6. Hukuk Dairesi 2010/5038 E. , 2010/9566 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi KARAR TARİHİ :2.3.2010 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık akde aykırılık nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili…
**6. Hukuk Dairesi 2010/5038 E. , 2010/9566 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi KARAR TARİHİ :2.3.2010 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık akde aykırılık nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili davasında kiralanan taşınmazın market olarak kullanılması gerekirken, telefon, oyuncak, bilgisayar parçaları ve züccaciye satış dükkanı olarak kullanıldığını, sözleşmedeki tadilat yasağına rağmen izinsiz tadilat yapıldığını, dükkanın ikiye bölündüğünü, kepenklerin izin alınmaksızın söküldüğünü, davalıya kiraya verilmesine rağmen kiralananın üçüncü şahıs tarafından kullanıldığını ve bir kısmında da başka bir üçüncü şahsın kiracı olarak faaliyette bulunduğunu, ihtara rağmen aykırılıkların giderilmediğini belirterek davalının akde aykırılık nedeniyle taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili davaya cevabında taşınmazın 1996 yılında kiralandığını, o tarihten beri de kendi kurduğu şirket tarafından uzun yıllardır züccaciye ve oyuncak dükkanı olarak kullanıldığını, davacının kiralananın da bulunduğu aynı binanın birinci katında ikamet etmesi nedeniyle durumu bilmemesinin mümkün olmadığını, tadilatlarında davacının bilgisi ve rızası dahilinde yapıldığı gibi esasen bunlarında esaslı tadilat niteliğinde olmayıp sökülebilir nitelikte olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 1.1.1996 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu kira sözleşmesine göre taşınmaz market olarak kullanılmak üzere kiralanmış, sözleşmenin ikinci maddesiyle devir ve ortak alma yasağı getirilmiş, dördüncü maddesinde ise, tadilat yasağı düzenlenmiştir. Davacı vekili dava öncesi 13.7.2009 tarihinde keşide ettiği ihtarnamesinde kiralananın duvarla ikiye ayrıldığı, ayrıca ayrılan bu bölümün üçüncü kişiye kiraya verileceği veya başka şekilde kullanılacağı yönünde duyumlar alındığını belirterek duvarın kaldırılmasını ve dükkana kiracı ve ortak alınmamasını ihtar etmiş, 24.8.2009 tarihinde açtığı davada ise yukarıda belirtilen nedenlerden ötürü davalının taşınmazdan tahliyesini istemiştir. Davalı vekili baştan beri akde aykırılık olgusu olarak ileri sürülen nedenleri davacının bildiğini ve muvafakat verdiğini savunmuş ve tanık listesi vererek bu konudaki tanıkların dinlenmesini istemiştir. Akde aykırılık nedeniyle açılan davada ileri sürülen vakıalara karşı davacının bunlara örtülü yada açık muvafakat ettiğinin savunma olarak getirilmesi karşısında taraf tanıklarının dinlenmesi zorunludur.Bu nedenle mahkemece bu konu ile ilgili olarak taraf tanıkları dinlenerek varsa göstermiş oldukları başka delilerde toplanmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.9.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.