4. Hukuk Dairesi 2025/9281 E. , 2026/1801 K. "" İLK DERECE MAHKEMESİ : Boyabat Asliye Hukuk Mahkemesi TARİH : 26.02.2025 İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl dava dosyasında da…
4. Hukuk Dairesi 2025/9281 E. , 2026/1801 K. "İçtihat Metni" İLK DERECE MAHKEMESİ : Boyabat Asliye Hukuk Mahkemesi TARİH : 26.02.2025 İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl dava dosyasında davacı vekili; müvekkili ...'ın eşi olan ...'ın üzerine davalı ... Mühendislik Şirketine ait kamyon dorsesinin düşmesi sonucu vefat ettiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL maddi tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen 2016/217 Esas sayılı dosyada davacılar vekili; davacılar ... ve ...'ın babası olan ...'ın davalıların kusuru nedeni ile 15.03.2012 tarihinde geçirdiği kaza nedeni ile vefat ettiğini, müvekkillerinin acı çektiğini, maddi olarak zarar gördüğünü beyanla belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada davacı ... ve ... bakımından ayrı ayrı 5.000,00 TL maddi tazminatın, ve ... ve ... bakımından ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. Birleşen 2018/354 Esas sayılı dosyada davacılar vekili; davacılar ... ve ...'ın oğulları olan ...'ın 15.03.2012 tarihinde geçirdiği kaza nedeni ile vefat ettiğini, davacıların destekten yoksun kaldığını, manen acı çektiklerini belirterek belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada davacı ... ve ... bakımından ayrı ayrı 5.000,00 TL maddi tazminatın, ... ve ... bakımından ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davacılar vekili 27.11.2019 tarihli dilekçesi ile fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydı ile davacı ... için 215.924,38 TL, davacı ... için 67.596,83 TL, davacı ... için 82.001,25 TL olmak üzere toplam 365.522,46 TL olarak taleplerini ıslah etmiştir. Davacılar vekili 04.03.2021 tarihli dilekçe ile davacı ... için 298.092,24 TL, desteğin kızı ... için 68.801,73 TL, desteğin kızı ... için 86.380,86 TL, davacı desteğin babası ... için 63.423,64 TL, davacı desteğin annesi ... için 66.885,40 TL ve manevi tazminat taleplerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Aslı dava dosyasında davalılar vekili cevap dilekçesinde; söz konusu kazaya karışan aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunduğunu, zararın poliçe kapsamında karşılanması gerektiğini, kazada davalıların kusuru olmadığını, müteveffanın kusuru bulunduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Birleşen 2018/354 Esas sayılı davada davalı ... Tic Ltd Şit vekili cevap dilekçesinde; söz konusu aracın yıkama için müteveffanın dükkanına geldiğini, yıkama için gerekli önlemlerin alınmamış olması nedeni ile kazanın oluştuğunu, müteveffanın kazada asli kusurlu olduğunu, olayda kendileri açısından illiyet bağının kesildiğini, davacıların oğullarından yardım aldığını belirttiklerini ancak bu yardımın niteliğini açıklamadıklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Birleşen 2018/354 Esas sayılı davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; söz konusu aracın yıkama için müteveffanın dükkanına geldiğini, yıkama için gerekli önlemleri almamış olması nedeni ile kazanın oluştuğunu, kazada asli kusurlu olduğunu, olayda kendileri açısından illiyet bağının kesildiğini, davacıların oğullarından yardım aldığını belirttiklerini ancak bu yardımın niteliğini açıklamadıklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.10.2021 tarihli ve 2013/377 Esas, 2021/652 Karar sayılı kararıyla; davanın maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, ... Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden alınan kusur raporu ile davacı murisi ...'ın olayda %50 oranında, ...'in sahibi ve sorumlusu olduğu davalı ... Ltd. Şti.'nin olayda %40 oranında, davalı ...'ın %10 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, desteğin gelirine ilişkin zabıta araştırması neticesinde asgari ücretin 1,36 katı olan 1.000 TL gelire sahip olması ihtimaline göre yapılan hesabın daha hakkaniyetli olduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 2021 yılı verileri kullanılarak hesaplama yapıldığı, davacı vekilinin 05.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi gözönüne alınarak maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin taleplerin reddi gerektiği, olayın oluş şekli, kaza tarihinin 2012 yılı oluşu, olaydaki kusur durumu, ölen ...'ın yaşı ve meydana gelen kazadan dolayı geride kalan eşi, çocukları, anne ve babasının sosyal yaşamlarında duyacakları elem ve ızdırap nedeniyle manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verildiği gerekçesi ile asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile davacı ... için 242.320,38 TL maddi tazminatın, davacı ... için 44.511,86 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 53.076,48 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 66.885,40 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 51.771,17 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesi 31.05.2022 tarihli ve 2022/477 Esas, 2022/815 Karar sayılı kararıyla; dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapılmasına ve birleşen dava dosyalarında hüküm altına alınan manevi tazminatlara yönelik istinaf itirazının bulunmamasına göre kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davalılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 12.12.2022 tarih, 2022/10024 Esas, 2022/16763 Karar sayılı ilamı ile; " 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinden; Dosyanın incelenmesinden; hükme esas alınan ve davacıların destekten yoksun kalma zararına ilişkin rapor düzenleyen bilirkişi tarafından desteğin ve davacıların muhtemel yaşam süresinin, TRH 2010 yaşam tablosu uygulanmak suretiyle hesaplama yapıldığı, davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile TRH 2010 yaşam tablosu uyarınca yapılan hesaplamada belirlenen miktar üzerinden talepte bulunduğu ve mahkemece de talep doğrultusunda davacıların maddi tazminat isteminin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacıların, desteğin ölümü nedeniyle uğradığı zarar, geleceğe ilişkin olduğundan, muhtemel yaşam süresinin usul ve uygulamaya uygun olarak belirlenmesi önem kazanmaktadır. Hal böyle olunca, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1989/4-586 esas, 1990/199 sayılı kararı ve Dairemizin yerleşik içtihatları gereği, olay tarihi itibariyle PMF 1931 yaşam tablosu ve progresif rant tekniği uygulanmak suretiyle hesaplama yapılması gerekirken TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak yapılan hesaplamaya göre hüküm tesisi doğru değildir. Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır. 3-Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava konusu olay, davalı ...’ın davalı ...ye ait kamyonu yıkamaya götürdüğü sırada müteveffanın dorse ile çekici arasında kalarak hayatını kaybetmesi şeklinde gerçekleşmiştir. Davacılar vekili dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiş, mahkemece davalı ...’ın kusurunun %10 olarak belirlendiği bilirkişi raporunun hükme esas alındığı belirtilerek davalılar hakkında müştereken ve müteselsilen tahsiline dair hüküm kurulmuştur. 6100 sayılı HMK’nun 26. maddesi “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir uyarınca hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.” hükmünü haizdir. Mahkemece, davalı ... yönünden bu davalının kusuru oranında sorumluluğa gidilmesi gerekirken, talebi aşar şekilde tüm zarardan müştereken müteselsilen tahsili şeklinde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. " denilerek bozma kararı verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, ... Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden alınan kusur raporu ile davacı murisi ...'ın olayda %50, ...'in sahibi ve sorumlusu olduğu davalı ... Ltd. Şti.'nin %40, davalı ...'ın ise %10 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, desteğin gelirine ilişkin zabıta araştırması neticesinde desteğin asgari ücretin 1,36 katı olan 1.000 TL gelire sahip olması ihtimaline göre yapılan hesabın daha hakkaniyetli olduğu, bozma ilamı doğrultusunda PMF 1931 Yaşam Tablosu ve prograsif rant yöntemine göre yapılan hesaplamaya itibar edildiği, manevi tazminatın kabulüne karar verildiği gerekçesi ile asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile davacı ... için 201.874,36 TL maddi tazminatın, 40.374,87 TL'sinden davalı ..., bakiyesinden davalı şirketin, davacı ... için 45.049,94 TL maddi tazminatın 9.009,99 TL'sinden davalı ...'ın bakiyesinden davalı şirketin, davacı ... için 57.271,64 TL maddi tazminatın 11.454,33 TL'sinden davalı ..., bakiyesinden davalı şirketin, davacı ... için 43.729,53 TL maddi tazminatın, 8.745,90 TL 'sinden davalı ...'ın bakiyesinden davalı şirketin, davacı ... için 41.324,88 TL maddi tazminatın, 8.264,98 TL'sinden davalı ...'ın bakiyesinden davalı şirketin sorumlu olması kaydıyla tahsiline, birleşen 2016/217 Esas sayılı dosya ve 2018/354 Esas sayılı dosya davacıları lehine ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar ... ve .... Ltd . Şti. vekili temyiz dilekçesinde; kazanın iş kazası olduğu bu konuda dava açılması için süre verilmesi gerektiği, desteğin ücretinin fazla belirlendiği, davacı anne ve babaya gelir bağlanıp bağlanmadığının belirlenmesi, hesaplama yöntemine itiraz ettikleri, fazla miktara karar verildiği, kusur oranlarının çelişkili olduğu, manevi tazminatın fazla verildiği, faiz talebini kabul etmedikleri, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bağlanan maaşların dikkate alınması gerektiği gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın karıştığı 15.03.2012 tarihli kaza sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalılar ... ve .... Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Davalılar ... ve .... Ltd . Şti. vekilinin diğer temyiz nedenlerine gelince; Mahkemenin 19.10.2021 tarihli kararında desteğin 1.000,00 TL geliri olduğu kabul edilerek TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile yapılan hesaplama neticesinde birleşen 2016/217 Esas sayılı dosya davacısı ... için 44.511,86 TL destekten yoksun kalma tazminatına, davacı ... için 53.076,48 TL destekten yoksun kalma tazminatına karar verilmiştir. Kararın davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar ... ve .... Ltd . Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 12.12.2022 tarihli ilamı ile aktüerya raporunda olay tarihi itibari ile PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılması gerektiği, ayrıca davalı ...'ın kazada %10 oranında kusuru bulunduğu ve kusur oranı kadar sorumlu olması gerektiği gerekçeleri ile bozma kararı verilmiştir. Bozma kararı sonrasında mahkemece hükme esas alınan 04.11.2024 tarihli bilirkişi raporunda, desteğin 1.000,00 TL geliri olduğu kabulü ile PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmış, mahkemece birleşen 2016/217 Esas sayılı dosya davacısı ... lehine 45.049,94 TL, davacı ... için 57.271,64 TL tazminata karar verilmiştir. Davalıların temyizi üzerine Dairece bozma kararı verilmiş olmasına rağmen bozma kararı sonrasında birleşen 2016/217 Esas sayılı dosya davacıları lehine, davalılar aleyhine olacak şekilde fazla tazminata karar verilmiştir. Davalıların usulü müktesep hakları ihlal edilerek, bozma öncesi verilen maddi tazminat miktarlarından daha fazlaya karar verilmesi hatalı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VII. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar ... ve .... Ltd . Şti. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeple davalılar ... ve .... Ltd . Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılar ... ve .... Ltd . Şti.'ne iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.