6. Hukuk Dairesi 2022/5283 E. , 2024/508 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi Taraflar arasında asıl dava tapu iptal tescil olmadığı taktirde tazminat, karşı davada alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf veki…
**6. Hukuk Dairesi 2022/5283 E. , 2024/508 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi Taraflar arasında asıl dava tapu iptal tescil olmadığı taktirde tazminat, karşı davada alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı-karşı davacı vekilleri Avukat ... ve Avukat... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı-karşı davalı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil yüklenici ile davalı arsa sahibi arasında 11.06.2015 tarihinde düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmede davalı arsa sahibinin sadece zemin katta bulunan dükkan ve beşinci katta bulunan daireyi alacağı, diğer 4 dairenin ise müvekkil yükleniciye bırakılacağı açık şekilde kararlaştırıldığı halde müvekkil yüklenici şirkete 2 daire verildiğini, verilmesi gereken 8 ve 16 no.lu bağımsız bölümlerin inşaatın bitmesine ve müvekkili şirketin yüklenici olarak tüm yükümlülükleri yerine getirmesine ve hatta ... kayıt belgelerini alınmasına rağmen teslim edilmediğini ileri sürerek dava konusu 8 ve 16 no.lu bağımsız bölümlerin davalı adına kayıtlı olan tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili şirket adına tapuya tesciline, mümkün olmaması halinde daire bedellerinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin inşaatı sözleşme şartlarına uygun olarak tamamlamadığını, müvekkiline ait bağımsız bölümlerde sözleşmede kararlaştırılan malzemeler dışında ürünler kullanarak veyahut hiç yapmayarak müvekkilini zarara uğrattığını, davacı yüklenicinin belediyeden izin ve ruhsatları almaması nedeniyle ve projeye aykırı ... nedeniyle 55.086,47 TL ... kayıt belgesi ücretini müvekkilinin ödemek zorunda kaldığını, kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre davacı-karşı davalı tarafından yapılmayan birtakım ... için toplamda 26.623,00 TL ödediğini, ayrıca müvekkilinin taşınmazları 30 ayı aşkın süre boyunca kiraya veremediğinden kira alacağı oluştuğunu ileri sürerek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile müvekkilinin ödediği ... kayıt belgesi ücreti, eksik yapılan ... ve kira kaybı bedeli olmak üzere toplamda 128.709,47 TL alacağın kat karşılığı inşaat sözleşmesinin bitim tarihi olan 12.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1. Asıl dava yönünden; taraflar arasında akdedilen 11.06.2015 tarihli düzenlenme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde; zemin katta bulunan 1 adet dükkân ve beşinci katta bulunan 1 adet dairenin davalı arsa sahibine, geriye kalan 4 adet bağımsız bölümün müteahhitte verileceğinin, inşaat ruhsatının belediyeden 2 ay içerisinde alınacağının ve inşaat süresinin ruhsat alındıktan sonra 12 ay olacağının ve yine inşaatın anahtar teslimi olarak yapılacağının kararlaştırıldığı, ... ruhsatının 15.07.2015 tarihinde alındığı dosya içerisinde yer alan ... kayıt belgelerinden (1 no.lu bağımsız bölüm için) 34.849,60 TL tutarındaki bedelin 20.11.2018 tarihinde davacı, (17 no.lu bağımsız bölüm için) 16.886,47 TL tutarındaki bedelin ise 21.07.2018 tarihinde davalı tarafından ödendiğinin anlaşıldığı, inşaatın geldiği aşama ve imalatların her ne kadar proje ve sözleşme eki mimari projeye uygun olmasa da kullanıma mani bir durumun olmadığı, davacı-karşı davalı yüklenicinin sözleşmeye göre 6 ve 16 no.lu bağımsız bölümlerin tescilini istemeye hak kazandığı değerlendirilmiş olup 6 no.lu bağımsız bölüm eldeki dava açılmadan önce tapuda dava dışı 3. kişiye devredildiği dikkate alındığında tapu iptal ve tescil talebi yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, terditli tazminat davasının ise kabulü ile toplam 750.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline, 16 no.lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı-karşı davalı adına tesciline, 2. Karşı dava yönünden; kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre davacı-karşı davalı yüklenicinin inşaatı anahtar teslimi esasına göre teslim etmek zorunda olduğu, sözleşmenin anahtar teslimi olması nedeniyle davacı yüklenicinin şahsi hak elde etmesi için sadece fiili bitmiş olmasının yeterli olmadığı, inşaatın hukuken de tamamlanmış olması gerektiği, davacı-karşı davalı yüklenicinin 15.07.2016 tarihinde ... kullanma izin belgesini alması gerektiği halde 21.07.2018 tarihinde aldığından inşaatı teslim borcunda temerrüde düştüğü, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borçlu temerrüdünün sonuçlarını düzenleyen TBK'nın 125 inci maddesine göre alacaklının her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahip olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 16.886,47 TL ... kayıt belgesi ücreti ve 107.506,17 TL kira bedeli olmak üzere toplam 124.392,64 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline, davalı-karşı davacı aynı zamanda eksik yapılan ... nedeniyle ödenen bedelin iadesini de talep etmiş ise de yapılan imalatların tadilat niteliğinde olduğu davacı yüklenici tarafından yerine getirilmesi zorunlu olan ve yerine getirilmeyen eksik imalat niteliğinde olmadığı anlaşılmakla bu alacak kalemine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6 no.lu bağımsız bölümün davalı üzerine kayıtlı olmaması sebebi ile pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş ise de ilgili satışın müvekkili zarara uğratmak için yapılmış muvazaalı bir satış olduğunu, bu durumun göz önüne alınmadığını, belirlenen bağımsız bölüm bedelinin düşük olduğunu, aynı şartlarda ki bir evin piyasa şartlarında ki değerinin çok daha yüksek olduğunu, karşı davacının hataları yüzünden eksiklikler ortaya çıktığını, müvekkilin ... kayıt belgelerini dahi aldığını, karşı davacının sözleşme harici bir takım talepleri olduğunu ve bunların yapılmasını müvekkilden istediğini, bu isteklerden müvekkilin sorumlu tutulması beklenemeyeceği gibi yapılan masrafların da müvekkile yansıtılamayacağını, karşı davacının inşaatın süresinde bitmemesinden ötürü kira kaybının olduğu kabul etmiş ise de hiç kimsenin kendi kusurundan ötürü meydana gelen zararı başkasına yükleyemeyeceğini, yine aynı şekilde ... kayıt belgesi ücretinin karşı davacı tarafından verilmesinde müvekkilin kusuru olmayıp tüm işlemlerin müvekkil tarafından yapıldığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı-karşı davalının eksik ve ayıplı şekilde teslim edilen binanın kullanılır hale getirilmesini teminen müvekkil tarafından yapılan masraflara ilişkin taleplerinin reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dosyada mübrez kök ve ek bilirkişi raporlarındaki tespitler sadece beyana dayalı olup tamamen afaki tespitler olduğunu, oysa bilirkişilerin raporlara eklenecek emsal değerlerle resmi kurumların inşaat birim fiyatlarıyla ilgili belge ve bilgilerin eklenmesiyle tevsik edilmesi gerektiğini, yine aynı şekilde müvekkilin kira alacağı hesaplanırken de afaki şekilde beyanda bulunulduğunu, yerleşmiş Yargıtay kararlarıyla da sabit olduğu üzere davaya konu nitelikteki sözleşmelerde aslolanın sözleşmenin kararlaştırıldığı şekilde eksiksiz ve hukuka uygun olarak yerine getirilmesi olduğunu, aksi halde borcun yerine getirilmiş sayılmayacağını ve karşı taraftan ediminin yerine getirilmesinin istenemeyeceğini, diğer yandan arsa sahibinin ayıplı ve eksik eseri reddetmeyip kullanmaya devam etmesi halinde bedelden indirim yapılması gerektiğini, ... kayıt belgesi alınması için davalı karşı davacı müvekkilin toplam 55.086,47 TL ödediğini, bu konu yeterince incelenmeden müvekkile kısmen iadesine karar verilmiş olmasının yerinde olmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre HMK’nun 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, HMK’nun 357 nci maddesine göre ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemeyeceği ve istinafta yeni delillere dayanılamayacağı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. 2. Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüş, ilâveten yargılama sırasında ulaşılamadığı için sunulamayan 02.01.2019 tarihli ... kayıt belgesi bedeli olan 38.199,90 TL ödemeye ilişkin dekontu sunduklarını, buna göre bu miktar yönünden de alacak talebinin kabul edilmesi gerektiğini, tapu kaydında zemin katta görünmekle birlikte fiilen olmayan 16 no.lu taşınmazın sözleşmeye göre yükleniciye verilecek dairelerden olduğunun kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sözleşmede zemin katta bir mesken bulunduğuna ve bu meskenin yükleniciye devredileceğine ilişkin bir hükmün kesinlikle olmadığını, davacıya ait olan dükkanın zemin katın tamamı olduğunu, müvekkilin iyi niyeti suistimal edilerek sözleşmede kararlaştırılanın aksine sonradan yapılan değişiklikle mimari projede zemin katın bir kısmının 16 no.lu mesken olarak tapuya tescil edildiğini, sözleşme gereği yüklenici adına tescil edilen dairelerin hangileri olduğunun raporda geçmediğini, yükleniciye verilmesi gereken dairelerden olmayan sözleşmeye aykırı mimari projede ihdas edilen bağımsız bölüm ile ilgili tescil kararının hukuka aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak tapu iptal tescil olmadığı taktirde tazminat, karşı davada arsa sahibinin geç teslime dayalı kira tazminatı, ödenen ... kayıt bedelinin iadesi ve eksik yapılan ... nedeniyle alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 vd maddeleri 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 3.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-karşı davalı vekilinin tüm, davalı-karşı davacı vekilinin karşı davada tüm, asıl davada aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3.2. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri karşılıklı edimleri içeren, iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdir. Sözleşmenin taraflarından arsa sahibi, sözleşmeye uygun koşullarda arsasını yükleniciye teslim etmek, yüklenici kendisine karşı edimini yerine getirdiğinde de edimi karşılığı yükleniciye bırakılan bağımsız bölümlerin tapusunu ona devretmekle yükümlüdür. Sözleşmenin diğer tarafı olan yüklenicinin bedele, başka bir anlatımla sözleşmede kararlaştırılan tapu payı veya bağımsız bölümlere hak kazanabilmesi için inşaatı sözleşme ve ekleri ile tasdikli proje ve inşaat ruhsatı ile kamu düzeninden olan imar mevzuatı ve bu doğrultuda çıkartılan Deprem Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak tamamlayıp arsa sahiplerine teslim etmesi gerekir. Yüklenici, tüm edimlerini ifa ettiği takdirde ve sözleşmenin de ifa ile sonuçlanması durumunda şahsi hakkı ayni hakka dönüşür. 3.3. Somut olayda, taraflar arasında akdedilen 11.06.2015 tarihli düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde zemin katta bulunan 1 adet dükkân ve beşinci katta bulunan 1 adet dairenin davalı-karşı davacı arsa sahibine, geriye kalan 4 adet bağımsız bölümün davacı-karşı davalı yükleniciye verileceğinin ve inşaatın anahtar teslimi olarak yapılacağının kararlaştırıldığı, dosya kapsamından bir kısım bağımsız bölümlere ilişkin ... kayıt belgeleri bulunmakla birlikte iskan ruhsatının alınmadığı anlaşılmaktadır. ... kayıt belgesi alınması idare tarafından kaçak yapının kullanılmasına imkân tanırken imara ilişkin mer'i mevzuatta bir değişiklik yapmadığından iskân alınmayan/alınamayan yapının yasal hale geldiğini kabul etmek mümkün değildir. Buna göre, yüklenici tarafından edimin ifası ancak iskân alınarak taşınmazın teslimi ile mümkün olabilir. ... kayıt belgesi alınmış olup olmamasının karşılıklı edimlerin ifasına bir etkisi bulunmamaktadır. Arsa sahibi imara aykırı olan ... ile ilgili ... kayıt belgesi aldığında, binanın kullanılması sağlanabilecektir, ancak ... kayıt belgesi yukarıda belirtildiği üzere binayı iskân alınacak şekilde imara uygun hale getirmeyecektir. Dolayısıyla imara aykırı ... ... kayıt belgesi alınarak kayıt altına alınmış olsa dahi bu belgenin alınması binayı iskân almaya elverişli şekilde imara uygun hale getirmediğinden yüklenicinin sözleşmeye uygun inşaat yapma ediminin ifası sonucunu da doğurmayacaktır. 3.4. Sonuç itibarıyla, yüklenicinin edimini yerine getirdiğinden bahsedebilmek için eseri fiili ve hukuki ayıplarından ari olarak arsa sahiplerine teslim etme yükümlülüğünü yerine getirmiş olması gerekirken somut olayda dava konusu 16 no.lu bağımsız bölüm yönünden davacı-karşı davalı yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak edimini yerine getirip getirmediği hususunda gerekli araştırma yapılmadan mahkemece tapu iptali ve tescil kararı verilmesi hatalı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3.5. Bu durumda mahkemece yapılacak ..., dava konusu 16 no.lu bağımsız bölüm yönünden davacı-karşı davalı yüklenicinin sözleşme gereğince iskan ruhsatı almaya elverişli imara uygun şekilde edimin ifasını tam ve eksiksiz olarak yerine getirilip getirilmediği konusunda gerekli araştırmanın yapılarak sonuca göre karar verilmesi, bu bağımsız bölüm yönünden davanın kabulüne karar verilmesi halinde de davacı-karşı davalı yüklenici iskan ruhsatı alma yükümlülüğünü dava tarihi itibarıyla yerine getirmediğinden davalı-karşı davacı arsa sahibinin dava açılmasına sebebiyet vermediği dikkate alınarak yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekil ile temsil olunan davalı-karşı davacıya verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı-karşı davacıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı-karşı davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2024 tarihinde esas bakımından oy birliğiyle, onama harcı için oy çokluğuyla karar verildi. (Onama harcına Muhalif) MUHALEFET ŞERHİ Mahkemece verilen kararın taraflarca temyizi üzerine, davacı-karşı davalı vekilinin temyiz talepleri reddedilmiş, davalının temyiz taleplerinin kabulü ile hüküm bozulmuştur. Sayın çoğunluk ile aramızda, işin esasına ilişkin bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ayrık düştüğümüz husus, davacıdan onama harcı alınıp alınmayacağı noktasında toplanmaktadır. Bilindiği üzere Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 73. maddesi “ Herkes kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.” şeklindedir. Harçlar Kanununa ekli 1 sayılı Tarifenin III- Karar ve ilam harcı, 1.Nispi harç, e) “yukarıdaki nispetler Bölge Adliye Mahkemeleri,…ve Yargıtay’ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları için de aynen uygulanır.” demektedir. Bu mevzuat esas alındığında, Yargıtay tarafından karar ve ilam harcı alınabilmesi için kararın ya onanması, ya da işin esasının hüküm altına alınması gerekecektir. Onama kararı da hiç şüphesiz işin esasına ilişkin bir karar olmakla, tarifede belirtilen “işin esasının hüküm altına alınması” tabirinden anlaşılması gereken Yargıtay’ın ilk derece mahkemesi sıfatıyla çözümlediği uyuşmazlıklardır. Taraflardan birinin temyiz talebinin reddedilmesi, işin esasının hüküm altına alınması niteliğinde değildir. Diğer yandan hükümde tasdik edilen bir kısım da bulunmamaktadır. Hiç şüphesiz eğer Yargıtay ilamında bir takım talepler bakımından onama kararı, bazı talepler için de bozma kararı verilmişse, onanan kısım için onama harcı alınacaktır. Bir başka ifadeyle onama harcı alınabilmesi için Yargıtay kararı üzerine mahkeme kararının hiç olmazsa bir kısmı kesinleştirilerek infaza elverişli bir ilam oluşturulabilmelidir. Somut uyuşmazlıkta olduğu gibi ortada bir onama kararı olmadığından, Yargıtay ilamı esas alınarak infaza elverişli bir karar oluşmadığından, Anayasa gereğince yorum yoluyla harç almak ta mümkün bulunmadığından sayın çoğunluğun onama harcı alınmasına ilişkin görüşüne katılmıyorum.