3. Ceza Dairesi 2021/14748 E. , 2023/1533 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2554 E., 2019/140 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etmek HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürl
**3. Ceza Dairesi 2021/14748 E. , 2023/1533 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2554 E., 2019/140 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etmek HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunulduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2018 tarihli, 2017/407 Esas ve 2018/234 sayılı Kararı ile sanık hakkında "silahlı terör örgütüne yardım etmek" suçundan 5237 sayılı TCK'nın 220/7 maddesi yollamasıyla 314/2 nci maddesi gereği 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın cezasından 5237 sayılı TCK'nın 220/7 maddesi gereğince yapılan yardımın niteliği ve miktarı nazara alınarak takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi gereğince cezasından 1/2 oranında artırım yapılarak 3 yıl 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nın 62/1 maddesi gereği cezasından taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 3 yıl 1 ay 15 ... hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak mahrumiyetlerine karar verilmiştir. 2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 21.0.12019 tarihli, 2018/2554 Esas ve 2019/140 sayılı Kararı ile, dosyaya sonradan gelen delil itibariyle sanığın eylemlerinin TCK'nın 314/2 nci maddesinde düzenlenen "silahlı örgüte üye olma" suçunu oluşturacağı gözetilmeyerek sanık hakkında eksik ceza tayini, aleyhe istinaf yoluna başvurulmadığından bozma nedeni yapılmamış ve silahlı örgüte üye olma suçunda suç tarihinin "14.03.2017" yerine yazılı şekilde yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir, eleştirisi ile kararda bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık ve müdafiinin istinaf itirazları yerinde görülmemiş olmakla istinaf başvurularının kesin olarak esastan reddine karar verilmiştir. 3.Bölge Adliye Mahkemesince kesin olarak verilen hüküm, 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen geçici 5 inci maddesinin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir. 4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz davasının esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi: 1-Eksik araştırma yapıldığına, mevcut delillerin yetersiz olduğuna, 2-Suçun unsurlarının bulunmadığına, kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın Bank ... hesap ve hesap hareketleri hususunda düzenlenen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere sanığın söz konusu bankada ilk hesap açılışını 07.04.2008 tarihinde yaptığını, 31.12.2013 tarihi itibariyle mevduat hesap bakiyesinin sıfır olduğu, 2014 yılında sanığın mevduat hesabında nakit para giriş-çıkışı olmadığı ancak sanığın 2015 Şubat ayında örgüt mensubu olan H.Ş. gibi isimlerin yaptığı çağrı tarihleriyle uyumlu olarak 700 TL para aktardığı, sanığın FETÖ/PDY ile iltisaklı Altın Kalpler Eğitim Derneği'ne üye olduğu yönetim ve denetim organlarında görev aldığının tespit edildiği, yine sanığın ilgili KHK ile kapatılan Ufuk Sağlık Sen isimli sendikaya 03.12.2014 tarihinde üye olup 12.04.2016 tarihinde bu sendikadan istifa ettiği, bu haliyle sanığın eylemlerinin örgütün yapısına dahil olmamakla birlikte örgütün kimi faaliyet veya eylemlerine iştirak ettiği, bu haliyle sanığın eylemlerinin yardım etme kapsamında kaldığı mahkememizce anlaşılmakla sanık hakkında aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. şeklindedir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince gerekçeli karar başlığında suç ismi olarak silahlı terör örgütüne üye olma belirtilmiş ve silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım suçundan hüküm kurulmuş ise de; hükümden sonra dosyaya sunulan Malatya İl Emniyet Müdürlüğü'nün 09.08.2018 tarih ve 989633 sayılı yazısı ekinde gönderilen eşine ait ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre, sanığın 490761 ID numarası ile ByLock kullanıcısı olduğunun tespit edildiği gözetilerek, sanığın eylemlerinin TCK'nın 314/2 nci maddesinde düzenlenen "silahlı örgüte üye olma" suçunu oluşturacağı gözetilmeyerek, mahkemece silahlı örgüte üye olma suçundan ceza tayin olunduktan sonra örgüte üye olmayanlar hakkında uygulanabilecek TCK'nın 220/7 inci maddesi uyarınca örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan hüküm tesis edilip TCK'nın 314/2 nci maddesi uyarınca belirlenen cezadan indirim ile sanık hakkında eksik ceza tayini, aleyhe istinaf yoluna başvurulmadığından bozma nedeni yapılmamış ve silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "14.03.2017" yerine yazılı şekilde yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiş, mahkemenin kararında eleştirilen hususlar dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, kararda bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır, şeklindedir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; a) Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.) Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (... özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280) Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 inci maddesinin 7 inci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir. Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir. b) Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi TMSF'ye devredilen ve 22.07.2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir. Örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilmesi mümkündür. c) Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; aa) Sanığın, ... Katılım Bankası A.Ş nezdinde mevcut hesabındaki bankacılık işlemlerinin miktar ve tarihleri itibariyle, doğrudan örgüt liderinin talimatı üzerine ve örgüte yardım kastıyla gerçekleştirildiğine dair gerekçelerin somut olgu ve delillerinin nelerden ibaret olduğunun karar yerinde gösterilmesi, bb)Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve müstakar kararlarında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı gözetilerek; ByLock uygulamasını kullandığını kabul etmeyen sanığın, ByLock kullanıp kullanmadığına ilişkin delilin suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, hükümden sonra geldiği anlaşılan 490761 ID nolu ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının CMK'nın 217 inci maddesi gereğince duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi, cc) Kabul ve uygulamaya göre de: Silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan hüküm kurulan sanık hakkında suç tarihinin yardım niteliğindeki en son eylem tarihi olan "10.02.2015" yerine, İlk Derece Mahkemesi karar başlığında "15.07.2016" bölge adliye mahkemesi karar başlığında ise "14.03.2017" yazılması, usul ve yasaya aykırıdır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 21.01.2019 tarihli, 2018/2554 Esas ve 2019/140 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmamakla anılan yasanın 307 nci maddesinin beşinci fıkrası gereği sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına. 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304/1 inci maddesi uyarınca dosyanın Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.