19. Ceza Dairesi 2015/8120 E. , 2015/8111 K. "" Tebliğname No : 7 - 2012/316652 MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesi TARİHİ : 27/11/2012 NUMARASI : 2012/790 (E) ve 2012/1104 (K) SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: CMK'nın 231/11. maddesi gereğince denetim süresi içerisinde sanığın kasten yeni suç işlemesi nedeniyle önceki h…
**19. Ceza Dairesi 2015/8120 E. , 2015/8111 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : 7 - 2012/316652 MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesi TARİHİ : 27/11/2012 NUMARASI : 2012/790 (E) ve 2012/1104 (K) SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: CMK'nın 231/11. maddesi gereğince denetim süresi içerisinde sanığın kasten yeni suç işlemesi nedeniyle önceki hükmün aynen açıklanması gerekirken hapis cezasının para cezasına çevrilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizin de benimsediği 08/04/2014 tarih 2013/7-591 Esas 2014/171 karar sayılı kararında açıklandığı üzere, bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçlarında suçun mağdurunun doğrudan eser sahipleri olmayıp toplum olduğu cihetle; UYAP ortamında yapılan araştırmada benzer eylem nedeniyle sanık hakkında: Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesince 27.11.2012 tarih ve 2012/793 Esas, 2012/1101 Karar sayılı karar ile verilip aynı gün incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen Dairemizin 2015/8123 Esasında kayıtlı olan dava dosyasının da mevcut bulunduğunun anlaşılması karşısında; Anılan dosyanın birleştirilerek, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas mahkemesine gönderilmesine, 07.12.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. Muhalefet Şerhi Daire çoğunluğu ile aramızdaki görüş farklılığı, konut ve işyeri gibi kapalı yerlerde arama yapılırken, ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin bulundurulmaması nedeniyle arama işleminin hukuka aykırı sayılması, dolayısıyla ele geçirilen suç eşyasının hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş delil olmasından dolayı hükme esas alınamaması karşısında; sanığın ikrar niteliğinde kabul edilebilecek beyanlarının bulunup bulunmadığına, ikrarının olduğu kabul edilse bile maddi delillerle desteklenmeyen ikrarına itibar edilip edilemeyeceği ve mahkumiyetine yeterli başkaca delil olup olmadığı, bu hususların CMK'nun 230/1-b maddesi hükmü gereğince yerel mahkemece gerekçeli kararda tartışılması gerekip gerekmediğine ilişkindir.