Başvuru, ceza soruşturması sırasında başvurucunun parasına, kişisel eşyaları ile aracına el konulması nedeniyle mülkiyet hakkının; yargılamanın makul bir sürede sonuçlanmaması ve hakkaniyete uygun yargılama yapılmaması nedenleriyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, ceza soruşturması sırasında başvurucunun parasına, kişisel eşyaları ile aracına el konulması nedeniyle mülkiyet hakkının; yargılamanın makul bir sürede sonuçlanmaması ve hakkaniyete uygun yargılama yapılmaması nedenleriyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 28/5/2014 tarihinde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/9/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 11/1/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 4/2/2016 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Çorlu'da bir bankaya ait otomatik para çekme makinesinin (ATM cihazının) kart girişine kağıt konularak sıkışması sağlanan banka ve kredi kartı bilgilerinin ele geçirilmesi ve bu bilgilerin kullanılarak menfaat temin edilmesi olayına ilişkin olarak kamera görüntülerinden, olay yerinde başvurucunun adına kayıtlı 34 UN 8951 plaka sayılı aracın bulunduğunun tespit edilmesi üzerine, 27/2/2009 tarihinde Darıca Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla başvurucunun evinde arama yapılmıştır. Yapılan arama neticesinde başvurucunun evinde bulunan otomatik para çekme cihazının bulunduğu yerin kamera görüntülerinin bulunduğudisk çalar (cd), bilgisayarlar ve cep telefonları dahil çeşitli eşyasına el konulmuş, suç eşyası esas defterinin 2009/411 sırasına kaydedilerek adli emanete alınmıştır. Gebze Sulh Ceza Mahkemesinin 28/2/2009 tarihli ve 2009/242 Değişik İş sayılı kararı ile 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca el koyma işleminin onaylanmasına karar verilmiştir. Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Gebze Sulh Ceza Mahkemesinin 2/3/2009 tarihli ve 2009/224 Değişik İş sayılı kararı ile bu defa başvurucuya ait çeşitli cep telefonları ile 34 UN 8951 plaka sayılı Rover marka 1999 model otomobile el konulması işleminin onaylanmasına karar verilmiştir. Bu otomobil, Çorlu yediemin otoparkına alınmıştır. Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 5/3/2009 tarihinde Çorlu Trafik Tescil Müdürlüğüne gönderdiği yazı üzerine 34 UN 8951 plaka sayılı başvurucu adına kayıtlı otomobil yerine 34 UD 8951 plaka sayılı .. San. ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı aracın sicil kaydına "satılamaz, devredilemez" şerhi konulmuştur. Yine Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Çorlu Sulh Ceza Mahkemesinin 4/3/2009 tarihli ve 2009/140 Değişik İş sayılı kararı ile başvurucunun A.. Bank Bahçelievler/İstanbul Şubesinde bulunan 000 TL tutarındaki mevduat hesabına 5271 sayılı Kanun'un maddesine göre tedbir konulmasına karar verilmiştir. Anılan soruşturma kapsamında 3/3/2009 tarihinde Cumhuriyet savcısı tarafından başvurucunun ifadesi alınarak tutuklamaya sevk edilmiş, Çorlu Sulh Ceza Mahkemesinin 3/3/2009 tarihli ve 2009/31 sorgu sayılı kararı ile başvurucunun "banka ve kredi kartlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık", "banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması" ve "suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma" suçlarından tutuklanmasına karar verilmiştir. Çorlu Sulh Ceza Mahkemesinin 30/4/2009 tarihli ve 2009/275 Değişik İş sayılı kararı ile başvurucunun atılı suçlardan tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasına karar verilmiştir. Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 9/7/2009 tarihli ve 2009/1821 sayılı iddianamesiyle; "banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması" ve "suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma" suçlarından 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrası ve maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca cezalandırılmasına ve adli emanetin 2009/411 sırasında kayıtlı eşyaların müsaderelerine karar verilmesi talep edilmiştir. İddianamenin ilgili kısımları şöyledir: "Şüpheliler E., Nuray IŞIK, Y., Ö.A., Y., A.K., H.T. ve Ö.Ş. adlı şahısların, müştekilerden önce ilçemiz Devlet Hastanesi önünde bulunan Y... Bankasına ait ATM'nin içine girerek bankamatik kart girişine kağıt koyarak, bankamatiğe takılan kredi kartlarının sıkışmasını sağladıkları ve kartı sıkışan müştekileri banka görevlisini aradığını söyleyip kredi kartı şifresini ele geçirmek suretiyle gerçekleştirdikleri kredi kartının kötüye kullanılması eylemlerinin kronolojik olarak incelenmesinde;....2) Müşteki B.'ye ait hesaptan para çekmek maksadıyla müşteki B.'nin eşi olan müşteki G.'nin 8/12/2007 günü saat 15 sıralarında Devlet Hastanesi önünde bulunan Y... Bankasına ait ATM'ye ek kartını taktığı, müşteki G. şifresini girdiği esnada ekranda geçici olarak hizmet dışıdır şeklinde bir yazının çıktığı, bu sırada müşteki G.'nin yanına 40 yaşlarında 170 cm boylarında 80 kg civarında esmer tenli, saçları dökük, sakalsız, normal şiveli, sivri uçlu ayakkabısı olan bir erkek şahsın gelerek müştekiyi Cumhuriyet Meydanında bulunan ATM'ye gitmesi için yönlendirmeye çalıştığı, ancak müştekinin eşi olan müşteki B.'yi arayarak olay yerine çağırdığı, olay yerine gelen müşteki B.'nin de kartı geri alamaması üzerine, müşteki G.'yi ATM'nin başından ayrılmaması için tembihleyerek yardım almak için Y... Bankasının Cumhuriyet Meydanında bulunan şubesine gittiği, haftasonu olması dolayısıyla bankada kimseyi bulamadığı, bu sırada banka önünde bulunan ATM'den para çeken 65 boylarında sarı saçlı, zayıf yapılı, 30 yaşlarında bir bayan şahsın kendisini banka görevlisi olarak tanıtarak sorunun ne olduğunu yardımcı olabileceğini söylediği, müşteki B.'nin durumu izah etmesi üzerine bayan şahsın 'kartınız bloke olmuştur, merak etmeyin' dediği ve müştekinin yanından ayrıldığı, daha sonra müştekilerin olay yerinden ayrılarak gittikleri, aynı gün müşteki B.'nin hesabı kontrol etmek için kendi kartını taktığında toplamda 000 TL para çekilmiş olduğunu fark ettiği, Müşteki G.'nin maruz kaldığı eylemin meydana geldiği ATM'ye ait güvenlik kamera kayıtlarının olay tarihinin eski olmasından mütevellit görüntülerin silinmiş olmaları sebebiyle elde edilemediği,Olay ile ilgili olarak, diğer müştekilerin maruz kaldığı eylemlere ait güvenlik kamera kayıtlarından ve emniyetçe şüphelilerin bizzat yaptırılan teşhisinde, müşteki G.'nin kendisini olay günü kredi kartının sıkışması üzerine başka bir ATM'ye yönlendirmeye çalışan şahsın şüpheli A.K. olduğunu teşhis ettiği, müşteki B.'nin ise kendisine banka görevlisi süsü vererek 'kartınız bloke olmuştur merak etmeyin' diyen bayanın şüpheli Nuray Işık olduğunu teşhis ettiği,...Şüpheli Nuray Işık'a ait evde yapılan arama ve elkoyma sonucu 3 adet laptop, 1 adet Post cihazı, 5 ayrı firmaya ait manyetik şeritli alışveriş kartı, içeriğinde herhangi bir manyetik şeritli karta kopyalanmaya hazır kredi kartı bilgileri ve track bilgilerinin olduğutoplam 12 sayfa el yazısı belgeler, 1 adet harici harddisk, veri depolamaya yarayan birçok hafıza kartlarının ele geçirilmesi, yine Güvenlik kamerası kayıtlarının incelenmesinde, müşteki B.A'nın mağdur edildiği gün 34 UN 8951 plakalı siyah renkli Rover marka araçtan inerek ATM cihazı önünde bekleyen şüpheli E. ile olay yerinde bulunan 34 DR 3553 plakalı gri renkli Opel Corsa marka araca binerek olay yerinden uzaklaşan şüpheli Ö.A. ve A.K. adlı şahısların birbirleriyle el kaldırmak suretiyle selamlaştıklarının görülmesi birlikte değerlendirildiğinde, ortada Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması suçunu işleyen iştirak halinde, devamlı, hiyerarşik bir düzende olan bir suç örgütünün var olduğunun değerlendirildiği,...Yukarıda yazılı deliller ve tüm soruşturma dosyası kapsamında şüphelilerin üzerlerine atılı suçları işlediklerinin sabit olduğu anlaşılmakla,Şüphelilerin Mahkemenizde yargılamalarının yapılarak eylemlerine uyan yukarıda yazılı sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına, emanetin 2009/411 sırasına kayıtlı suç eşyalarının müsaderesine karar verilmesi kamu adına iddia ve talep olunur." Çorlu Asliye Ceza Mahkemesinin 18/8/2009 tarihli ve E.2009/702, K.2009/312 sayılı kararı ile sanıkların üzerine atılı suçların 5237 sayılı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrasının (f) bendi kapsamında kalması ihtimali ve bu hususun takdir ve değerlendirmesinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosyanın gönderildiği Çorlu Ağır Ceza Mahkemesinin9/11/2009 tarihli ve E.2009/431, K.2009/335 sayılı kararı ile; "... isnad olunan 'ATM banka kart girişine önceden kağıt yerleştirip, ATM den para çekmeye gelen müştekilerin kartlarının ATM ye sıkışmasını sağlamak ve hile ile kart şifrelerini öğrenmek ve söz konusu kart ve şifrelerini kullanarak müştekilerin hesaplarından para çekerek haksız menfaat sağlamaktan' ibaret eylemlerinin ... 5237 sayılı [Kanun'un] 157/ ve 245/1 maddesinde yer alan suçları oluşturduğu ... suç vasfının dolandırıcılık olarak değişmesinin mümkün olmadığı, iddianameyle açılan davanın 5237 sayılı [Kanun'un] 245/ ve maddelerindekisuçlarolup bu suça bakma görevi asliye ceza mahkemesine [ait] olduğundan Mahkememizin görev alanı dışındadır..." gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir. Olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi amacıyla merci tayini için dosyanın gönderildiği Yargıtay Ceza Dairesinin 25/2/2010 tarihli ve E.2010/1071, K.2010/1553 sayılı ilamıyla Çorlu Ağır Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Yargılamaya Çorlu Ağır Ceza Mahkemesinde devam edilmiş; 12/9/2012 tarihinde yapılan oturumda Mahkeme, soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca yanlışlıkla tedbir konulan 34 UD 8951 plaka sayılı araç üzerindeki tedbir kararının kaldırılmasına ve 34 UN 8951 plaka sayılı aracın trafik kaydına 5271 sayılı Kanun'un maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca şerh verilmek suretiyle aracın ruhsat sahibine teslim edilmesine karar vermiştir. Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğünün 8/10/2012 tarihli yazısıyla başvurucuya ait olup Çorlu yediemin otoparkında tutulan 34 UN 8951 plaka sayılı aracın bu tarihte başvurucuya teslim edildiği bildirilmiştir. Duruşmanın 23/11/2012 tarihinde yapılan oturumunda başvurucunun müdafii, suçtan doğan zararın 000 TL olduğu gerekçesiyle başvurucunun banka hesabında bulunan 000 TL tutarındaki parası üzerine konulan tedbirin kaldırılarak başvurucuya iade edilmesini talep etmiştir. Mahkeme ara kararı ile başvurucunun tedbirin kaldırılmasına ilişkin talebinin esas hakkında verilecek kararla birlikte değerlendirilmesine ve bu aşamada talebin reddine karar vermiştir. Başvurucunun müdafii bu defa 14/3/2014 tarihli oturumda, başvurucunun banka hesabı üzerindeki tedbir kararının tamamen kaldırılmasını, ancak gerek duyulması halinde 000 TL tutarındaki miktar üzerinde tedbirin devam ettirilerek, kalan kısmı üzerindeki tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkeme aynı oturumdaki ara kararı ile başvurucunun bu taleplerinin reddine karar vermiştir. Başvurucu 21/3/2014 tarihinde söz konusu ara karara itiraz etmiş ve isnat edilen suçun maddi değerinin 000 TL olduğu, soruşturma aşamasında 000 TL tutarındaki banka hesabına, kişisel ziynet eşyalarına ve 34 UN 8951 plaka sayılı otomobile uzun süreli olarak el konulmuş olmasının hakkaniyet ve orantılılık ilkeleri ile bağdaşmadığı gerekçesiyle banka hesabı üzerindeki tedbirin ve başvurucuya ait kişisel eşya ile otomobilin iadesine karar verilmesi isteminde bulunmuştur. Mahkeme bu itirazı yerinde görmeyerek dosyayı itirazın incelenmesi için Çorlu Ağır Ceza Mahkemesine göndermiştir. Çorlu Ağır Ceza Mahkemesinin 25/3/2014 tarihli ve 2014/185 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın kısmen kabulüne karar verilerek Çorlu Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/172 sayılı dava dosyasının 14/3/2014 tarihli oturumunda verilen ilgili ara kararının kaldırılmasına, başvurucunun A.. Bank Bahçelievler/ İstanbul Şubesinde bulunan 000 TL tutarındaki mevduat hesabına ilişkin el koymanın 907 TL ile sınırlandırılmasına, belirtilen tutarın üzerindeki meblağ yönünden tedbirin kaldırılmasına kesin olarak karar verilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:"Mahkememizce yapılan değerlendirmede, sanık Nuray müdafisininÇorlu Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/172 sayılı dava dosyasının 14/3/2014 tarihli oturumunda yalnızca müvekkilinin banka hesabına konulan tedbirin kaldırılması veya sınırlandırılmasına yönelik istemde bulunduğu, her ne kadar itiraz dilekçesinde el konulan tüm eşya yönünden tedbirin kaldırılması istenilmiş ise de Mahkememizce yapılabilecek incelemenin ancak itiraz edilen kararla sınırlı olabileceği;Davaya konu edilen beş ayrı olayda sanıklar tarafından elde edildiği ileri sürülen haksız menfaatin toplam olarak 907 TL'den ibaret olduğu, [5237 sayılı Kanun'un] 55/ maddesinde ifadesini bulan 'Bu fıkra hükmüne göre müsadere kararı verilebilmesi için maddî menfaatin suçun mağduruna iade edilememesi gerekir' hükmüne göre suçun sübutu hâlinde müsaderesine karar verilebilecek olan miktar ve orantılılık ilkesi gözetildiğinde, banka hesabına konulan tedbirin bu miktar ile sınırlı tutulması,Sanık Nuray Işık'a ait olan .... imei numaralı Nokia marka mobil telefon ile 34 UN 8951 plaka sayılı Rover marka 1999 model otomobile ilişkin değerlendirmenin Mahkemesince yapılması gerektiği sonuç ve kanısına varılmıştır." Başvurucunun müdafii 12/6/2014 tarihinde, başvurucunun banka hesabında bulunan 907 TL paranın iadesi ve 34 UN 8951 plaka sayılı araç kaydındaki tedbir şerhinin kaldırılmasını talep etmiş, ancak Mahkeme 13/6/2014 tarihinde yapılan oturumda verdiği ara kararıyla bu taleplerin reddine karar vermiştir. Bu karara karşı başvurucu ve müdafii tarafından bir itirazda bulunulmamıştır. Başvurucu ve müdafii sonraki duruşmalara katılmamış ve son olarak 8/4/2016 tarihinde yapılan oturumda sanıklardan Y. hakkında çıkarılan yakalama emrinin infazının beklenmesine ve duruşmanın 4/11/2016 tarihine bırakılmasına karar verilmiştir. Buna göre Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden (UYAP) yapılan sorgulama sonucuna göre yargılamanın devam etmekte olduğu anlaşılmaktadır. Başvurucu 28/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 5237 sayılı Kanun’un "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma" kenar başlıklı maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir: "Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlar, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." 5237 sayılı Kanun’un "Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: "Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır." 5237 sayılı Kanun’un "Eşya müsaderesi" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "(1) İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir....(3) Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir.(4) Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir...." 5237 sayılı Kanun’un "Kazanç müsaderesi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların müsaderesine karar verilir. Bu fıkra hükmüne göre müsadere kararı verilebilmesi için maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilememesi gerekir." 5271 sayılı Kanun'un "Eşya veya kazancın muhafaza altına alınması ve bunlara elkonulması" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) İspat aracı olarak yararlı görülen ya da eşya veya kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan malvarlığı değerleri, muhafaza altına alınır.(2) Yanında bulunduran kişinin rızasıyla teslim etmediği bu tür eşyaya elkonulabilir." 5271 sayılı Kanun'un "Elkoyma kararını verme yetkisi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri, elkoyma işlemini gerçekleştirebilir." 5271 sayılı Kanun'un "Taşınmazlara, hak ve alacaklara el koyma" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Soruşturma veya kovuşturma konusu suçun işlendiğine ve bu suçlardan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebebi bulunan hallerde, şüpheli veya sanığa ait; a) Taşınmazlara,b) Kara, deniz veya hava ulaşım araçlarına, c) Banka veya diğer malî kurumlardaki her türlü hesaba,d) Gerçek veya tüzel kişiler nezdindeki her türlü hak ve alacaklara, e) Kıymetli evraka, f) Ortağı bulunduğu şirketteki ortaklık paylarına, g) Kiralık kasa mevcutlarına,h) Diğer malvarlığı değerlerine,Elkonulabilir. Somut olarak belirlenen Bu taşınmaz, hak, alacak ve diğer malvarlığı değerlerinin şüpheli veya sanıktan başka bir kişinin zilyetliğinde bulunması halinde dahi, elkoyma işlemi yapılabilir. ...(4) Kara, deniz ve hava ulaşım araçları hakkında verilen elkoyma kararı, bu araçların kayıtlı bulunduğu sicile şerh verilmek suretiyle icra olunur.(5) Banka veya diğer malî kurumlardaki her türlü hesaba elkonulması kararı, teknik iletişim araçlarıyla ilgili banka veya malî kuruma derhâl bildirilerek icra olunur. Söz konusu karar, ilgili banka veya malî kuruma ayrıca tebliğ edilir. Elkoyma kararı alındıktan sonra, hesaplar üzerinde yapılan bu kararı etkisiz kılmaya yönelik işlemler geçersizdir...." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;...j) Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,.Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." 5271 sayılı Kanun'un maddesinin 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun'un maddesi ile eklenen (3) numaralı fıkrası şöyledir:"Birinci fıkrada yazan hâller dışında, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteminin koşulları" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir."