21. Hukuk Dairesi 2014/10315 E. , 2014/17496 K. "" MAHKEMESİ : Elazığ İş Mahkemesi TARİHİ : 11/03/2014 NUMARASI : 2008/752-2014/313 Davacılar, iş kazası sonucu malüliyetten doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacılar ile davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenle…
**21. Hukuk Dairesi 2014/10315 E. , 2014/17496 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Elazığ İş Mahkemesi TARİHİ : 11/03/2014 NUMARASI : 2008/752-2014/313 Davacılar, iş kazası sonucu malüliyetten doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacılar ile davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı ve davalı taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine. 2-Dava 21.04.2006 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu L-2 vertebra kırığı ve hafif parezi (Felç) nedeniyle % 35,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalı ile eş ve çocuklarının manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece; davacıların manevi tazminat istemlerinin ise kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı vekillerince temyiz edilmiştir. Mahkemece davacılardan E.. P.. yaranına manevi tazminatın takdirinde hataya düşülerek manevi tazminat az takdir edilmesi yanı sıra koşulları oluşmadığı halde davacı eş ve çocuklar yararına manevi tazminata karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Davacı E.. P..’ın iş kazası sonucu % 35,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının kusurunun bulunmadığı, davalı işveren ile üçüncü kişilerin %100 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Gerek mülga B.K'nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı T.B.K’nun 56. maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi zarar adı ile ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.