4. Hukuk Dairesi 2009/15183 E. , 2010/12706 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mah. sıfatıyla) Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 17/09/2007 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın davalı ... yönünden kısmen kabulüne, diğer davalı yönünden reddine ilişkin 02/07/2009 günlü kararın Yargıtay’
**4. Hukuk Dairesi 2009/15183 E. , 2010/12706 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mah. sıfatıyla) Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 17/09/2007 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın davalı ... yönünden kısmen kabulüne, diğer davalı yönünden reddine ilişkin 02/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Davacılar, davalıların çocuğunun sürücüsü olduğu araçta yolcu olarak bulunan desteğin, tek yanlı kaza nedeniyle yaşamını yitirdiğini, davalılardan ...’in sürücünün babası ve araç sahibi; diğer davalı ...’in ise sürücünün annesi olduğunu ileri sürerek, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemişlerdir. Davalılar ise, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkeme, davalılardan ...’in olayla ve araç mülkiyeti ile ilgisi olmadığı gerekçesiyle onun yönünden davayı reddetmiş; diğer davalı hakkındaki istemin ise bir bölümü kabul edilmiştir. 4787 sayılı Aile Mahkemesinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Yasa'nın 4/1. maddesi gereğince, 4721 sayılı Medeni Yasa'nın İkinci Kitabı'ndan ... dava ve işlere aile mahkemesinde bakılır. Dosya içeriğinden, davanın haksız eylemden kaynaklandığı ve davalıların haksız eylemi gerçekleştiren çocuğunun olay tarihinde 18 yaşından büyük olduğu anlaşıldığına göre dava konusu olay, Medeni Yasa'nın İkinci Kitabı içerisinde yer alan 369. maddenin uygulanmasını gerektirmediğinden eldeki davaya aile mahkemesi olarak bakılamaz. Yerel mahkemece açıklanan yönler ve davanın asliye hukuk mahkemesinde açıldığı gözetilmeyerek, davaya aile mahkemesi olarak bakılıp karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 09/12/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.