2. Ceza Dairesi 2022/15219 E. , 2023/2150 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/292 E., 2021/623 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddes…
**2. Ceza Dairesi 2022/15219 E. , 2023/2150 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/292 E., 2021/623 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Suça sürüklenen çocuk hakkında, Siverek Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.04.2016 tarihli ve 2015/2838 Soruşturma numaralı iddianame ile; "müştekinin iş yerinde meydana gelen hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçları ile ilgili başlatılan soruşturmada, olay yerinde yapılan detaylı incelemede iş yeri karıştırılan raf ... ibareli çakmak kutusu üzerinde bir adet parmak izinin alındığı, söz konusu parmak izinin yapılan incelemesinde şüpheli ...'na ait olduğunun tespit edildiği" iddiasıyla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1, 151, 142/2.h.1, 53. maddeleri gereğince hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Siverek 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2016/177 Esas, 2016/280 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 168/1, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 11 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının aynı Kanun'un 50/1-a ve 52/2-4. maddeleri gereğince neticeten 6.660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve adli para cezasının 20 eşit şekilde taksitlendirilmesine; iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan aynı Kanun'un 116/2, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının aynı Kanun'un 50/1-a ve 52/2-4. maddeleri gereğince 2.000.00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve adli para cezasının 20 eşit şekilde taksitlendirilmesine; mala zarar verme suçundan ise aynı Kanun'un 151/1, 168/1, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 21 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının aynı Kanun'un 50/1-a ve 52/2-4. maddeleri gereğince neticeten 420,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Anılan kararın, suça sürüklenen çocuk tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16.06.2021 tarihli ve 2021/8591 Esas, 2021/12374 Karar sayılı ilâmıyla; 1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hüküm kurulurken, cezadan indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplerden olan etkin pişmanlık hükümlerine ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin, yaş küçüklüğü nedeniyle cezadan indirim yapılmasına ilişkin aynı Kanun'un 31/3. maddesinden önce uygulanması suretiyle aynı Kanun'un 61/5. maddesine aykırı davranılması, 3- Suça sürüklenen çocuğun iş yeri dokunulmazlığını bozma suçunu evrakı tefrik olunan faili meçhul şüpheli ile birlikte işlediğinin anlaşılması karşısında, iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini, 4-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4. maddesinde yer alan "Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde on birinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak on sekiz yaşından küçük suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümde hapisten çevrilen adli para cezalarının yerine getirilmemesi durumunda, kamuya yararlı işte çalışma yaptırımına ve hapse çevrileceğine dair ihtar yapılmasına karar verilmesi nedenleriyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine Siverek 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli ve 2021/292 Esas, 2021/623 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 31/3, 168/1 ve 62. maddeleri gereğince 11 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının aynı Kanun'un 50/1-a ve 52/2-4. maddeleri gereğince neticeten 6.660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve adli para cezasının 10 eşit şekilde taksitlendirilmesine; iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/2, 119/1-c, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; hükmolunan kısa süreli hapis cezasının aynı Kanun'un 50/1-a ve 52/2-4. maddeleri gereğince 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve adlî para cezasının 10 eşit şekilde taksitlendirilmesine; mala zarar verme suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 151/, 31/3, 168/1 ve 62. maddeleri gereğince 21 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının aynı Kanun'un 50/1-a ve 52/2-4. maddeleri gereğince neticeten 420,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuğun temyiz isteği; "atılı suçu işlemediğine, suçu işlediğine dair delil bulunmadığına" ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mahkemece, suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde dosyası tefrik edilen faili meçhul şüpheli ile birlikte şikâyetçinin işyerinin kepengini zorlamak suretiyle işyerine girerek hırsızlık yaptığı ve soruşturma aşamasında zararı giderdiği kabul edilmiştir. 2. Suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki savunmasında, uyuşturucu madde kullanması sebebiyle atılı suçu işlemiş olabileceğini, olay nedeniyle pişman olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. 3. Şikâyetçi, zararının soruşturma aşamasında giderildiğini beyan etmiştir. 4. 18.12.2015 tarihli ekspertiz raporuna göre, iş yeri karıştırılan raf yeri değiştirilmiş "..." ibareli çakmak üzerinden elde edilen parmak izinin suça sürüklenen çocuğa ait olduğu belirtilmiştir. 5. Olay yeri inceleme raporuna göre: işyerinin çinko kepenk ile kaplı olduğu, kepengin açık ve iş yeri kapısı önünde açık vaziyette asma kilit olduğu, kepengin altında demir doğrama kapı olduğu ve şikâyetçi tarafından devamlı açık vaziyette bırakıldığı belirtilmiştir. IV. GEREKÇE A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Ve Mala Zarar Verme Suçlarına İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Suça sürüklenen çocuğun iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından, yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 116/1, 119/1-c, 151/1 ve 31/3. maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 66/2. maddeleri gereği 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, aynı Kanun'un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 30.06.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten itibaren, ikinci mahkûmiyet tarihi olan 11.11.2021 tarihi arasında gerçekleştiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulduğu belirlenmiştir. B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Hırsızlık Suçuna İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçun vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, suça sürüklenen çocuğun tevil yolu ile ikrarda bulunduğu ve iş yeri içerisinde yeri değiştirilmiş çakmak üzerinde suça sürüklenen çocuğun parmak izinin bulunduğu anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuğun "atılı suçu işlemediğine, suçu işlediğine dair delil bulunmadığına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Mahkemece 11.11.2021 tarihli celsede bozmaya uyulmasına karar verildiği halde, bozmanın gereği yerine getirilmeyerek, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Siverek 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2021 tarihli ve 2021/292 Esas, 2021/623 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuğun temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1-(1). maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak DÜŞÜRÜLMESİNE; B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Siverek 3. Asliye Ceza Mahkemesinin,11.11.2021 tarihli ve 2021/292 Esas, 2021/623 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuğun temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.