T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/2064 KARAR NO:2025/1920 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:KÜÇÜKÇEKMECE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:21/10/2025 değişik iş kararı ve 06.11.2025 tarihli ek karar NUMARASI:2025/72 D.İş - 2025/70 K. DAVANIN KONUSU:İhtiyati Haciz Taraflar arasında görülen değişik iş dosyasında ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda karard…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/2064 KARAR NO:2025/1920 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:KÜÇÜKÇEKMECE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:21/10/2025 değişik iş kararı ve 06.11.2025 tarihli ek karar NUMARASI:2025/72 D.İş - 2025/70 K. DAVANIN KONUSU:İhtiyati Haciz Taraflar arasında görülen değişik iş dosyasında ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlu vekilince yapılan itirazın reddine dair verilen 06.11.2025 tarihli ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan değişik iş dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZET:İhtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; borçlu tarafından keşide edilen 30/06/2025 keşide tarihli, 1.000.000 TL bedelli, 25/07/2025 ödeme günlü ve 30/06/2025 keşide tarihli, 425.000 TL bedelli, 30/09/2025 ödeme günlü senetlerin borçlu tarafından ödenmediğini, borçlunun, elindeki malları üçüncü kişilere devrettiği ve hacizden kaçırdığı konusunda ciddi duyumlar alındığını, borçlunun alacaklıyı sürekli oyaladığını, bu arada üçüncü kişilere malların devrettiğini de duyduklarını, müvekkilinin alacağını güvence altına almak için borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, senetlerden kaynaklanan toplam 1.425.000 TL tutarındaki alacak için borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına, borca yetecek tutarda ihtiyati haciz konulması kararı verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 21.10.2025 tarihli değişik iş kararında; " ... Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu senetler gereğince alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olduğu hususunda kanat uyandırıcı nitelikte olduğu, bu haliyle de İİK.'nın 257/1. maddesindeki şartların mevcut olduğu ve 258. maddesindeki yaklaşık ispat koşullarının da oluştuğu, alacağın toplam 1.425.000,00-TL olduğu anlaşıldığından talebin bu miktar üzerinden kabulü ile, %15 oranında hesaplanan 213.750,00-TL teminat alınması suretiyle ihtiyati haciz talebinin kabul edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, talebin kabulü ile 1.425.000,00 TL üzerinden %15 oranında hesaplanan 213.750,00 TL teminat yatırıldığında veya muteber bir bankadan alınacak kesin ve süresiz nitelikte teminat mektubunun ibrazı halinde, borçlu ... üzerine kayıtlı olan, borca yeter miktarda, taşınır, taşınmaz mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, teminat yatırıldığında, ihtiyati haciz kararının infazı için kararın bir örneğinin imza karşılığı alacaklı vekiline verilmesine karar vermiştir.Bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilli tarafından, İİK'nın 265. maddesi uyarınca, süresinde itiraz edilmiştir. İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, itiraz dilekçesinde özetle; ihtiyati hacze konu edilen senetlerin kambiyo vasfına sahip olmadığını, senetlerde düzenleme yeri ve geçerli bir keşideci adresinin bulunmadığını, dolayısıyla TTK ve Yargıtay içtihatları uyarınca bu belgelerin kambiyo senedi sayılmayacağını, buna ek olarak, müvekkilinin yerleşim yeri ve senetlerin tanzim yeri dikkate alındığında, yetkili mahkemenin Büyükçekmece mahkemeleri olduğunu, görevli mahkemenin ise asliye hukuk mahkemesi olması gerektiği, bu nedenlerle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI ÖZETİ İlk Derece Mahkemesi, itirazı değerlendirdiği 06.11.2025 tarihli ek kararında; "... 2004 Sayılı İİK.'nın 257. maddesinin ilk fıkrasında; "rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi ile muaccel, başka deyişle; vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haczin koşulları sayılmaktadır.İcra ve İflas Kanunu'nun 258. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; “… alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur...” düzenlemesi ile alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Bununla birlikte, özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir (HMK. 200. md.). Kuşkusuz, yargılama sonunda; alacağın varlık ve miktarı kesin deliller ile ortaya konulacaktır. Ancak, yargılama sonuçlanıncaya kadar geçici hukuki koruma olarak para alacağının güvence altına alınması amacıyla para alacaklarında İİK.'nun 257. vd. maddelerindeki koşulların bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceğinin kabulü gerekir. İİK'nın 265/1 maddesine göre, borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.İhtiyati hacize yapılan itirazın incelenmesinde, ihtiyati haciz talebine konu kambiyo senetlerinde zorunlu unsurlarından olan tanzim yerinin bir idari isim şeklinde yer almadığı, bu hali ile senedin zorunlu unsurlarından birinin eksik olduğu belirtilmiş ise de ihtiyati hacze konu senetlerin kayıtsız ve şartsız borç ikrarını içeren belge olduğu,İİK. 257. maddesine göre, ihtiyati haciz kararı verilmesi için senedin bono niteliğinde olması şartı bulunmadığı, bu hususun ancak yapılabilecek icra takibinin mahiyetini değiştirebileceği, senet bono vasfını kaybetse de, belli bir miktar borcun kayıtsız şartsız belli bir vadede alacaklının emrine ödeneceği kaydı ve borçlunun imzası unsurları bulunduğundan, mücerret borç ikrarı olarak değerlendirilmesi gereken bu adi borç senedine dayalı olarak İİK.’nun 257 nci maddesinde yazılı şartların bulunması halinde ihtiyati haciz kararı alınması mümkün olduğu, yetkiye yönelik itirazın incelenmesinde bono adi senet vasfında olduğundan buna bağlı alacağın para borçlarının ifa yerinin, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olduğu ve davacının yerleşim yerinin Başakşehir / İstanbul olması nedeniyle yetki itirazının yerinde olmadığı, İK'nın 265/1 maddesine göre, borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata yönelik itirazda bulunabilineceği anlaşılarak görev yönündeki itirazın tahdidi sayılan nedenler arasında yer almaması nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir.Bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; talebe konu senetlerde düzenleme yeri bulunmadığından kambiyo vasfında olmadığını, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi değil asliye hukuk mahkemesi olduğunu,ayrıca borçlu görünen müvekkilinin adresinin ...Büyükçekmece/İstanbul olması sebebiyle yetkili mahkemenin de Büyükçekmece mahkemeleri olduğunu, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E. 2024/3506 K. 2024/8889 T. 22.10.2024 sayılı kararında da belirtildiği üzere senetlerde belirgin bir idari birimin belirtilmediğini, kambiyo senede hükmü bulunmadığını, İstanbul BAM 43.HD'nin 20.02.2025, 2023/234 Esas, 200 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere görevli mahkemenin genel yetkili asliye hukuk mahkemesi olduğunu, görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğunu, bu konuda itiraz edilmemiş olunsa bile mahkemenin re'sen inceleme yapması gerektiğini, bu hali ile ihtiyati haciz kararına itiraz sebeplerinden biri olmaması, görev kurallarının göz ardı edilmesi gerektiği anlamına gelmeyeceğini, mahkemenin kabulüne göre sulh ceza hakimliklerinden bile ihtiyati haciz talep edilebileceği sonucu çıktığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Talep, İİK'nın 257 ve devamı hükümleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine; istinaf ise ihtiyati hacze borçlu tarafın yapılan itirazın reddi ek kararına ilişkindir.İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlu vekilince yapılan itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, borçlu vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Alacaklı tarafın dayandığı iki adet senedin incelenmesinde; keşidecisinin borçlu ..., lehtarının alacaklı ... olduğu, keşide tarihlerinin 30.06.2025 olduğu birinin bedelinin 1.000.000 TL, vadesinin 25/07/2025, diğerinin bedelinin 425.000 TL olduğu, vadesinin 30/09/2025 olduğu, borçlu tarafça imzalandığı, senetlerde keşideci borçlu ...'ın adının altında adres kısmında '' ...'' adresine yer verildiği, düzenleme yeri olarak bir idari birim isminin yer almadığı görülmektedir. Bonolarda düzenleme yerinin TTK'nın 776/1.f uyarınca senedin ön yüzünde gösterilmesi zorunludur. Düzenleme yeri bulunmuyorsa TTK'nın 777/4 maddesine göre bononun keşidecinin adının yanında yazılı yerde düzenlendiği kabul edilir. Somut olayda senetlerde düzenleme yeri yer almadığı, keşidecinin adının yanında da yazılı bir yer adı bulunmadığı, buna göre talep konusu senetlerin bono vasfı taşımadığı anlaşılmaktadır. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural olarak ihtiyati haciz istenemeyecek ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması halinde vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir.İİK'nın 265/1. maddesi hükmü uyarınca ise borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haciz kararına, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.İİK'nın 258. maddesi ''İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir'' hükmünü içermektedir.Görüldüğü üzere, söz konusu hükümde yetkili mahkeme gösterildiği halde, görevli mahkeme konusunda açık bir düzenleme bulunmamaktadır.Dava açıldıktan sonra, dava konusu alacak için yalnız davaya bakan mahkemeden ihtiyati haciz istenir. Alacak davası açılmadan önce ihtiyati haciz kararı için hangi mahkemenin görevli olduğu İİK'nın 258.maddesinde açıkça belirtilmiş değildir. Bu maddede sadece genel olarak mahkemeden söz edildiğine göre görev konusunda HMK'nın göreve ilişkin hükümleri uygulanacak demektir ( Prof Dr. ..., İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2.Baskı, 2013, Ankara, s.1041). Belirtildiği üzere maddede sadece genel olarak mahkemeden söz edildiğine göre, görev konusunda HMK'nın göreve ilişkin hükümleri uygulanacaktır (Yargıtay 11. HD'nin 23.09.2013 tarihli ve 2013/11461 E., 2013/16263 K. sayılı; 19. HD'nin 24.06.2015 tarihli ve 2014/19016 E., 2015/9335 K. sayılı kararları). İİK'nın 265/1 hükmü uyarınca mahkemenin yetkisi bir itiraz sebebi ise de, HMK'nın 1 hükmü uyarınca göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir ve 114/1-c hükmüne göre de mahkemenin görevli olması bir dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115. maddesine göre ise, dava şartlarının mevcut olup olmadığı, taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir.TTK'nın 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olmalı (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı yönünde düzenlenme (mutlak ticari dava) olmalıdır. Somut uyuşmazlıkta talep konusu senetler düzenleme yeri bulunmaması sebebiyle bono niteliğinde olmayıp, talep konusu TTK'nın 4. maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan değildir. Taraf beyanlarına göre uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesine ilişkin olduğuna dair bir durum da bulunmadığı anlaşıldığından talep nispi ticari dava niteliğinde de değildir. O halde somut olayda talep konusu senetlere ilişkin ihtiyati haciz talebini incelemekle görevli mahkeme asliye hukuk mahkemeleri olduğundan ilk derece mahkemesinin görevli olmadığı, itirazın bu sebeple kabulü gerekirken ek karar ile itirazın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenlerle, borçlu vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesinin 06.11.2025 tarihli ek kararın kaldırılmasına, itiraza ilişkin Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına ve neticeten itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 265/5 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati hacze itiraz eden davalı borçlu ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede ilk derece mahkemesinin ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine dair 06.11.2025 tarihli ek kararın kaldırılmasına, ihtiyati hacze itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve ihtiyati hacze itirazın kabulü ile ilk derece mahkemesinin 2025/72 D.İş - 2025/70 K. sayılı, 21.10.2025 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, itiraz eden ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati hacze itirazın reddine dair 06.11.2025 tarihli ek kararının kaldırılmasına, borçlu vekilinin ihtiyati hacze itirazı hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-İİK'nın 265. maddesi uyarınca borçlu ...'ın itirazının kabulü ile borçlu hakkında verilen 21.10.2025 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına,2-İş bu karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 10.000,00 TL maktu avukatlık ücretinin, esas hakkındaki dava veya takipte haklı olması kaydıyla, ihtiyati haciz talep eden alacaklıya tahmiline,3-İhtiyati haciz talep eden alacaklının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:a-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; istinaf peşin karar harcının ise talebi hâlinde ihtiyati hacze itiraz edene iadesine, b-Borçlu tarafından yapılan 1.683,10 TL başvuru harcı gideri ile 60,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.743,10 TL kanun yolu giderinin, esas hakkındaki dava veya takipte haklı olması kaydıyla, ihtiyati haciz talep eden alacaklıya tahmiline, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,8-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine derhal gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,04.12.2025 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.