T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1873 KARAR NO : 2026/102 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/07/2025 Tarihli Ara Karar NUMARASI : 2024/889 Esas DAVACILAR : 1-... (T.C....) - ... : 2-... (T.C....) - ... VEKİLİ : Av. ... - ... A…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1873 KARAR NO : 2026/102 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/07/2025 Tarihli Ara Karar NUMARASI : 2024/889 Esas DAVACILAR : 1-... (T.C....) - ... : 2-... (T.C....) - ... VEKİLİ : Av. ... - ... ASLİ MÜDAHİL : ... (T.C....) - ... VEKİLİ : Av. ...- ... DAVALI : ... (T.C....) - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA TÜRÜ : İstirdat (Pay Senedinin İstirdatı) TALEP : Teminat Mektubunun İadesi Talebi DAVA TARİHİ : 01/05/2019 KARAR TARİHİ : 22/01/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 09/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Asli Müdahil vekili 10/07/2025 tarihli dilekçesinde özetle; Mahkememizin 26/03/2025 tarihli ara kararı ile 17/03/2025 tarihli, teminat mektuplarının iadesini içeren taleplerinin reddedildiğini, red gerekçesi olarak ise halihazırda ihtiyati tedbir kararı olduğu ifade edildiğini, taraflarınca ihtiyati tedbir kararının olmadığı, varsa da fiilen uygulamada olmadığı, halihazırda hisse senetlerinin davalı ...'da olduğu ve bütün semerelerinden faydalandığı ifade edildiğini, akabinde tedbirin nasıl uygulandığı konusundaki çelişkinin ve mağduriyetin giderilmesi adına taraflarınca 24/04/2025 tarihli ek beyan dilekçesi sunulduğunu, 03/07/2025 tarihli duruşmada mahkemeye mevcut durumun tekrar izah edildiğini, akabinde 03/07/2025 tarihli duruşma zaptının 3 nolu ara kararı uyarınca da " Asli Müdahil vekilinin teminatın iadesi ile Mahkemece tedbirin nasıl uygulandığını açıklaması talepleri ile ilgili, yeniden karar verilmesine yer olmadığına " ilişkin ara karar tesis edildiğini, mevcut durumda, ihtiyati tedbir kararına ilişkin olarak yaşanan ihtilaf ve bu kapsamda ortaya çıkan hukuki ve fiilî mağduriyetin giderilmesi amacıyla istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğu hasıl olmuş olup, mevcut taleplerinin reddedilmesi sebebiyle istinaf kanun yoluna başvurma taleplerinin olduğunu, taraflarına istinaf kanun yoluna başvurunun açılmasına dair ara karar oluşturulmasını talep etmiştir. Mahkememizin 03/07/2025 tarihli celse 2 nolu ara kararı ile; Asli Müdahil vekilinin teminatın iadesi ile Mahkemece tedbirin nasıl uygulandığını açıklaması talepleri ile ilgili, yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Asli müdahil vekili 17/03/2025 tarihli dilekçesinde özetle; Mahkemeniz dosyasında ilgili hisse senetlerinin davalı tarafça kullanılmaması adına tedbir kararı verilmesi amacıyla teminat bedeli yatırılmasının istendiğini, 15/10/2020 tarihli duruşma zaptının 5 nolu ara kararında " ... dava değeri 1.530.000,00.-TL üzerinden %10'a isabet eden 153.000,00.-TL teminatı yatırmak üzere davacı vekiline 2 hafta kesin mehil verilmesine, kesin mehil içerisinde yatırılmadığı takdirde tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılmasına, süre dolduktan sonra teminat yatırılmamış ise tedbirin kaldırıldığı hususunda müzekkere yazılmasına, ...." ilişkin ara karar tesis edildiğini, söz konusu ara kararın, asli müdahil müvekkili tarafından teminat mektubu sunularak yerine getirildiğini, ancak tedbir kararı uygulanmadığını ve hukuken hiçbir karşılığı olmayan teminat mektubunun taraflarına iadesinin gerektiğini, İstanbul Anadolu 18. İcra Dairesi'nin 2021/22754 Esas sayılı dosyasında davalı tarafça vekalet ücreti alacağı için takip yapıldığını, işbu takibi durdurmak amacıyla taraflarınca teminat mektubu verildiğini ve nakdi teminat yatırıldığını, halihazırda ilgili kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından bozulduğunu, dolayısıyla mevcut icra takibinin hukuki kaynağı olan kararın ortadan kaldırıldığını, bilindiği üzere, teminat mektubu sunan taraflardan ilgili bankaların belirli dönemlerde kesinti yaptığını ve teminat mektubu hizmeti için düzenli ücret tahsil ettiklerini, müvekkilinin, hukuken dayanaksız hale gelen bu teminat nedeniyle uzun yıllardır gereksiz yere ek maliyetlere katlandığını bu sebeple; mevcut karar ışığında hem Mahkemeniz dosyasındaki 153.000.00.-TL bedelli teminat mektubu hem de ilgili icra dairesine sunmuş oldukları Halk Bankasına ait, 104.458,82 TL Tutarlı, 20/12/2021 tarihli, ... teminat mektubunun taraflarına iade edilmesi adına ara karar verilmesini, ara kararın İstanbul 18. İcra Dairesi'nin 2021/22754 Esas sayılı dosyasındaki teminat mektubunu içeren kısmı için ilgili icra dairesine müzekkere yazılarak bildirilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince16/07/2025 tarihli ara karar ile; "... Asli müdahil vekilinin teminatın (teminat mektubunun) iadesi talebinin REDDİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı asli müdahil vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asli müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilgili hisse senetlerine ihtiyati tedbir kararı verildiğini; bu karar uyarınca, pay senetlerinden doğan tüm hakların kullanımının tedbiren müvekkil ...’e bırakıldığını; Akabinde, hisse senetlerinin davalı ...’ın fiili tasarrufunda olduğu anlaşıldığından, zayi davasının istirdat davasına dönüştüğünü, Müvekkilin bu davaya Asli Müdahil sıfatıyla dahil olduğu, dolandırıcılık suçlamasıyla sanık sıfatıyla yargılanan ve işbu davada davalı konumunda bulunan ...'ın, halen şirket hisselerinden doğan tüm hakları kullanmaya devam ettiğini, hisselerin sadece devrini değil, bu hisselerden doğan semereleri de kapsayacak şekilde ihtiyati tedbirin uygulanması gerektiğini, müvekkil lehine sonuçlandığı bir senaryoda, hisse senetlerinin değeri oranında adına kayıtlı hiçbir malvarlığı bulunmayan ...’dan bu gelirlerin tahsil edilebilmesinin imkânsız olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/07/2025 tarihli ara karar 2024/889 Esas sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava istirdat talebine ilişkindir. Talep; teminat mektubunun iadesi ve tedbirin nasıl uygulandığının açıklanması talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince talep hakkında 03.07.2025 tarihli duruşmanın 3 numaralı ara kararı ile talep hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nun 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; eldeki davanın pay senetlerinin istirdadına ilişkin dava olduğu, istinaf yoluna gelen asli müdahilin 03.07.2025 tarihli duruşmada ihtiyati tedbirin nasıl uygulandığının açıklanması için mahkemeden talepte bulunduğu, mahkemece oluşturulan 3 numaralı ara karar ile talep hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair karar oluşturulduğu, asli müdahilin 03.07.2025 tarihli ara karara karşılık istinaf yoluna başvurduğunu istinaf dilekçesinde belirttiği görülmüştür. 6100 sayılı yasanın “İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar” başlıklı 341.maddesine göre; “İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir: a) Nihai kararlar. b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar. (2) Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir. (3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. (4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. (5) İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtaya başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir.” Yine 6100 sayılı yasanın 394/5. maddesine göre de; ihtiyati tedbire yapılan itiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Aynı yasanın 395/3 ve 396/2. maddelerinde ise 394. maddenin 3 ve 4. Fıkralarına atıf yapılmış olup, itiraz üzerine kanun yolunu düzenleyen 5. fıkrasına atıf yapılmamıştır. Somut olayda da; davacı tarafın taleplerinin ihtiyati tedbire veya tedbir talebinin reddi kararına karşı olmadığı gibi, teminat iadesi ve ihtiyati tedbirin açıklanmasına yönelik olduğu anlaşılmış olup, anılan kararların yukarıda belirtilen 6100 sayılı yasanın 341. maddesindeki kararlardan olmadığı gibi, aynı yasanın 394/5.maddesindeki kararlardan da olmadığı, yine aynı yasanın 395/3 ve 396/2. maddelerinde de 394. maddenin 3 ve 4. fıkralarına atıf yapılmış olup, itiraz üzerine kanun yolunu düzenleyen 5. fıkrasına atıf yapılmadığı da anlaşıldığından anılan ara kararlara yönelik ara kararlara bir kanun yolu ön görülmediğinden asli müdahilin istinaf taleplerinin 6100 sayılı yasanın 341/1. maddesi gereği usulden reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asli Müdahil ...'in istinaf başvurusunun HMK'nın 341-(1) maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Bakiye 116,60 TL harcın istinaf edenden alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harçlarının hazineye gelir kaydına, 4--İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-İstinaf eden tarafın istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(3) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 7-Dosyanın mahkemesine iadesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK 362-(1)-a) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/01/2026 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... *Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Katip ... ¸e-imzalıdır. * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*