Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.08.2008-18.07.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde kurye olarak çalıştığını, iş kazası nedeniyle iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini, ücretlerinin hiç ödenmediğini, hafta içi 16.30-23.00 saatine kadar, hafta sonu 09.00-22.00-23.00 saatlerine kadar çalıştığını, yıllık izin kullandırılmadığını belirterek kıdem tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.08.2008-18.07.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde kurye olarak çalıştığını, iş kazası nedeniyle iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini, ücretlerinin hiç ödenmediğini, hafta içi 16.30-23.00 saatine kadar, hafta sonu 09.00-22.00-23.00 saatlerine kadar çalıştığını, yıllık izin kullandırılmadığını belirterek kıdem tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. KARAR: Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı işyerinde çalışması bulunup bulunmadığı noktasındadır. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.