11. Hukuk Dairesi 2010/5749 E. , 2012/6384 K. MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/02/2010 tarih ve 2008/221-2010/29 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/04/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılardan Setaş Kimya A.Ş. vekili Av. …
**11. Hukuk Dairesi 2010/5749 E. , 2012/6384 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/02/2010 tarih ve 2008/221-2010/29 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/04/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılardan Setaş Kimya A.Ş. vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin SETAL, SETALUX ve SETAMINE ibareli markaları ile üretip satışa arz ettiği reçinelerin dünyanın bir çok ülkesinde ve Türkiye’de satıldığını, anılan markaların 26.04.2001 tarihinden geçerli olmak üzere reçineler emtiasında Türkiye’de de tescilli olduğunu, davalı şirketin 03.10.2006 tarihinde 01 ve 35. sınıfa dahil emtia ve hizmetlerde SETALUB, SETAPOLYMER ve SETACRYSTAL ibarelerinin marka olarak tescili amacıyla diğer davalı nezdinde yaptığı başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazların reddine karar verildiğini, oysaki müvekkiline ait tescilli markalar ile davalı şirkete ait başvuruya konu markaların 556 sayılı KHK’nin 7/1-b maddesi uyarınca ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, başvuruların kapsamındaki 1. sınıfa dahil malların müvekkili şirket adına tescilli “işlenmemiş suni reçineler” emtiasını da kapsadığını, bu nedenle markaların kapsamındaki malların da aynı ve ilişkili olduğunu, bu durumun karışıklığa yol açacağını, müvekkilinin markalarının tanınmış olduklarını, bu nedenle tanınmışlığın sağladığı korumadan da faydalanması gerektiğini ileri sürerek, davalı TPE YİDK kararlarının iptali ile dava konusu davalı şirkete ait markaların tescili halinde iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, müvekkili Kurum tarafından alınan kararların usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, müvekkilinin ticaret unvanının 13.07.1966 tarihinden beri tescilli olduğunu, ayrıca “SETA” ibareli markalarını kendi sektöründe tanıtarak bu markalar ile işletmesi arasında sıkı bir bağ kurduğunu, müvekkilinin davaya konu markalar dışında “SETA” ibaresini havi birçok tescilli markasının bulunduğunu, müvekkiline ait başvuru konusu markalar ile davacı markalarının benzer olmadığını, ayrıca müvekkilinin “SETALAN” ve “SETAFIX” ibareli markalarının davacının markalarından önce 08.09.1995 tarihinden itibaren tescilli olup, anılan tarihten itibaren de 01.sınıfa dahil emtialarda kullanıldığını, davacının iddialarının hukuki dayanağının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalının reçine ürünlerine yönelik ayırt edicilik ve davacı markalarından bağımsızlaşmayı sağlayacak bir kullanımının olmadığı, davacının reçine ürünleri yönünden tescilli ve fiilen kullanmakta olduğu SETALUKS, SETAL ve SETAMINE ibareli markaları varken davalının yargılama konusu SETALUB, SETAPOLYMER ve SETACRYSTAL ibareli markaları reçine ürünlerini içerecek biçimde tescil ettirmesinin taraflar arasında öteden beri herhangi bir ihtilaf çıkmaksızın devam eden eş zamanlı kullanımdan doğan kazanılmış haklara tecavüz oluşturacağı, davacı markaları ile davalının yargılama konusu son başvurularının konusu olan işaretlerin reçine ürünleri yönünden iltibas yaratabilecek derecede görsel ve sescil olarak benzer bulunduğu, kullanım ile birleşmeyen önceki tescillerin reçine emtiası yönünden davalıya herhangi bir kazanılmış hak sağlamayacağı, dolayısıyla davacının reçine ürünleri yönünden davalının başvurularına itiraz hakkının bulunduğu, buna karşın davalının 2002 tarihli 1/1. sınıf ürünleri içeren markalarının reçine emtiaları dışında kalan ürünler yönünden kullanıldığı, bu nedenle davalının son başvurularının kapsamındaki 1/1. sınıftaki reçine ürünleri haricindeki ürünler yönünden davalının seri marka olmaktan kaynaklanan kazanılmış hakkının bulunduğu,kaldı ki davacının 1/1. sınıfta yer alan reçine harici ürünler yönünden herhangi bir kullanımının bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile TPE YİDK kararlarının başvuruların 1/1. sınıfı içerisinde yer alan "işlenmemiş suni reçineler" ürünleri yönünden iptaline, diğer yönlerden iptal istemlerinin reddine, tescil olunan markaların 1/1. sınıfı içerisinde yer alan "işlenmemiş suni reçineler" ürünleri yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, diğer yönlerden hükümsüzlük istemlerinin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900.00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, takdir olunan 900.00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...Ş. 'ye verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 05/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.