7. Hukuk Dairesi 2010/2400 E. , 2010/4168 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün BOZULMASINA ilişkin olarak daireden verilen 14.4.2009 gün ve 2009/1121-1209 E.K. sayılı ilamın tashihi karar yoluyla incelenmesi katılan davacı hazine tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava konusu 143 ada 2 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalıların miras bırakanı ...., adına tespit ve tescil edilmiştir. Dava…
**7. Hukuk Dairesi 2010/2400 E. , 2010/4168 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün BOZULMASINA ilişkin olarak daireden verilen 14.4.2009 gün ve 2009/1121-1209 E.K. sayılı ilamın tashihi karar yoluyla incelenmesi katılan davacı hazine tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava konusu 143 ada 2 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalıların miras bırakanı ...., adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü taşınmazın "...oğlu ... oğlu Piri ... Paşa Vakfiyesi" sınırları içerisinde kaldığını öne sürerek dava açmıştır. Hazine taşınmazın kadim yayla olduğunu ileri sürerek davaya katılmıştır. Mahkemece davacı Vakıflar Genel Müdürlüğünün davasının reddine, katılan davacı hazinenin davasının kabulüne, taşınmazın yayla olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiştir. Hükmün davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından temyizi üzerine dairemizce yaylakların çıplak mülkiyeti hazineye, yararlanma hakkı da köy tüzel kişiliğine ait olduğundan taşınmazın bulunduğu belde yada köy tüzel kişiliğinin davaya dahil edilerek taraf koşulunun oluşturulması gereğine değinilmek suretiyle hüküm bozulmuştur. Katılan davacı hazine, tespit kişi adına yapıldığına göre taşınmazın bulunduğu köy tüzel kişiliğinin davada taraf olması gerekmediğinden, karar düzeltme yolu ile bozma kararının kaldırılarak, hükmün onanmasını talep etmiştir. Gerçekten kişi adına tespit ve tescil edilen ve ....,Yaylası olarak bilinen bölge içerisinde kalan bu nedenle mülkiyeti devlete ait olan taşınmaz hakkında hazine dava açabileceği gibi, meraların sınırları içinde bulunduğu ve yararlanma hakkı olan köy tüzel kişilikleri ve belediyelerinde dava açma haklarının bulunduğu kuşkusuzdur. Hazine ile birlikte köy tüzel kişiliğinin de taraf olması gerekliliği ancak taşınmazın mera veya yaylak olarak tespit edilmesi ve tespite karşı hazine dışındaki kişilerin dava açması halinde mümkündür. Bu nedenle dairemizin taraf koşuluna yönelik yanılgıya dayalı 14.4.2009 tarihli bozma ilamı yerinde değildir. Davacı Vakıflar Genel Müdürlüğünün esasa yönelik temyiz inceleme isteğine gelince; dava konusu taşınmazın Kızıldağ Yaylası olarak bilinen ve memleket haritasında bu isimle işaretlenen 1600 rakımlı bölgede bulunduğu aynı yörede açılan bir başka dava sebebiyle yapılan yargılamada Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 29.12.1995 tarih 7745-7843 sayılı ilamında ve Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1996 tarih 1996/17-294-426 sayılı ilamı ile yaylak olarak kabul edildiği, mahallinde yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir.