T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/783 Esas KARAR NO : 2026/298 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 14/12/2021 NUMARASI : 2020/614 Esas, 2021/875 Karar DAVA: MENFİ TESPİT (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/783 Esas KARAR NO : 2026/298 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 14/12/2021 NUMARASI : 2020/614 Esas, 2021/875 Karar DAVA: MENFİ TESPİT (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ... ...A.Ş'nin iş güvenliği uzmanlığı ve iş yeri hekimliği hizmet sözleşmesi kapsamında davalıdan aldığı hizmet bedelini ödediğini, ancak davalının, müvekkilinin yüklenicisi olan dava dışı ... şirketine düzenlediği faturalar nedeniyle, müvekkili ve ... hakkında İstanbul Anadolu 1. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takip başlattığını, itiraz süresi geçtiğinden takibin kesinleştiğini, davalı ile ... arasındaki sözleşmenin 38. maddesinde; "hesaplanan ücret ... ...A.Ş.'ye fatura edilecektir. İlgili ödeme ... ...A.Ş. Tarafından müşterinin hak edişlerinden kesilerek ... OSGB ye fatura tarihinden 5 gün içerisinde ödenecektir. Müşteri ücretin hak edişinden kesilmesini peşinen kabul eder. ... ...A.Ş.'den tahsil edilemeyen durumlarda Müşteri yansıtılan ücreti kendisi ödeyeceğini kabul eder." şeklinde bir maddeye yer verildiğini, davalının bu madde kapsamında müvekkilini borçlu gösterdiğini tahmin ettiklerini, ancak sözkonusu sözleşmenin tarafı olmayan müvekkilinin bu sözleşme ile bağlı olmadığını, müvekkilinin, yüklenicisi ... şirketinin tüm hakedişlerini eksiksiz ödediğini, müvekkilinin ... şirketinin hakedişlerinden kesinti yaparak davalıya ödeme yapma ihtimalinde dahi borçtan sorumlu tutulamayacağını, zira ... şirketinin davalıdan ayrıca hizmet aldığını ve bedelinin ... şirketine fatura edildiğini ileri sürerek davanın kabulü ile icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine, % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevabında; davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, zorunlu arabulucuya başvurulmadan dava açıldığını, davacı borçlu ile ... arasında Asıl İşveren- Alt İşveren ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin asıl işverenlerle karşılıklı iş işleyişi ilişkisinde, bütün alt işverenlerin iş sağlığı ve güvenliği hizmetini de yerine getirdiğini, davacının ... ile yaptıkları sözleşmenin 38. maddesinden haberdar olduğunu ve ... Yatırıma verdikleri hizmet nedeniyle müvekkili şirkete ödeme yaptığını, davacı borçlunun 15.11.2018 tarihinde fatura bedelinden daha fazla tutar olan 60.000,00 TL değerinde çek teslim ettiğini, çekin 15.000,00 TL'sinin ... ... borcunun tahsili için verildiğini savunarak davanın reddine ve davacının asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; takibe dayanak faturaların davalı alacaklı tarafından dava dışı ... adına düzenlendiği, davalının ticari defterlerine göre davalının ...'dan takibe konu asıl alacak miktarı olan 5.571,00 TL tutarında alacaklı olduğu, davalı, davacıyla imzalanan 30/08/2016 tarihli sözleşmenin 19. maddesine istinaden borçtan davacının sorumlu olduğunu iddia etmiş ise de, iş bu maddenin davalının davacı adına keşide ettiği faturaların ödenmesi hususunu düzenlediği, buna karşılık davalının davacının yüklenicilerine düzenlediği faturalardan davacının sorumluluğu yönünde bir düzenleme bulunmadığı, davalıyla ... arasında imzalanan sözleşmenin 38. maddesinde; hizmet bedelinin davacıya fatura edileceği, davacının ...'ın hakedişinden kesinti yaparak fatura tutarını davalıya ödeyeceği kararlaştırmışsa da, somut olayda takibe konu faturaların davacı adına değil, ... adına düzenlendiği, iş bu sözleşme maddesinde davacının dava dışı ... şirketinin borcunu üstlendiğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, her ne kadar davalı, dava dışı ... şirketinin davacının yüklenicisi olduğu ve bir takım ödemeleri ... ... borcuna mahsuben ödediğini belirtmiş ise de, davacının ... ... borcuna mahsuben ödeme yapması ve bu ödemeleri yüklenici ...'ın hak edişinden mahsup etse dahi, davacının taraf olmadığı sözleşmeye dayalı düzenlenen faturalardan sorumlu olduğu anlamına gelmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının borçlu olmadığının tespitine, şartları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin hizmeti ...'a verdiğini, hernekadar ... ile yaptıkları sözleşmede faturanın davacı adına düzenleneceği belirtilmişse de, taraflar arasında ticari ilişkinin teamül haline geldiğini ve ...'a düzenledikleri faturaların kısmi olarak davacı ile ... tarafından ödendiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 19. maddesi gereği davacının, yüklenicilerinin sözleşmesel sorumluluğunu da üstlendiğini, bu sözleşmeye bağlı olarak ... ile yapılan sözleşmenin 38. maddesine göre, davacının ...'ın hakedişinden keserek faturayı ödeyeceğini, davacının ...'a verdikleri hizmetten dolayı müvekkili şirkete ödeme de yaptığını, davacının sözleşme ile yüklenicinin sorumluluğunu kabul etmesine rağmen, mahkemenin davacı lehine karar verdiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava, borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davalı alacaklının 5.571,00 TL asıl alacak olmak üzere, uyuşmazlık tazminatı ve faiz tutarı olarak toplam 15.228,37 TL alacağın tahsili için davacı ile dava dışı ... hakkında takip başlattığı, ödeme emrinin davacı borçluya 24.11.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davacının süresinde takibe itiraz etmediği ve borçlu olmadığının tespiti için bu davayı açtığı anlaşılmıştır. Mahkemece, davacının yüklenicisi dava dışı ...'ın borcundan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, davalı alacaklı hükmü istinaf etmiştir. Taraflar arasında takibe dayanak faturaların davacının yüklenicisi dava dışı ... adına düzenlendiği ve faturaya konu hizmetin ...'a verildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ...'a verilen hizmetten davacının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk derece mahkemesinde alınan 06/10/2021 tarihli raporda; davacı tarafın defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede 2019 yılı itibariyle davalının davacıdan bir alacağı bulunmadığı, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davalının ... şirketinden 5.571 TL alacaklı olarak göründüğü belirtilmiştir. Hernekadar davalı sözleşmenin 19. maddesine istinaden borçtan davacının sorumlu olduğunu iddia etmiş ise de, iş bu maddenin davalının davacı adına keşide ettiği faturaların ödenmesi hususunu düzenlediği, buna karşılık davalının davacı yüklenicilerine düzenlediği faturalardan davacının sorumluluğu yönünde bir düzenleme içermediği anlaşılmaktadır. Yine davalı ile dava dışı ... şirketi arasında düzenlenen sözleşmenin 38 maddesinde, hizmet bedelinin davacıya fatura edileceği, davacının ... hakedişinden kesinti yaparak fatura tutarını davalıya ödeyeceği kararlaştırmışsa da, somut olayda takibe konu faturalar davacı adına değil, ... adına düzenlenmiştir. Kaldı ki davacının tarafı olmadığı bu sözleşme hükümleri ile bağlı da değildir. Bunun yanında ... adına düzenlenen faturaların tamamının davacı tarafından ödendiğine dair taraflar arasında fiili uygulama bulunmayıp, nitekim davalı da,faturaların kısmi olarak davacı ve ... tarafından ödendiğini beyan etmiştir. Bu nedenle davacının yüklenicisine düzenlenen faturaların davacı tarafından ödenmesine dair taraflar arasında fiili uygulama bulunduğunun kabul edilmesi mümkün görülmemiştir. Sonuç olarak ilk derece mahkemesinin davacının yüklenicisi dava dışı ...'ın borcundan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar vermesinde isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/614 Esas, 2021/875 Karar sayılı ve 14/12/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından yatırılan 260,06 TL harcın mahsubu ile bakiye 471,94 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.26/02/2026