11. Hukuk Dairesi 2018/1836 E. , 2019/3817 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 13/04/2017 tarih ve 2015/576-2017/279 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindek…
**11. Hukuk Dairesi 2018/1836 E. , 2019/3817 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 13/04/2017 tarih ve 2015/576-2017/279 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette %25 diğer davalıların toplam %75 pay sahibi olduklarını, davalı şirket ortaklarının adi ortaklık sözleşmesine aykırı davrandıklarını, çoğunluğu oluşturan davalı şirket ortaklarınca bir araya gelinerek davacının saf dışı bırakıldığını, davalı şirketin işleyişinde usulsüz işlem ve ödemeler yapıldığını, yine şirket idaresi konusunda davalı ...'ın usulsüz işlemlerle ve çoğunluk kararı ile yetkilendirildiğini, davalı şirket yönetiminin basiretli bir tacir gibi davranmadığını, davalı şirketin temsil ve ilzamı bakımından yönetim boşluğu oluştuğunu ileri sürerek, TMK'nın 427/4. maddesi uyarınca davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasını, atanacak kayyıma davalı şirkete yasal yönetim oluşturulması konusunda yetki verilmesini, kayyım atanma istemi yerine görülmediği taktirde, şirket müdürünün tek başına temsil ve ilzam yetkilerinin kaldırılarak şirket ortaklarının tamamının birlikte hareket ile şirketi temsil ve ilzam etmek üzere yetkili ve görevli kılınmasını talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacının iddia ettiği gibi şirket yönetiminde bir boşluk bulunmadığını, genel kurul toplantısı ile alınan kararların usulüne uygun olduğunu, asıl usulsüzlüğün davacı ve babasının olduğu dönemde yapıldığını, iddiaların doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.