9. Ceza Dairesi 2023/9060 E. , 2023/7031 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1261 E., 2019/964 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca t…
**9. Ceza Dairesi 2023/9060 E. , 2023/7031 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1261 E., 2019/964 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2018/167 Esas, 2019/43 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37 inci maddesi delaletiyle 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi ve 43 üncü maddesi uyarınca 22 yıl 6 ay; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun'un 37 nci maddesi delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi ve 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 11.06.2019 tarihli ve 2019/1261 Esas, 2019/964 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.01.2020 tarihli ve 14-2019/128812 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. 4. Ankara Bölge Adliyesi Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 17.03.2021 tarihli ve 2020/1718 Esas, 2021/2170 Karar sayılı kararı ile katılanın aşamalardaki ifadeleri, savunma, tanık beyanları ile doktor raporu nazara alındığında sanığın, olay gecesi diğer sanık ...’la (...) birlikte katılanın direncini kırıp zorla evde alıkoyduğu sırada nitelikli cinsel saldırı eylemini gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması ve mevcut haliyle İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi karşısında mahkumiyet kararlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesinin kanuna aykırı olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.04.2021 tarihli ve 14-2019/128812 sayılı itiraznamesi ile sanığın diğer sanık ...’la (...) birlikte katılana yönelik nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediğinden bu suçlardan cezalandırılması gerektiği ileri sürülerek Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 17.03.2021 tarihli ve 2020/1718 Esas, 2021/2170 Karar sayılı kararına itiraz edilmiştir. 6. Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 16.06.2021 tarihli ve 2021/1575 Esas, 2021/4306 Karar sayılı kararı ile bozma ilamı usul ve kanuna uygun görülüp, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ileri sürülen itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden reddiyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmesi için dosyanın Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir. 7. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.12.2022 tarihli ve 2021 (Kapatılan) 14-271 Esas, 2022/810 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 17.03.2021 tarihli ve 2020/1718 Esas, 2021/2170 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına, dosyanın uygulamanın denetlenmesi amacıyla Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Katılanın beyanlarının çelişkili olduğuna, katılanın anal ya da vajinal muayene raporunda bulgu olmadığının belirtildiğine, sanık ... ile diğer sanık arasında husumet olduğuna, bu nedenle birlikte hareket etmelerinin mümkün olmadığına, sanık kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden ise kastının bulunmadığına ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna, verilen cezanın caydırıcı nitelikte olmadığına, bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Katılan ...'in sanık ...'ın önceki sevgilisi, "..." olan adını yargılama aşamasında (Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/331 esas 2017/16 karar sayılı kararı ile) "..." olarak değiştiren diğer sanık ...'ın ise sonraki sevgilisi olduğu; katılanın sanıklarla görüştüğü dönemlerde zaman zaman onlarla ilişki yaşadığı, sanık ...'ın katılanı annesiyle tanıştırdığı, sanık ...'ın katılandan geçmişinde yaşadıklarını anlatmasını istemesi üzerine katılanın daha önce sanık ... ile arkadaşlığından bahsettiği, katılanın tanıştıktan yaklaşık bir ay sonra değişik nedenlerle sanık ... ile arkadaşlığını tek taraflı olarak sonlandırdığı, katılanın kendisiyle görüştüğü dönemde önceki sevgilisi sanık ...'la da görüştüğünü ve bu şekilde kendisini aldattığını düşünen sanık ...'ın 23.01.2017 günü katılanın evine gittiği, burada yaşadıkları tartışma sırasında katılanı darp ettiği, bu hususun iş bu dosya kapsamında dava konusu yapılmadığı, sanık ...'ın sosyal medya üzerinden sanık ...'a mesaj göndererek buluşmak istediğini söylediği, sanık ...'ın bu konuyla ilgili olarak ...'ın kendisini tehdit ettiği iddiasıyla şikayet başvurusunda bulunduğu; olay günü akşam saatlerinde aralarındaki sorunları konuşmak için her iki sanığın bir araya geldikleri ve sanık ...'ın kullandığı araba ile gecenin ilerleyen saatlerinde katılanın evinin önüne gittikleri, sanık ...'ın burada telefon mesajıyla katılanı aşağıya çağırdığı ve "İnmezsen canını yakarım" şeklinde mesaj gönderdiği, katılanın tedirgin bir şekilde aşağıya inerek ... ile buluştuğu ve akabinde sanık ...'ın aracına binmesi üzerine üçü birlikte dolaşmaya başladıkları, sanıklar ... ve ...'ın araç içerisinde ve bazen de aracı park ederek dışarıda alkol alıp tartışmaya başladıkları, alkol almak istemeyen katılana sanık ...'ın ısrarla içki içirdiği, sanık ...'ın aldığı alkolün de etkisiyle bazen agresif tavırlar sergileyerek katılana yumrukla vurduğu, bir süre sonra kafasıyla katılanın burnuna, cam bira şişesiyle de sırtına vurduğu, sanıkların bir ara katılanı ticari taksiyle evine göndermek istedikleri ancak daha sonra bundan vazgeçerek birlikte sanık ...'ın evine gittikleri, alkolün de verdiği etkiyle tartışmayı burada da sürdürdükleri, bir ara sanık ...'ın kız kardeşi olan tanık ...'un tarafları sakinleştirmeye çalıştığı ancak başarılı olamadığı, tanık ...'un dershaneye gitmek için evden ayrıldığı; sanık ...'ın ev içerisinde de katılanı darp etmeyi sürdürdüğü, bir süre sonra katılanı yatak odasına itekleyerek götürdüğü ve soyunmasını istediği, katılanın kabul etmemesi üzerine tekrar darp ettiği ve "Başına gelecekleri biliyorsun" demesi üzerine korku içerisinde olan katılanın soyunmak zorunda kaldığı, akabinde anal yoldan katılanla cinsel ilişkiye girdiği, bu esnada sanık ...'ın diğer sanık ...'a bu durumu kameraya kaydetmesini söylediği, sanık ...'ın gülerek cep telefonu ile kamera kaydı yapar gibi davrandığı, eldeki cep telefonu cihazlarının incelenmesinde buna ilişkin herhangi bir kayda rastlanılmadığı, sanık ...'ın kafa darbesiyle burnu kanayan katılanı sanık ...'ın banyoya götürerek yıkadığı, çamaşır makinesi üzerine çıkartarak yine anal yoldan ilişkiye girdiği, bir süre sonra sanık ...'ın soyunarak kendisi de ilişkiye girmek istediğini söylediği, sanık ...'ın katılan ile oral yoldan ilişkiye girerken bu esnada diğer sanık ...'ın anal yoldan ilişkiyi sürdürdüğü, bu durumdaki ilişkinin oturma odasında ve yatak odasında devam ettiği; bir süre sonra sanık ...'ın sipariş ettiği yemeğin gelmesi üzerine siparişi teslim almak için yanlarından ayrıldığında sanık ...'ın katılanın yüzüne tükürerek "Sen bunu hakediyorsun" dediği, yine bir süre sonra sanık ...'ın annesi tanık ...'nin eve gelmesi üzerine ...'ın katılanı ve sanık ...'ı ev içerisinde gizlemeye çalıştığı ancak annesinin durumu fark etmesi üzerine oğlu ile tartışmaya başladığı, sanık ...'ın annesinin katılana yardımcı olmaya çalıştığı, odaya girer girmez katılanın tanık ...'nin ayağına kapanarak kendisini kurtarmasını istediği ve ağlamaya başladığı, tanık ...'nin sanıklara katılanı bırakmalarını istediği ancak sanık ...'ın bu durumu kabul etmediği, bir fırsatını bulan katılanın kendisini dışarıya atarak çağırdığı taksiyle evine gittiği ve kısa süre sonra tekrar taksiye binip Sincan Devlet Hastanesine giderek orada görevli polis memuruna yaşadıklarını anlattığı, katılanın buradan başka bir hastaneye sevk edildiği Mahkemece kabul edilerek sanığın nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir. Suçun işleniş biçimi, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saiki göz önünde bulundurularak temel ceza tayin edilmiştir. Sanık ... ile diğer sanık ...'ın 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesi kapsamında fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri ve fiil üzerinde ortak hakimiyet kurdukları, suçun birden fazla kişiyle birlikte işlendiği kanaatine varılarak 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi gereğince cezasında ½ oranında artırım yapılmıştır. Sanık ...'ın aralarında fikir ve eylem birliği bulunan sanık ... ile birlikte müşterek hakimiyet kurmak suretiyle direncini kırdıkları katılana nitelikli cinsel istismar eylemlerini aynı mekanda birbirini takiben gerçekleştirdikleri ve sanık ...'ın bizzat gerçekleştirdiği eylemden ayrı olarak diğer sanığın eylemine de 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesi anlamında katıldığı anlaşılmakla aynı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince cezasında takdiren 1/4 oranında artırım yapılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle red edilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmeyip istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, katılanın olayların gerçekleşme biçimine ilişkin anlatımlarının aşamalarda birbiriyle uyumlu olması, olayın derhal adli mercilere intikal ettirilmesi, sanık ...'ın kollukta; diğer sanık ...'ın katılanın üzerine yürüyüp vurmaya çalıştığı esnada araya girdiği ve yumruğun kendisine isabet ettiği, aldığı darbenin etkisiyle yere düştüğü ve kalkamadığı, 1-2 dakika sonra kalktığında sanık ... ve katılanın odada olduklarını gördüğü ve sanık ...'ın katılana "Seni seviyorum. Neden bana bunları yapıyorsun?" şeklinde sözlerle bağırdığını duyduğu, onların bulunduğu odaya hiç gitmediği, alkolün etkisiyle sızdığı, kendisine geldiğinde sanık ...'ın annesinin eve geldiğini gördüğü şeklindeki savunmasına karşılık Mahkemede; sanık ...'ın bir an katılana vurmak için hamle yaptığını görerek araya girdiği, çok güçlü bir darbe aldığı ve bilincini kaybettiği, kendisine geldiğinde sanık ...'ın annesinin evde olduğu biçiminde beyanda bulunmak suretiyle çelişkili anlatımlarda bulunması, sanık ...'ın kız kardeşi tanık ...'in Mahkemede "... Bey'le, abim ona cinsel bir şeyler yapmışlar." şeklindeki beyanının katılanın iddialarını destekler mahiyette olması, sanık ...'ın olayın başlangıcından itibaren diğer sanık ...'la birlikte hareket etmesi ve sanık ...'ın annesi tanık ... eve gelene kadar aynı ortamda bulunmayı sürdürmesi, katılanın sanıklara iftira atmasını gerektirir bir husumetin bulunmaması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanık ...'ın katılana yönelik eylemlerinin sabit olduğunun kabulüyle Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin bozma kararını kaldırarak uygulamanın denetlenmesi amacıyla dosyanın Dairemize gönderilmesine karar vermiştir. 2. Katılanın aşamalardaki beyanları, tanık anlatımları, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince sanık ...'ın diğer sanık ... ile olay tarihinde direncini kırarak üzerinde hakimiyet kurdukları katılana sırasıyla nitelikli cinsel saldırıda bulunmaları şeklinde gerçekleşen eylemde, sanık ...'ın diğer sanık ... (...) ile 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesi kapsamında müşterek fail sıfatıyla hareket ettikleri gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi gereğince cezalandırılması gerekirken ayrıca diğer sanığın fiiline iştirak ettiği gerekçesiyle zincirleme suça ilişkin aynı Kanun'un 43 üncü maddesi ile cezasının artırılması karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Sanık ... hakkında müsnet suçlardan dolayı temel cezalar belirlenirken suçun işleniş şekli, olay nedeniyle katılanın kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanması, sanığın kastının yoğunluğu ve dosya içeriği nazara alındığında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması suretiyle sonuç cezaların eksik tayini karşısında, söz konusu kararlara yönelik istinaf başvurularının kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 4. Yukarıda açıklanan nedenlerle Tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 11.06.2019 tarihli ve 2019/1261 Esas, 2019/964 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2023 tarihinde karar verildi.