11. Hukuk Dairesi 2010/10867 E. , 2012/2672 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Tatvan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.04.2010 tarih ve 2008/247 - 2010/526 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v…
**11. Hukuk Dairesi 2010/10867 E. , 2012/2672 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Tatvan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.04.2010 tarih ve 2008/247 - 2010/526 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın müşterisi olduğunu, davalı bankanın personeli olan ...'nun intihar etmesinden sonra yapılan incelemede banka müşterilerinin hesaplarından bu çalışan tarafından usulsüz para çekildiğinin ve bir çok müşteri adına da bilgileri olmadan kredi kullanıldığının ortaya çıktığını, müvekkili hesabından da bilgisi dışında değişik tarihlerde toplam 83.500,00 TL paranın çekildiğini, davalı bankanın personelinin verdiği bu zararı tazmin etmesinin gerektiğini ileri sürerek, anılan meblağın işlem tarihlerinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafın hesabından para çekmesine ilişkin dekontta müşteri imzasının bulunduğunu, davacı tarafça imza karşılığı alınan paranın geri iadesini talep etmesinin hukuken kabul edilemeyeceğini, bir an için davacının boş dekontları imzaladığı kabul edilse bile boş dekontları imzalayan davacının meydana gelen zararda ağır kusur ve ihmalinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı banka nezdinde bulunan davacıya ait hesaptan davalı banka çalışanı ... tarafından usulsüz para çekme ve yatırma işlemlerinin yapıldığı, tediye fişinde müşteri imzasının bulunmasının salt olarak işlemin usulüne uygun olduğu sonucunu doğurmayacağı, imzanın hile ve benzeri yollarla alınmamış olmasının gerektiği, somut olayda da imza bulunmayan üç işlem tutarı 65.000,00 TL açısından davalı bankanın sorumlu olduğunda tereddüt bulunmadığı, 18.500,00 TL tutarlı diğer iki işleme konu imzaların ise hileyle alındığının anlaşıldığı, savcılık soruşturma dosyaları ve banka müfettiş raporlarından, banka görevlisi ...'nun büyük çaplı usulsüz işlemler neticesinde zimmet fiilini işlediğinin sabit olduğu, görevlinin kasasında mudilere ait imzaları içeren boş tediye fişlerinin bulunduğu, davalı bankanın görevlisinin müşteriler ile iyi ilişkilerine dayanarak açığa imzalı tediye fişlerini kullanmak suretiyle hesaplarda usulsüz işlemler yaptığının sabit olduğu, davalı bankanın bir güven kurumu olması itibariyle çalıştırdığı yetkili kişilerin işlemlerinden kural olarak sorumlu olduğu, faaliyetlerinin mevzuata, iç düzenlemelerine ve bankacılık teamüllerine uygun olarak yürütülmesini sürekli denetlenmesi gerektiğinden davacı zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, beş işleme konu toplam 83.500,00 TL'nın her bir işlem tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, dava dışı banka çalışanının usulsüz işlemlerle davacıya ait hesaptan çektiği ileri sürülen paranın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davaya konu hesap sahibi olan davacı şirket yetkilisi ...’ın banka müfettişine verdiği 31.01.2007 tarihli ifadesinde; banka hesap cüzdanını yazdırmak suretiyle hesabında yapılan işlemleri ve olması gereken hesap bakiyesini izlediğini beyan etmiştir. Ayrıca, banka çalışanı ...’nun intiharı öncesi bıraktığı ve kendisi tarafından banka kayıtlarında yapılan usulsüzlüklerin kayıtlı olduğu listede de davacı şirket yer almamaktadır. Bu itibarla mahkemece, davacı şirketin banka hesap cüzdanın dosyaya ibrazı sağlanarak, davaya konu işlem tarihleri ile hesap cüzdanın yazdırılma tarihleri karşılaştırılmak suretiyle davacının hesabındaki işlemlere icazet vermiş olup olmadığının dosyadaki tüm delilerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 24.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.