Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/3020 E. , 2024/3602 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3020 Karar No : 2024/3602 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Birliği VEKİLİ : Av. ... 2- DAVALI YANINDA MÜDAHİL ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ...'in b
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/3020 E. , 2024/3602 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3020 Karar No : 2024/3602 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Birliği VEKİLİ : Av. ... 2- DAVALI YANINDA MÜDAHİL ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ...'in baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair İzmir Barosu Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca verilen ... tarih ve ... sayılı kararın Adalet Bakanlığı'nca uygun bulunmayarak bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesi üzerine ilk kararda ısrar edilmesine yönelik Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; İzmir Barosu levhasına yazılmak için başvuran ... hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne üye olma suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyası ile dava açıldığı ve davanın derdest olduğu, başka bir deyişle adı geçenin Avukatlık Kanununun 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan kovuşturma altında bulunduğunun anlaşıldığı, bu durumda; avukatlığa alınma isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verilebileceği, her ne kadar kovuşturmanın sonuna kadar bekletilme hususunda davalı idareye takdir yetkisi tanınmış ise de, adı geçenin üzerine atılı suçun niteliği göz önünde bulundurulduğunda avukatlığa alınma isteği hakkındaki kararın kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesinin kamu yararı ve avukatlık hizmetinin gerekleri bakımından daha uygun olacağı kanatine varıldığından dava konusu ısrar kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Türkiye Barolar Birliğinin İddiaları: Türkiye Barolar Birliğince dosya içeriğine sunulan belgeler çerçevesinde mevcut delil durumuna göre bir tedbir mahiyetinde olan bekletme kararı verilmesini zorlayan değerlendirme yapılması mümkün görülmediğinden suçsuzluk karinesi de dikkate alınarak tesis edilen ısrar işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. Davalı Yanında Müdahilin İddiaları: Davalı idarenin vermiş olduğu ısrar kararında kanundan doğan takdir yetkisini kullandığı, idari işlemin iptal edilebilirlik şartlarından hiçbirinin somut olayda mevcut olmadığı, yargı yetkisinin yerindelik denetimi şeklinde ve idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde kullanılamayacağı, idare mahkemesince ceza davasının ilk derece aşamasının neticelenmesinin beklenmesi ve sonrasında karar verilmesi gerekirken iptal kararı vermesinin özel hayata saygı hakkı, masumiyet karinesi ve hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlali anlamına geldiği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, adli yardımdan yararlanan davalı yanında müdahil tarafından 07.04.2022 tarihli temyiz dilekçesinde yargılama giderlerinin tahsilinden tamamen muaf tutulmasına yönelik talepte bulunulmuş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 335. maddesinin 1-a maddesinde, adli yardımın kural olarak yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağlayacağının hüküm altına alındığı, 339. maddesinin 1. fıkrasında, adli yardım kararından dolayı ertelenen tüm yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avansların dava veya takip sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunacağının kurala bağlandığı, aynı maddenin 2. fıkrasında ise, ertelenen yargılama giderlerinin tahsili hususunda adli yardımdan yararlananın "mağduriyete uğrayacağının açıkça anlaşılması" koşuluna bağlanmış ve mahkemenin takdir yetkisine dayalı yargılama giderlerinden tamamen muafiyete yönelik istisna hükmünün getirildiği, belirtilen istisna hükmünün ise somut olayda uygulanmasını gerektirecek ve müdahilin mağduriyetine sebebiyet verebilecek herhangi bir tespit bulunmadığından yasal koşulları oluşmayan işbu talebin reddine karar verilerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan idari yargı safhasının devam ettiği süreçte, davalı yanında müdahilin Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esasına kayıtlı ceza davasında, anılan Mahkemenin ... tarih ve K:... sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş ise de; idari yargı denetimi, işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuata uygunluğun denetlenmesi ile sınırlı olup ilgilinin baro levhasına yazılması hususunda Türkiye Barolar Birliğince ısrar kararı verildiği tarih itibariyle, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında açılmış ceza kovuşturması mevcut olduğundan, 1136 sayılı Kanun'un 5/3. maddesinde tanınan takdir yetkisinin, ilgilinin baro levhasına yazılması yönünde kullanılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve kamu yararına uygunluk bulunmamaktadır. Bununla birlikte müdahil hakkında verilen beraat kararı sonrasında, müdahilin baro levhasına yazılmasının yasal mevzuat çerçevesinde davalı idare tarafından yeniden değerlendirilebileceği tabidir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklamayla ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 07/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.