tarihli ve 2023/46225 sayılı, katılanlar vekilinin temyiz isteminin reddi, sanık müdafinin temyiz istemi bakımından hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar vekilinin temyiz istemi; Bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz isteği; Kesin ölüm nedeninin tespit edilmediğine, lehine hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü; 1. Olay günü saat 19:30 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki araçla meskun mahalde meskun mahalde, bölünmüş, iki gidiş-iki geliş toplam dört şeritli, kenarında 3 metre banket bulunan, asfalt kaplama yolda seyrederken önündeki aracı sağ tarafından geçmek istediği esnada, seyrine göre sağ tarafta banketi kullanarak karşı yönden yüzü kendisini görür vaziyette seyreden yaya ...’a sağa manevralı ve 25 metre frenli vaziyette banket içinde çarptığı, yayanın kazadan sonra hastaneye kaldığı, tedavisi devam ederken 07.09.2014 tarihinde öldüğü olayda; mahkemece sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı ve meydana gelen zarar ile tehlikenin ağırlığı gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak uygulama yapılmıştır. 2. Katılanlar sanıktan şikayetçi olduklarını beyan etmiştir. 3. Sanık savunmasında ''...Önümüzde koyu renkli bir ... vardı. Koyu renkli ... ve benim kullandığım ... sol şeritte ilerlerken ben geçmek için önümdeki aracın sağına doğru geçtim. o esnada yolun kenarında Zonguldak istikametine doğru yaya halde yürüyen iki şahıs vardı. Benim kullandığım ... bu iki şahıstan birine çarptı. Ben bu şahısları görünce frene bastım, ancak ... frene basmanın etkisiyle kayarak bu şahıstan birine çarptı. Hatırladığım kadarıyla hızım 70-80 civarındaydı. Daha sonra biz bir anlık panikle yolumuza devam ettik. Yeni Terminal kavşağından Ereğli yoluna girdik. Yeniköy olarak bildiğim köyü geçtikten sonra ismini bilmediğimiz bir köy yoluna aracı bıraktık. araçta bulunan elif ile Melek aracın plakalarını söktüler ben de plakalraı aracın yaklaşık elli metre uzağında çalılık alana attım...'' demiştir. 4. Bilirkişi raporunda, Adli Tıp Kurumu raporunda sanığın meskun mahalde, gündüz vakti seyri sırasında geldiği olay mahalli yol bölümünde, seyrine gereken özeni göstermeyen, ön ilerisini gerektiği şekilde kontrol etmeden, önündeki aracı kurallara aykırı şekilde sağ tarafından ve kontrolsüzce geçişi sırasında, seyrine göre sağ tarafta banketi kullanarak karşı yönden yüzü kendisini görür vaziyette yürüyerek gelen yayaya sağa manevralı ve 25 m. frenli vaziyette çarpmasıyla meydana gelen olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketi ile asli kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir. 5.25.01.2023 tarihli Adli Tıp Kurumunun raporunda; "...Dosyada bulunan tıbbi belgelerinde zehirlenme bulgusu tanımlanmadığı ve ölümün meydana geliş şekli dikkate alındığında; Kişinin zehirlenerek öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, Adli dosyada kayıtlı bilgilerde; kişinin 28/07/2014 tarihinde ... dışı trafik kazasına bağlı yaralanma ifadesiyle götürüldüğü hastanede yapılan muayenesi ve tetkikleri sonrasında yüz kemiklerinde kırık, sağda çok sayıda kot kırığı, göğüs boşluğunda kan ve hava birikimi tanısıyla hastaneye yatırıldığı, göğüs tüpü takıldığı, yoğun bakımda takip edildiği, tedaviye rağmen klinik durumunda düzelme olmaksızın 07/09/2014 tarihinde hastanede öldüğünün kayıtlı olduğu, otopsisinde iç organlarda tespit edilen makroskopik bulgular ile iç organların histopatolojik incelemesinden elde edilen bulgular ve ölümün meydana geliş şekli dikkate alındığında; Kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı yüz ve göğüs kemik kırıkları ile birlikte göğüs boşluğunda kan ve hava birikimi ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana gelmiş olduğu, Kişinin 28/07/2014 tarihinde maruz kaldığı ... dışı trafik kazasına bağlı yaralanması ile tedavi gördüğü hastanede 07/09/2014 tarihindeki ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu...'' belirtilmiştir. IV. GEREKÇE Yerel mahkemenin oluşa ilişkin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir. 1.Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden; Katılanlar vekilinin yüzüne karşı 08.03.2023 tarihinde verilen hükmü karşı 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık Kanunî süre geçtikten sonra 11.04.2023 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmıştır. 2. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; Bozma kararından sonra alınan ölenin tıbbi evraklarının tedavilerinin incelenmesiyle verilen raporda ''...Kişinin 28/07/2014 tarihinde maruz kaldığı ... dışı trafik kazasına bağlı yaralanması ile tedavi gördüğü hastanede 07/09/2014 tarihindeki ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu...'' belirtilmiş olup, kesin ölüm nedeninin saptandığı anlaşılarak hükümde bu bakımdan hukuka aykırılık bulunmamıştır. Hükmolunan ceza miktarı bakımından 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinde düzenlenen erteleme hükümlerinin, ceza miktarı ve katılanların zararının tazmin edilmemiş olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmamasına karar verilmesinde, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasında uzun süreli hapis cezasının taksirli suçlarda adli para cezasına çevrilebileceği öngörülmüş ise de Mahkemesince "Suçun işlenmesindeki özellikler göz önüne alınarak şartları oluşmadığından...'' şeklindeki yasal ve yeterli gerekçe ile uygulanmasına karar verilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR 1. Katılanlar vekilinin temyiz istemi yönünden; Katılanlar vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 11.04.2023 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılanlar vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Devrek Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2023 tarihli ve 2022/400 Esas, 2023/98 Karar sayılı kararı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2023 tarihinde karar verildi.