Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/4563 E. , 2024/2804 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/4563 Karar No : 2024/2804 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Merkezi adlı işyerinin Milli Eğitim Bakanlığı…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/4563 E. , 2024/2804 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/4563 Karar No : 2024/2804 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Merkezi adlı işyerinin Milli Eğitim Bakanlığından izin almadan eğitim ve öğretim faaliyetinde bulunulduğundan bahisle kapatılmasına ilişkin Edirne Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 5580 sayılı Kanunu'nda özel öğretim kurumları tarafından verilebilecek eğitim faaliyetleri ve kurum türlerinin belirlendiği ve gerçek ve tüzel kişiler tarafından Kanun kapsamında belirtilen faaliyetlerin bu Kanuna göre yetkili makamlardan kurum açma izni almadan yapılamayacağı, her ne ad altında olursa olsun, eğitim ve öğretim sunmak amacıyla yürütülen faaliyetlerin Bakanlığın izin ve denetimine tabi olduğu ve bu faaliyeti yürütenlerin, özel öğretim kurumları için bu Kanunda öngörülen kurallara uymakla yükümlü olduğu hükümleri dikkate alındığında, davalı idare tarafından 26/06/2019 tarihinde yapılan denetimde davacıya ait işyerinde izinsiz eğitim/öğretim faaliyeti yapıldığının tespit edildiği, kurumun girişinde ve bina dış cephesinde iş yerine ait tabelalar bulunduğu, bu tabelalardan özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde uygulanan okuma güçlüğü, öğrenme güçlüğü ve konuşma bozuklukları alanlarında sürdürülen faaliyetlerin icra edildiğinin anlaşıldığı, yine aynı yerde Kuran'ı Kerim ve Değerler Eğitimi dersleri (hafta içi her gün 10:00-12:00 arası) verildiği ve tüm bu hususların izne tabi olduğu, anılan hususların dosyaya sunulan belgelerle sabit olduğu, izinsiz eğitim/öğretim faaliyeti yapıldığından dolayı dava konusu iş yeri kapatma işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ :Mahkemece, 5580 sayılı Kanunu'nda özel öğretim kurumları tarafından verilebilecek eğitim faaliyetleri ve kurum türlerinin belirlendiği ve gerçek ve tüzel kişiler tarafından Kanun kapsamında belirtilen faaliyetlerin bu Kanuna göre yetkili makamlardan kurum açma izni almadan yapılamayacağı, her ne ad altında olursa olsun, eğitim ve öğretim sunmak amacıyla yürütülen faaliyetlerin Bakanlığın izin ve denetimine tabi olduğu ve bu faaliyeti yürütenlerin, özel öğretim kurumları için bu Kanunda öngörülen kurallara uymakla yükümlü olduğu hükümleri dikkate alındığında, davalı idare tarafından 26/06/2019 tarihinde yapılan denetimde davacıya ait iş yerinde izinsiz eğitim/öğretim faaliyeti yapıldığının tespit edildiği, kurumun girişinde ve bina dış cephesinde iş yerine ait tabelalar bulunduğu, bu tabelalardan özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde uygulanan okuma güçlüğü, öğrenme güçlüğü ve konuşma bozuklukları alanlarında sürdürülen faaliyetlerin icra edildiğinin anlaşıldığı, tüm bu hususların izne tabi olduğu, anılan Kanun uyarınca kurum açma izni alınması gerekirken bu izin alınmadan faaliyette bulunulduğunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Görüldüğü üzere; burada, "koçluk ve danışmanlık" hizmetinin sunulmasına yönelik gerçekleştirilen iş ve işlemlerin, doğrudan "eğitim ve öğretim" faaliyeti kapsamında olduğu değerlendirildiğinden; "koçluk" mesleğinin tanımı, amacı, standardı, çalışma koşulları ve mahiyeti hakkında açıklama yapılması zarureti doğmuştur. 07/10/2006 tarih ve 26312 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4455 sayılı Mesleki Yeterlilik Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un "Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi" başlıklı 23/A maddesinde; "(Ek madde: 11/10/2011 - 665 S.KHK/Madde 41)(1) Türkiye Yeterlilikler Çerçevesinin oluşturulmasına, geliştirilmesine ve güncelliğinin korunmasına ilişkin işlemler Kurum tarafından yürütülür. (2) (Değişik fıkra: 04/04/2015 - 6645 S.K/Madde 70) Kalite güvencesi sağlanmış tüm yeterlilikler Türkiye Yeterlilikler Çerçevesine dahil edilir. Yeterliliklerin kalite güvencesinin sağlanmasına ilişkin ölçütler Kurum tarafından belirlenir. Türkiye Yeterlilikler Çerçevesinin oluşumu ve yürütülmesi için Milli Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu, Kurum ve ilgili tarafların temsilcilerinden oluşan kurul, komisyon ve çalışma grupları gibi danışma, karar ve uygulama birimleri oluşturulabilir. Bu birimlerin oluşturulmasına, işletilmesine, kalite güvence ölçütlerine, kalite güvencesini belirleyecek kurum ve kuruluşların belirlenmesine ve Türkiye Yeterlilikler Çerçevesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir." hükmü yer almaktadır. Anılan Kanun'a dayanılarak 09/11/2015 tarihli ve 2015/8213 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Türkiye Yeterlilikler Çerçevesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği yürürlüğe konulmuş olup; Mesleki Yerlilik Kurumu tarafından hazırlanan Türkiye Yeterlilikler Çerçevesine Dair Tebliğ 02/01/2016 tarih ve 29581 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yukarıda yer alan mevzuata dayanılarak Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından hazırlanan ve 06/12/2018 tarih 30617(Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ulusal Meslek Standardı'nın Koç (6. Seviye); "Giriş" başlıklı bölümünde; "Koç (Seviye 6) Ulusal Meslek Standardı 19/10/2015 tarihli ve 29507 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ulusal Meslek Standartlarının ve Ulusal Yeterliliklerin Hazırlanması Hakkında Yönetmelik ve 27/11/2007 tarihli ve 26713 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mesleki Yeterlilik Kurumu Sektör Komitelerinin Kuruluş, Görev, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre MYK’nın görevlendirdiği Koçluk Platformu Derneği (KPD) ve Uluslararası Profesyonel Koçluk Derneği (UPKD) tarafından hazırlanmış, sektördeki ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak değerlendirilmiş ve MYK İş ve Yönetim Sektör Komitesi tarafından incelendikten sonra MYK Yönetim Kurulunca onaylanmıştır. Koç (Seviye 6) Ulusal Meslek Standardının 01 no’lu revizyonu, MYK tarafından yapılmış ve MYK İş ve Yönetim Sektör Komitesi tarafından incelendikten sonra MYK Yönetim Kurulunca onaylanmıştır." açıklamasına yer verilerek; "2.1. Meslek Tanımı" başlıklı bölümünde; "Koç (Seviye 6) müşterinin hedeflerini belirlemesini, eylem planı oluşturmasını ve eyleme geçmesini sağlayarak ilerleme sürecini izleyen; müşterinin kişisel ve profesyonel potansiyelini gerçekleştirmeye yönelik farkındalık, gelişim ve çözüm seçeneklerini artırıcı ve bu yönde destekleyici çalışmaları yürüten nitelikli kişidir. Koç (Seviye 6) çalışmalarını iş sağlığı ve güvenliği, çevre koruma, ilgili yasal süreçler ve kalite gereklilikleri çerçevesinde yürütür, koçluk hizmetleri ile ilgili tanıtım faaliyetleri, sözleşme ve mali prosedürlerin yürütülmesi, iş programının yapılması ve bilgi güvenliğinin sağlanması gibi iş organizasyonu faaliyetlerini gerçekleştirir ve mesleki gelişimine ilişkin faaliyetlerde bulunur." şeklinde "koç" tanımı yapılmıştır. Yine, anılan Standarda göre; mesleğin uluslararası sınıflandırma sistemlerindeki yeri; ISCO 08:2635 kodu ile Sosyal hizmet ve danışmanlık ile ilgili profesyonel meslek mensupları arasında olduğu belirtilmiş olup; "2872 sayılı Çevre Kanunu ve yürürlükteki alt mevzuatı; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve yürürlükteki alt mevzuatı; 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve yürürlükteki alt mevzuatı; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve yürürlükteki alt mevzuatı; 4857 sayılı İş Kanunu ve yürürlükteki alt mevzuatının" meslekle ilgili mevzuat olduğu açıklamasına yer verilmiştir. Son olarak; "Çalışma Ortamı ve Koşullarına" yönelik tespitler açısından; Koçun(Seviye 6), koçluk sürecine Standartta; uygun nitelikte, çoğunlukla kapalı mekânlar ve ofis ortamında çalışacağı, genellikle serbest meslek statüsünde veya bir kuruluş bünyesinde hizmet verdikleri, hizmet verdiği müşterilerin bireysel ve/veya kurumsal olabileceği, mesleğe bağlı meslek hastalığı ve iş kazası risklerinin az olduğu, işin gerekleri ve müşteri taleplerinin seyahat etmeyi gerektirebileceği açıklamasına yer verilmiştir. Buraya kadar yapılan açıklamalar dikkate alındığında; 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu uyarınca, eğitim ve öğretim hizmetinin Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı'nın sorumlu olduğu hususunda tartışma bulunmamakta olup; izinsiz ve ruhsatsız eğitim öğretim faaliyetine ilişkin gerekli tespitin yapılması ve yaptırımların uygulanması da bu çerçevede Milli Eğitim Bakanlığının görev ve sorumluluğu kapsamındadır. Ancak; burada "izinsiz ve ruhsatsız" verilen hizmetin "eğitim ve öğretime ilişkin" olması gerekmekte olup; uyuşmazlığa konu meselede ise; "koçluk ve danışmanlık faaliyetinin" kendisi ile "koçluk ve danışmanlık faaliyetinde bulunabilmek için düzenlenen sertifika programlarının" eğitim ve öğreti faaliyeti kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunun tespiti önem kazanmaktadır. Bu itibarla; "koçluk ve danışmanlık" faaliyetleri ile "koçluk ve danışmanlık faaliyetlerinde bulunabilmek için mesleki yeterlilik açısından zorunlu olan sertifika kapsamında eğitim verilmesine ilişkin faaliyetlerin" kapsamının ne olduğu, bu faaliyetlerde bulunan gerçek ve tüzel kişilerin denetimi ve gözetimi yetkisinin hangi kurumda olduğu, koçluk hizmetinin sunulmasına yönelik olarak; alınması gereken bir izin ve/veya ruhsat olup olmadığının, var ise; hangi kurum tarafından bu izin ve ruhsatların verildiğinin, uluslararası kuruluşlardan alınan yeterlilik ve/veya temsilcilik belgelerinin, ülke sınırları içerisinde geçerliliği için herhangi bir denklik veya onay müessesesinin bulunup bulunmadığı, eğer böyle bir onay süreci varsa bu hususa ilişkin yetkinin hangi kurumda olduğu, "koçluk eğitimi sertifika eğitimi programı" için özel bir izin ve/veya ruhsat alınması gerekip gerekmediği, son olarak; koçluk ve danışmanlık faaliyetlerinin ve bu kapsamda yeterlilik için alınan sertifika programı kapsamında verilen eğitimin, 5580 sayılı Kanun'da yer alan "çeşitli kurslar" ya da "özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi" kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususlarının tespitine yönelik olarak verilecek Ara Kararı ile; Mesleki Yeterlilik Kurumu ve Milli Eğitim Bakanlığı'ndan anılan hususlara yönelik bilgi ve belgenin talebi ile Ara Karar gereği yerine getirildikten sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 14/05/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Milli Eğitim Bakanlığı" başlıklı onuncu bölümünde düzenlenen "Görevler" başlıklı 301. maddesinde; "Milli Eğitim Bakanlığının görev ve yetkileri şunlardır. a) Okul öncesi, ilk ve orta öğretim çağındaki öğrencileri bedenî, zihnî, ahlakî, manevî, sosyal ve kültürel nitelikler yönünden geliştiren ve insan haklarına dayalı toplum yapısının ve küresel düzeyde rekabet gücüne sahip ekonomik sistemin gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatarak geleceğe hazırlayan eğitim ve öğretim programlarını tasarlamak, uygulamak, güncellemek; öğretmen ve öğrencilerin eğitim ve öğretim hizmetlerini bu çerçevede yürütmek ve denetlemek, b) Eğitim ve öğretimin her kademesi için ulusal politika ve stratejilerin belirlenmesi amacıyla gerekli çalışmaları yapmak, uygulamak, uygulanmasını izlemek ve denetlemek, ortaya çıkan yeni hizmet modellerine göre güncelleyerek geliştirmek, c) Eğitim sistemini yeniliklere açık, dinamik, ekonomik ve toplumsal gelişimin gerekleriyle uyumlu biçimde güncel teknik ve modeller ışığında tasarlamak ve geliştirmek, ç) Eğitime erişimi kolaylaştıran, her vatandaşın eğitim fırsat ve imkânlarından eşit derecede yararlanabilmesini teminat altına alan politika ve stratejilerin geliştirilmesi amacıyla çalışmalar yapmak, belirlenen politikaları uygulamak, uygulanmasını izlemek ve koordine etmek, d) Kız öğrencilerin, engellilerin ve toplumun özel ilgi bekleyen diğer kesimlerinin eğitime katılımını yaygınlaştıracak politika ve stratejilerin geliştirilmesi amacıyla gerekli çalışmaları yapmak, belirlenen politikaları uygulamak ve uygulanmasını koordine etmek, e) Özel yetenek sahibi kişilerin bu niteliklerini koruyucu ve geliştirici özel eğitim ve öğretim programlarını tasarlamak, uygulamak ve uygulanmasını koordine etmek, f) Yükseköğretim kurumları dışındaki eğitim ve öğretim kurumlarını açmak, açılmasına izin vermek ve denetlemek, g) Yurtdışında çalışan veya ikamet eden Türk vatandaşlarının eğitim ve öğretim alanındaki ihtiyaç ve sorunlarına yönelik çalışmaları ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği içinde yürütmek, ğ) Yükseköğretim dışında kalan ve diğer kurum ve kuruluşlarca açılan örgün ve yaygın eğitim ve öğretim kurumlarının denklik derecelerini belirlemek, program ve düzenlemelerini hazırlamak, h) Yükseköğretimin millî eğitim politikası bütünlüğü içinde yürütülmesini sağlamak için, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile Bakanlığa verilmiş olan görev ve sorumlulukları yerine getirmek, ı) Kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle verilen diğer görevleri yapmak." düzenlemesi yer almaktadır. 1739 sayılı Kanun'un "Yürütme, gözetim ve denetim" başlıklı 56. maddesinde eğitim ve öğretim hizmetinin, bu kanun hükümlerine göre Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı'nın sorumlu olduğu belirtilmiştir. 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 1. maddesinde; ''(1) Bu Kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler tarafından açılacak özel öğretim kurumlarına kurum açma izni verilmesi, kurumun nakli, devri, personel çalıştırılması, kurumlara yapılacak malî destek ve bu kurumların eğitim-öğretim, yönetim, denetim ve gözetimi ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarının; eğitim-öğretim, yönetim, denetim, gözetim ve personel çalıştırılmasına ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir. (2) Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişilerce açılan özel öğretim kurumları ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarını kapsar." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun ''Tanımlar'' başlıklı 2. maddesinde; kurumun, okul öncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim, özel eğitim okulları ile çeşitli kursları, uzaktan öğretim yapan kuruluşları, motorlu taşıt sürücüleri kursları, hizmet içi eğitim merkezleri, öğrenci etüt eğitim merkezleri, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri ile benzeri özel öğretim kurumlarını ifade edeceği belirtilmiş olup; "Kurum açma izni" başlıklı 3. maddesinde; "Bir kurumda öğretime başlayabilmek için kurum açma izni alınması zorunludur. İzin başvuruları ilgili millî eğitim müdürlüğüne yapılır. Valilikçe yapılan inceleme sonucunda açılması uygun görülen okullar dışındaki kurumlara kurum açma izni verilir. Valilikçe açılması uygun görülen okullara ilişkin başvurular ise kurum açma izni verilmek üzere Bakanlığa gönderilir...Kurum açma izni alınmadıkça, kuruma öğrenci kaydı yapılamaz...Gerçek ve tüzel kişiler tarafından; hizmet içi eğitim kapsamına giren faaliyetler dışında Kanun kapsamında belirtilen faaliyetler, bu Kanuna göre yetkili makamlardan kurum açma izni alınmadan yapılamaz.... 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen izin veya ruhsatlar, bu Kanun kapsamındaki özel öğretim kurumlarını kapsamaz. Özel öğretim kurumları mevzuatına uygun olmak kaydıyla işyeri açma ve çalışma ruhsatı Bakanlıkça verilir. Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir.... Her ne ad altında olursa olsun, eğitim ve öğretim sunmak amacıyla yürütülen faaliyetler Bakanlığın izin ve denetimine tabidir. Bu faaliyetleri yürütenler, özel öğretim kurumları için bu Kanunda öngörülen kurallara uymakla yükümlüdür. Bu Kanun kapsamındaki eğitim-öğretim faaliyetlerini yapan ancak bu Kanuna uygun olarak kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmeyen yerleri kuran veya işletenlere brüt asgari ücretin 20 katı idari para cezası uygulanır ve bu yerler valiliklerce kapatılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir."hükmü yer almaktadır. 20/03/2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 5. maddesinin 4. fıkrasında ise; ''Kanunun 3 üncü maddesinin on birinci fıkrasında belirtilen yerlerin mülki idare amirleri tarafından görevlendirilen yetkililerce tespiti halinde bu yerleri kuran veya işletenlere Kanunda belirtilen miktarda idari para cezası valilikçe verilir. Verilen idari para cezası, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgiliye tebliğ edilir, takip ve tahsili için ise Maliye Bakanlığının ildeki ilgili birimine bildirilir. Ayrıca bu yerler valilikçe kapatılır.'' hükmü yer almaktadır. Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinden anlaşıldığı üzere; eğitim ve öğretim faaliyetlerine yönelik sunulan hizmetlerin, Milli Eğitim Bakanlığı'nın denetim ve gözetimi altında yapılması gerektiği açık olup; bu çerçevede anılan eğitim öğretim hizmetinin izinsiz ve ruhsatsız olarak sunumunun tespiti halinde ilgili yerlerin Valiliklerce kapatılması gerekmektedir. Mahkemece, 5580 sayılı Kanunu'nda özel öğretim kurumları tarafından verilebilecek eğitim faaliyetleri ve kurum türlerinin belirlendiği ve gerçek ve tüzel kişiler tarafından Kanun kapsamında belirtilen faaliyetlerin bu Kanuna göre yetkili makamlardan kurum açma izni almadan yapılamayacağı, her ne ad altında olursa olsun, eğitim ve öğretim sunmak amacıyla yürütülen faaliyetlerin Bakanlığın izin ve denetimine tabi olduğu ve bu faaliyeti yürütenlerin, özel öğretim kurumları için bu Kanunda öngörülen kurallara uymakla yükümlü olduğu hükümleri dikkate alındığında, davalı idare tarafından 26/06/2019 tarihinde yapılan denetimde davacıya ait iş yerinde izinsiz eğitim/öğretim faaliyeti yapıldığının tespit edildiği, kurumun girişinde ve bina dış cephesinde iş yerine ait tabelalar bulunduğu, bu tabelalardan özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde uygulanan okuma güçlüğü, öğrenme güçlüğü ve konuşma bozuklukları alanlarında sürdürülen faaliyetlerin icra edildiğinin anlaşıldığı, tüm bu hususların izne tabi olduğu, anılan Kanun uyarınca kurum açma izni alınması gerekirken bu izin alınmadan faaliyette bulunulduğunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Görüldüğü üzere; burada, "koçluk ve danışmanlık" hizmetinin sunulmasına yönelik gerçekleştirilen iş ve işlemlerin, doğrudan Milli Eğitim Bakanlığı'nın görev ve yetki alanı içerisinde "eğitim ve öğretim" faaliyeti kapsamında olduğu değerlendirildiğinden; "koçluk" mesleğinin tanımı, amacı, standardı, çalışma koşulları ve mahiyeti hakkında açıklama yapılması zarureti doğmuştur. 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar İle Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Ondokuzuncu Bölüm altında "Mesleki Yeterlilik Kurumu" başlıklı kısımda yer alan; "Amaç ver Kapsam" başlıklı 237. maddesinde; "(1) Bu Bölümün amacı; ulusal ve uluslararası meslek standartlarını temel alarak teknik ve mesleki alanlarda ulusal yeterliliklerin esaslarını belirlemek; denetim, ölçme ve değerlendirme, belgelendirme ve sertifikalandırmaya ilişkin faaliyetleri yürütmek için gerekli ulusal yeterlilik sistemini kurmak ve işletmek üzere Mesleki Yeterlilik Kurumunun kurulması, çalışma usul ve esaslarının belirlenmesi ile Türkiye Yeterlilikler Çerçevesiyle ilgili hususların düzenlenmesini sağlamaktır. (2) Tabiplik, diş hekimliği, hemşirelik, ebelik, eczacılık, veterinerlik, mühendislik ve mimarlık meslekleri ile en az lisans düzeyinde öğrenimi gerektiren ve mesleğe giriş şartları kanunla düzenlenmiş olan meslekler bu Bölümün kapsamı dışındadır."; "Tanımlar başlıklı 238. maddesinini (ç) bendinde; "Eğitim akreditasyon kurumu: Ulusal mesleki yeterlilikler alanındaki eğitim ve öğretim kurumlarını akredite etmek üzere Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından yetkilendirilen kurum ve kuruluşlarını... ifade eder." hükümleri yer almakta olup; "Kurumun görev ve yetkileri" başlıklı 240. maddesinde de; 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa tabi teknik ve mesleki eğitim veren yüksek öğretim kurumlarında ulusal meslek standartlarına uygun eğitim ve öğretimin yapılabilmesi için Yükseköğretim Kurulu ile; orta öğretim düzeyindeki mesleki ve teknik eğitim veren öğretim kurumlarında ulusal meslek standartlarına uygun eğitim ve öğretimin yapılabilmesi için Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği yapmak; mesleki alan ve sektörler arasındaki yatay ve dikey geçişler için gerekli yeterliliklerin belirlenmesini sağlamak; ulusal meslek standartlarını temel alarak teknik ve mesleki alanlarda ulusal yeterliliklerin esaslarını belirlemek; ulusal mesleki yeterlilikler alanındaki eğitim ve öğretim kurumlarını ve programlarını akredite edecek kurumları belirlemek; sınav ve belgelendirme sistemi kapsamında yeterliliği belgelendirecek yetkilendirilmiş kurumları belirlemek ve sınavlarda başarılı olanlara sertifika verilmesini sağlamak; hayat boyu öğrenmeyi desteklemek ve teşvik etmek; faaliyet alanına giren sair her türlü çalışmayı yapmak Mesleki Yeterlilik Kurumu'nun görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. 07/10/2006 tarih ve 26312 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4455 sayılı Mesleki Yeterlilik Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un "Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi" başlıklı 23/A maddesinde; "(Ek madde: 11/10/2011 - 665 S.KHK/Madde 41) (1) Türkiye Yeterlilikler Çerçevesinin oluşturulmasına, geliştirilmesine ve güncelliğinin korunmasına ilişkin işlemler Kurum tarafından yürütülür. (2) (Değişik fıkra: 04/04/2015 - 6645 S.K/Madde 70) Kalite güvencesi sağlanmış tüm yeterlilikler Türkiye Yeterlilikler Çerçevesine dahil edilir. Yeterliliklerin kalite güvencesinin sağlanmasına ilişkin ölçütler Kurum tarafından belirlenir. Türkiye Yeterlilikler Çerçevesinin oluşumu ve yürütülmesi için Milli Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu, Kurum ve ilgili tarafların temsilcilerinden oluşan kurul, komisyon ve çalışma grupları gibi danışma, karar ve uygulama birimleri oluşturulabilir. Bu birimlerin oluşturulmasına, işletilmesine, kalite güvence ölçütlerine, kalite güvencesini belirleyecek kurum ve kuruluşların belirlenmesine ve Türkiye Yeterlilikler Çerçevesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir." hükmü yer almaktadır. Anılan Kanun'a dayanılarak 09/11/2015 tarihli ve 2015/8213 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Türkiye Yeterlilikler Çerçevesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği yürürlüğe konulmuş olup; Mesleki Yerlilik Kurumu tarafından hazırlanan Türkiye Yeterlilikler Çerçevesine Dair Tebliğ 02/01/2016 tarih ve 29581 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yukarıda yer alan mevzuata dayanılarak Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından hazırlanan ve 06/12/2018 tarih 30617(Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ulusal Meslek Standardı'nın Koç (6. Seviye); "Giriş" başlıklı bölümünde; "Koç (Seviye 6) Ulusal Meslek Standardı 19/10/2015 tarihli ve 29507 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ulusal Meslek Standartlarının ve Ulusal Yeterliliklerin Hazırlanması Hakkında Yönetmelik ve 27/11/2007 tarihli ve 26713 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mesleki Yeterlilik Kurumu Sektör Komitelerinin Kuruluş, Görev, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre MYK’nın görevlendirdiği Koçluk Platformu Derneği (KPD) ve Uluslararası Profesyonel Koçluk Derneği (UPKD) tarafından hazırlanmış, sektördeki ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak değerlendirilmiş ve MYK İş ve Yönetim Sektör Komitesi tarafından incelendikten sonra MYK Yönetim Kurulunca onaylanmıştır. Koç (Seviye 6) Ulusal Meslek Standardının 01 no’lu revizyonu, MYK tarafından yapılmış ve MYK İş ve Yönetim Sektör Komitesi tarafından incelendikten sonra MYK Yönetim Kurulunca onaylanmıştır." açıklamasına yer verilerek; "2.1. Meslek Tanımı" başlıklı bölümünde; "Koç (Seviye 6) müşterinin hedeflerini belirlemesini, eylem planı oluşturmasını ve eyleme geçmesini sağlayarak ilerleme sürecini izleyen; müşterinin kişisel ve profesyonel potansiyelini gerçekleştirmeye yönelik farkındalık, gelişim ve çözüm seçeneklerini artırıcı ve bu yönde destekleyici çalışmaları yürüten nitelikli kişidir. Koç (Seviye 6) çalışmalarını iş sağlığı ve güvenliği, çevre koruma, ilgili yasal süreçler ve kalite gereklilikleri çerçevesinde yürütür, koçluk hizmetleri ile ilgili tanıtım faaliyetleri, sözleşme ve mali prosedürlerin yürütülmesi, iş programının yapılması ve bilgi güvenliğinin sağlanması gibi iş organizasyonu faaliyetlerini gerçekleştirir ve mesleki gelişimine ilişkin faaliyetlerde bulunur." şeklinde "koç" tanımı yapılmıştır. Yine, anılan Standarda göre; mesleğin uluslararası sınıflandırma sistemlerindeki yeri; ISCO 08:2635 kodu ile Sosyal hizmet ve danışmanlık ile ilgili profesyonel meslek mensupları arasında olduğu belirtilmiş olup; "2872 sayılı Çevre Kanunu ve yürürlükteki alt mevzuatı; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve yürürlükteki alt mevzuatı; 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve yürürlükteki alt mevzuatı; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve yürürlükteki alt mevzuatı; 4857 sayılı İş Kanunu ve yürürlükteki alt mevzuatının" meslekle ilgili mevzuat olduğu açıklamasına yer verilmiştir. Son olarak; "Çalışma Ortamı ve Koşullarına" yönelik tespitler açısından; Koçun (Seviye 6), koçluk sürecine Standartta; uygun nitelikte, çoğunlukla kapalı mekânlar ve ofis ortamında çalışacağı, genellikle serbest meslek statüsünde veya bir kuruluş bünyesinde hizmet verdikleri, hizmet verdiği müşterilerin bireysel ve/veya kurumsal olabileceği, mesleğe bağlı meslek hastalığı ve iş kazası risklerinin az olduğu, işin gerekleri ve müşteri taleplerinin seyahat etmeyi gerektirebileceği açıklamasına yer verilmiştir. Buraya kadar yapılan açıklamalar dikkate alındığında; 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu uyarınca, eğitim ve öğretim hizmetinin Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı'nın sorumlu olduğu hususunda tartışma bulunmamakta olup; izinsiz ve ruhsatsız eğitim öğretim faaliyetine ilişkin gerekli tespitin yapılması ve yaptırımların uygulanması da bu çerçevede Milli Eğitim Bakanlığının görev ve sorumluluğu kapsamındadır. Ancak; açıklığa kavuşturulması gereken ikinci bir mesele ise; "Bakanlıkların, kurum ve kuruluşların kendi görev tanımı içerisinde kalmak kaydıyla, görev ve yetki alanları veyahut da kendi personelleri ile ilgili vermiş oldukları "eğitimlerin" mahiyetinin belirlenmesidir. Zira; bu belirleme yapılmadığı takdirde, faaliyetin içerisinde geçen "eğitim" ibaresinden yola çıkılarak yapılan lafzi yorum neticesinde; her faaliyetin, Milli Eğitim Bakanlığı'nın denetimine tabi olacağı sonucu ile karşı karşıya kalınacaktır. Uyuşmazlığa konu işlemle doğrudan alakalı olmamakla birlikte örnek kabilinden belirtmek gerekirse; 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Altıncı Bölüm başlığı altında düzenlenen Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın "Eğitim Araştırma ve Koordinasyon Genel Müdürlüğü" alt başlıklı 190. maddesine göre; "gençliğin gelişimine katkı sağlamak amacıyla eğitim ve kültür alanında yapılabilecek faaliyetleri planlamak, eğitim vermek veya verdirmek, kurslar açmak veya açtırmak, uzmanlık programları, seminer, sempozyum, konferans ve benzeri etkinlikler düzenlemek" anılan Genel Müdürlüğün görev tanımında yer almaktadır. Görüldüğü üzere; gerek Anayasa'nın gerekse 1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 1739 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri ile diğer Milli Eğitim mevzuatı dışında kalmak kaydıyla; Bakanlıkların, kurum ve kuruluşların görev ve yetki alanları dikkate alınarak, kendi personellerine yönelik ya da doğrudan faaliyet alanına yönelik eğitici faaliyetlerin niteliğinin belirlenmesi suretiyle, Milli Eğitim Bakanlığı'nın görev ve yetkisine giren veya girmeyen faaliyetlerin tespiti gerekir. Bir başka ifadeyle; davalı idarece tesis edilen işlemin hukuka uygun kabul edilebilmesi için öncelikle "izinsiz ve ruhsatsız" verildiği belirtilen hizmetin, doğrudan Milli Eğitim Bakanlığı'nın görev ve yetki alanına giren "eğitim ve öğretime ilişkin" olması gerekmektedir. Uyuşmazlıkta ise; "koçluk ve danışmanlık faaliyetinin" kendisi ile "koçluk ve danışmanlık faaliyetinde bulunabilmek için düzenlenen sertifika programlarının" eğitim ve öğretim faaliyeti kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunun tespiti önem kazanmaktadır. Bu itibarla; "koçluk ve danışmanlık" faaliyetleri ile "koçluk ve danışmanlık faaliyetlerinde bulunabilmek için mesleki yeterlilik açısından zorunlu olan sertifika verilmesine ilişkin faaliyetlerin" kapsamının ne olduğu, bu faaliyetlerde bulunan gerçek ve tüzel kişilerin denetimi ve gözetimi yetkisinin hangi kurumda olduğu, koçluk hizmetinin sunulmasına yönelik olarak; alınması gereken bir izin ve/veya ruhsat olup olmadığının, var ise; hangi kurum tarafından bu izin ve ruhsatların verildiğinin, uluslararası kuruluşlardan alınan yeterlilik ve/veya temsilcilik belgelerinin, ülke sınırları içerisinde geçerliliği için herhangi bir denklik veya onay müessesesinin bulunup bulunmadığının, eğer böyle bir onay süreci varsa bu hususa ilişkin yetkinin hangi kurumda olduğunun, "koçluk eğitimi sertifika programı" için özel bir izin ve/veya ruhsat alınması gerekip gerekmediğinin, son olarak; koçluk ve danışmanlık faaliyetlerinin ve bu kapsamda yeterlilik için alınan sertifika programı kapsamında verilen eğitimin, 5580 sayılı Kanun'da yer alan "çeşitli kurslar" ya da "özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi" kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususlarının tespitine yönelik olarak verilecek Ara Kararı ile; Mesleki Yeterlilik Kurumu ve Milli Eğitim Bakanlığı'ndan anılan hususlara yönelik bilgi ve belgenin talep edilmesi, alınan cevaba göre işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.