13. Hukuk Dairesi 2013/22724 E. , 2013/31568 K. "İçtihat Metni" ... vekili avukat ... ile 1-... Turizm Tic. Ltd. Şti. 2-... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... Tüketici Mahkemesinden verilen 28.01.2013 tarih ve 957-61 sayılı hükmün Dairenin 13.06.2013 tarih ve 16053-16206 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu. KARAR Davacı, 1996 yılında ulusal televizyonlardan davalıların
**13. Hukuk Dairesi 2013/22724 E. , 2013/31568 K.** **"İçtihat Metni"** ... vekili avukat ... ile 1-... Turizm Tic. Ltd. Şti. 2-... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... Tüketici Mahkemesinden verilen 28.01.2013 tarih ve 957-61 sayılı hükmün Dairenin 13.06.2013 tarih ve 16053-16206 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu. KARAR Davacı, 1996 yılında ulusal televizyonlardan davalıların ...’nın ... ilçesinde Devre mülk inşa ederek satışa sunduğunu öğrendiğini, 27.02.1997 ve 30.12.1997 tarihli sözleşmelerle 2 adet devre mülkü 499,90 TL ve 4700 DM ye satın aldığını, sözleşmedeki edimlerini yerine getirmesine rağmen davalıların satış sözleşmesinde yazılı bulunan yükümlülükleri yerine getirmediklerini ileri sürerek taşınmaz malların rayiç değeri olan 14.700,00 TL nin yasal faiziyle davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalılardan ..., zamanaşımı yönünden dava süresinin dolduğunu, 1997 yılında yapı ruhsatının iptal edildiğini, bu tarihten sonra devre mülk inşaatlarına çivi çakmanın imkansız hale geldiğini, inşaatlara mühür vurulduğunu, edimin ifasının imkansızlığının bu tarih olduğunu, devre mülkle ilgili ihalenin feshedildiğini, 1998/179 Esas sayılı dosyası ile belediyenin %20 ortağı olduğu şirketin feshi için dava açıldığını, edimin ifa edilemeyeceğinin hem yerel hem de genel basında defalarca yer aldığını, ayıplı ifa kapsamında değerlendirilerek zamanaşımının 5 yıl olduğunun kabulünde zorunluluk olduğunu, aradan 15 sene geçtikten sonra davalı şirket tarafından sahte sözleşmeler hazırlandığını, şirketin dava dosyasına her hangi bir belge, bilgi ibraz etmediğini, bugüne kadar sayısı 300'ü geçen ve sadece bir kişinin 238 adet devre mülk aldığının iddia edildiğini, davanın belediye başkanlığı açısından husumetten reddi gerektiğini, Yargıtay HGK'nun 2010/13-516 esas 2011/6 karar nolu ilamının naylon sözleşmelere dayanarak açılan davalar sonucu davalı şirketin sevindirildiğini, 20.000 nüfuslu küçük bir ilçe olan ... Belediye başkanının yetkisiz temsili sonucu büyük oranda zarara uğratıldığını, dönemin belediye başkanının meclis üyelerinin bu faaliyetleri nedeniyle cezalandırıldığını belirterek öncelikle usulden, olmadığı takdirde esastan davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 1 adet A, 1 adet C grubundan toplam 2 adet devre mülk değeri için tespit edilen 14.700,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, diğer taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dairemizin 13.06.2013 gün 2013/16053-2013/16206 sayılı ilamıyla hüküm onanmış, bu kez davalı ... karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Davacı eldeki davada delil olarak devre mülk satış sözleşmesi, senet asılları, tahsilat makbuzları ile diğer delillere dayanmıştır. Davalı ise YHGK'nun 2010/13-516 E. 2011/6 K. nolu ilamının naylon sözleşmeler düzenlenmesine aracı kılınarak dava kazanılmasının kötüye kullanıldığını, satış tarihinden sonra düzenlenmiş sözleşmeler olabileceğini, sahte üyelik yoluyla haksız kazanç elde edildiğini, ödemelerin belediye kasasına girmemesi nedeniyle tüm belgeler üzerindeki imza, yazı ve rakamların mürekkep yaş (yazı yaşı tespiti) yöntemiyle düzenleniş tarihinin belirlenmesini talep etmiş, ne var ki mahkemece bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verilmiştir. Davalı şirketin ticari defter ve belgeleri ile doğrulanmayan bir kısım sözleşme ve ödeme belgeleri dosyaya sunulmuş ise de davalının az yukarıda ileri sürdüğü hususlarda; sözleşme ve ödeme belgelerinin aslı dosyada olmakla, sözleşmelerde kullanılan mürekkebin, ödeme belgeleri üzerinde yer alan kaşe, mühür, pul gibi ilişik materyallerin içeriğine, materyallerin parlaklığına, özellikle \* taahhütname ve 30.12.1997 tarihli sözleşmenin bilgisayar yazı teknolojisine varıncaya kadar üzerinde inceleme yapılması, bunun için dairemize seri olarak gelen diğer dosyalarla birlikte ... Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü ile gerektiğinde Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek, içinde bilgisayar mühendisinin de yer aldığı bilirkişi heyetine inceleme yaptırılmalı, sözleşme ve ödeme belgelerinin gerçek olup olmadığı konusunda taraf ve yargı denetimine uygun rapor alınmalı sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek, dayanak belgelerin sıhhati ispatlanmış gibi davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. Açıklanan nedenlerle, mahkeme kararının bozulması gerekirken, yanılma sonucu yazılı şekilde onandığı, bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davalının karar düzeltme isteğinin kabulü ile, Dairemizin onama kararının kaldırılmasına ve yukarıda açıklandığı şekilde bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin 13.06.2013 gün 2013/16053-2013/16206 sayılı onama kararının kaldırılmasına ve mahkeme kararının davalı ... yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 16.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.