10. Hukuk Dairesi 2011/17845 E. , 2012/26284 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi No :566-391 Dava, davalı işverene ait işyerinde geçen çalışmalar yönünden itibari hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin ge
**10. Hukuk Dairesi 2011/17845 E. , 2012/26284 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :566-391 Dava, davalı işverene ait işyerinde geçen çalışmalar yönünden itibari hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Somut olayda, iş güvenliği uzmanı olup olmadıkları anlaşılamayan halk sağlığı, gögüs hastalıkları ve kimya bölümü öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılıp, düzenlenen raporda; işyerinin bir matbaa olduğu, işyerinde iki adet baskı makinesi ve kağıt kesme makinesinin bulunduğu, davacının çalıştığı ortamın güneş ışığından yeterince yararlanmadığı, sürekli suni ışık altında çalışıldığı, çalışma alanının 100 m2 olduğu, işyerinde makine gürültüsü ve kullanılan kimyasalların kokusunun rahatsız edici boyutta olduğu, dolayısıyla davacı tarafından yapılan işin 2098 sayılı Yasa ile 506 sayılı Yasaya eklenen ve 3395 sayılı Yasa ile değiştirilen Ek.5/II. maddenin (a), (b) ve (e) bentlerine girdiği ve itibari hizmetten yararlanması gerektiği belirtilmiş, mahkeme de, bu rapora göre yazılı biçimde davanın kabulüne karar vermiştir. Basım ve gazetecilik işyerindeki çalışma koşulları nedeniyle itibari hizmet süresinden yararlanabilmek için, yasada öngörülen iki koşulun birlikte gerçekleştiğinin belirlenmesi gereklidir. Bunlardan birinci koşul, sigortalının basım ve gazetecilik işyerinde çalışmış olmasıdır. Ancak bu koşulun araştırılıp saptanmasında; işyeri, dar anlamda muhakkak ve sadece gazete basımıyla uğraşan bir basımevi olarak düşünülmeyip, yasanın açık amacı göz önünde bulundurularak söze değil öze üstünlük tanıyan bir yaklaşımla basım işinin nitelikleri yönünden gerekli inceleme yapılarak sonuca varılmalıdır. İkinci koşul ise, yine aynı maddenin II. Alt Bendinin (a-f) işaretli alt bentlerinde yazılı fiziksel dış etkenlerden birinin çalışma koşulları kapsamında ayrıca gerçekleşmiş bulunmasıdır. Davacının, davalı işverene ait işyerindeki çalışmalarının itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir koşullarda geçip geçmediğinin tespiti amacıyla hazırlanan ve hükme dayanak alınan bilirkişi raporu, konuya ilişkin mevzuatın irdelenmesi ve işyeri ortamında bulunduğu belirtilen sağlığa zararlı maddelere ilişkin soyut bilgilere yer veren içerikte düzenlenmiştir. Anılan rapor, yukarıda sayılan iki koşulun varlığını ortaya koyabilmek açısından, işyerinin kapsamı, çalışma düzeni ve koşulları; bölümleri ve bu bölümlerin taşıdıkları özellikler, hangi bölümlerdeki çalışmalarda anılan yasada sayılan fiziksel dış etkenlere maruz kalındığı ve buna bağlı olarak itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir işlerden olup olmadığı yönlerini, işyeri üretim planına dayalı şekilde ayrı ayrı inceleyip bireyselleştirme işlemini içermediği gibi; davacının çalışma koşulları ile Yasanın aradığı etkenlere maruziyeti konusunda da somut irdeleme içermemektedir. İşyeri bildirgesinde, işyerinde yapılan işin mahiyetinin, “iletişim reklam” olduğu belirtilmiştir. Öncelikle, işyerinin tümüyle mi yoksa belirli bölümleri itibariyle mi basım ve gazeticilik işyeri olarak niteleneceği; maruz kalınan etkenlerin oluşturduğu hastalıklar anlamında uzman tıp doktoru, matbaacılık işinden anlayan kimya yüksek mühendisi ve makine yüksek mühendisi iş güvenliği uzmanlarından oluşacak bilirkişi kurulu marifetiyle, işyerindeki keşiften elde edilen bulgulara dayalı olarak ortaya konulmalıdır. Tipo-ofset makinalarında makinist ve ofsetçi olarak çalışan davacının, işyeri özlük dosyasında yer alan bilgiler tüm içeriği ile dosyaya katıldıktan sonra; işyerinin tüm bölümleri gözetilerek; işyeri ve yapılan işin niteliği, özellikleri ve buna bağlı olarak hangi olumsuz dış etkenlere maruz kalındığı, çalışmanın itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir işyerinde geçip geçmediği; gürültü ve ihtizaz yapıcı makine ve aletlerdeki çalışma düzeni ile çalışmanın gerçekleştiği saatler, gürültü düzeyi ve kullanılan maddelerin insan sağlığı için tehlike sınırı ve ölçümleme yönteminin yargısal denetime elverir biçimde ortaya konulması gereği üzerinde durulmaksızın; basım ve gazeticilik işyerinde çalışma nedeniyle itibari hizmet süresinden yararlanmaya ilişkin koşullar konusunda yeterli irdeleme içermeyen bilirkişi raporu dayanak alınarak hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Öte yandan; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 74. maddesinde (Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi); "Hakim, talepten fazla veya başkasına hükmedemez" hükmü yer almaktadır. Yasanın bu açık hükmünden de anlaşılacağı üzere hakim, talepten fazlasına veya başkasına hükmedemeyeceği açıktır. Kabule göre; davacının, dava dilekçesinde, açıkça, 1995/3.dönem ile 15.12.1996 tarihleri arasında 465 gün geçen çalışması yönünden itibari hizmet süresinin tespitini talep etmesi karşısında, mahkemece, talep aşılarak, davacının 15.07.1995-15.12.1996 tarihleri 505 gün geçen çalışması yönünden itibari hizmet süresinin tespitine karar verilmesi, yerinde görülmemiştir. Mahkemece yapılacak iş, maruz kalınan etkenlerin oluşturduğu hastalıklar alanında uzman tıp doktoru ile iş güvenliği uzmanı olan ve matbaacılık işinden anlayan kimya yüksek mühendisi ve makine yüksek mühendisinden oluşacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde yeniden keşif yapılıp, bozma ilamı içeriğine uygun değerlendirme ve irdelemeleri içeren rapor düzenletmek suretiyle, sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir. Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde; davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.