(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/15727 E. , 2013/9003 K. MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Eşya alacağı Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, dava konusu edilen ziynet eşyalarının aynen iadesine, mümkün değilse bedelinin tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile…
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/15727 E. , 2013/9003 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Eşya alacağı Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, dava konusu edilen ziynet eşyalarının aynen iadesine, mümkün değilse bedelinin tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile bir kısım ziynet eşyalarının aynen iadesine, mümkün değilse bedellerinin tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, tarafların boşandıklarını, evlilik birliği devam ederken davalı kocanın ailesi tarafından arabalarına el konulduğunu, davalı kocasının altınları verdikleri takdirde ailesinin ana bayiye iade edeceğini bildirmesi üzerine kocası üzülmesin diye altınları ona verdiğini, ancak talep edilmesine karşın iade edilmediğini belirterek, ziynet eşyalarının aynen iadesini, mümkün değilse 20000 TL olan bedelinin tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili, davacı kadının kendi isteğiyle evden ayrıldığını, ziynet eşyasının yanında götürdüğünün kabulü gerektiğini, davayı kabul etmediklerini, davacının iddialarını kanıtlamasının gerektiğini, davanın haksız ve dayanaksız açıldığını, reddine karar verilmesini savunmuştur. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi hükmü uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkaran kimsenin iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. Davacı dava konusu edilen ziynet eşyasının elinden alındığını ileri sürmüş, davalı yan ise bu iddiayı kabul etmemiştir. Hayat deneylerine göre olağan olanın bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Diğer bir deyimle bunların davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağana ters düşer. Diğer taraftan ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyadır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğu kabul edilmelidir. Davacı, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını, ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını,ispat yükü altındadır. Olayda, davacı kadın evlilik birliğinin devamı sırasında ziynet eşyalarını davalı kocaya verdiğini iddia ederek işbu davayı açmış ise de, bu konuda dinlettiği tanıkları, görgüye dayalı beyanda bulunmamışlar, davacıdan duyduklarını aktarmışlardır. Davacı iddialarını tanık beyanlarıyla kanıtlayamamakla beraber delil olarak dayandığı boşanma davasındaki dilekçesinde her türlü delil demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan davacıya ziynet eşyalarını davalıya verdiği ve geri alamadığı konusunda davalı yana yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.