19. Ceza Dairesi 2015/25328 E. , 2018/2090 K. "" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incel…
**19. Ceza Dairesi 2015/25328 E. , 2018/2090 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanığın üzerine atılı bulunan İİK'nın 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun; "Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, “1-)Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, 2-)Telef ederek 3-)Kıymetten düşürerek, 4-)Hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek, 5-) Asıl olmayan borçlar ikrar ederek; mevcudunu suni surette eksiltirse” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olması karşısında, somut olayımızda; şirkete ait araçların satışından elde edilen gelirin borçları ödemek için harcandığı ileri sürüldüğünden hiçbir takibe uğramayan kişisel borçlara ilişkin ödemelerin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği göz önünde bulundurularak satıştan elde edilen gelirle hangi borçların ödendiği, vergi ya da SSK (SGK) borcuna ilişkin olup olmadığı, bu borçların herhangi bir takibe konu edilip edilmediği, takibe konu edilmiş ise ilgili dosyalar ve ödeme tarihleri araştırılmaksızın eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda cezaların içtimasına dair hüküm bulunmadığı gözetilmeden hapis cezasından çevrilen 3.600 TL adli para cezası ile 5 gün karşılığı olarak verilen 100 TL para cezasının toplanarak sanığın neticeten 3.700 TL adli para cezasına hükmedilmesi,