6. Hukuk Dairesi 2025/1139 E. , 2025/1878 K. MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/221 E., 2025/225 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/246 E., 2024/360 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırla…
**6. Hukuk Dairesi 2025/1139 E. , 2025/1878 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/221 E., 2025/225 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/246 E., 2024/360 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. ŞİKAYET Şikayetçi vekili; müvekkili tarafından borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, bu dosyadan Nevşehir'deki taşınmaza taraflarınca ilk olarak 11.12.2009 tarihinde haciz konulduğunu, satış avansı da yatırılarak süresi içinde satış istenildiğini, fakat satış talebinin icra müdürlüğünce reddedildiğini, söz konusu taşınmaza daha sonra yenileme hacizleri de konulduğunu, takip dosyasındaki 11/12/2009 tarihli ilk hacizlerinin ayakta olduğunu ileri sürerek 14.09.2022 tarihli sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Şikayet olunan ... ve ... vekili; şikayetçinin taşınmazlar üzerine konulan ihtiyati haczinin 11.12.2009 tarihli olduğunu, 20.12.2011 tarihinde taşınmazın satışının yapılmasına yönelik talepte bulunduğunu ve aynı tarihte satış avansı yatırdığını, ancak yatırılan paranın 24.09.2013 tarihinde şikayetçi vekiline geri iade edildiğini, şikayetçi vekilinin bu parayı aldığını, icra müdürlüğüne hata yapıldığından bahisle iade etmediğini, ancak taşınmaz üzerine konulan haczin kesinleşme tarihinden sonra taşınmazın satışı için kanun gereği o tarihte 2 yıllık satış isteme süresi söz konusu olduğundan satış isteme süresinin son gününü geçirerek haciz düştükten sonra satış talebinde bulunulduğunu, bu nedenle sıra cetvelinde hukuka aykırılık olmadığını savunarak şikayetin reddini istemiştir. 2. Diğer şikayet olunanlar şikayete cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetçinin takip dosyasında 11.12.2009 tarihinde taşınmazı haczettiği, sonrasında taşınmazdaki haczin 19.12.2012, 22/11/2017 ve 27.11.2020 tarihlerinde yenilendiği, ilk konulan 11.12.2009 tarihli haczin düştüğü, Gülşehir İcra Müdürlüğü'nün 2009/619 Esas sayılı dosyasında konulan 11.12.2009 tarihli haczin ayakta olmadığına karar verildiği ve istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, bu nedenle sıra cetvelinde bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle şikayetinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetçi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece 11.12.2009 tarihli haczin ayakta olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, istinaf kararının Gülşehir İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/29 Esas, 2022/1 Karar sayılı ilamının incelemesi neticesinde verildiğini, sıra cetvelinin konusunu oluşturan taşınmaz üzerindeki haczin ayakta olup olmadığının değerlendirilmediğini bu doğrultuda yargılamanın yapılmadığını, satışa konu taşınmaz üzerindeki 11.12.2009 tarihli haczin ayakta olup olmadığının incelenmesi ve değerlendirilmesi gerektiğini, aynı taşınmaza daha sonra da taraflarınca haciz konulduğunu, ilk haczin düşmediğini ve hacizden feragat etmediklerinden dolayı bu hacizlerin ilk haczi düşürmeyeceğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Şikayet, sıra cetvelinde sıraya itiraza ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. İcra mahkemesince verilen kararlar, kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemekle birlikte, aynı takip dosyası nedeniyle, aynı taraflar arasında ve aynı konuda daha önce verilen icra mahkemesi kararları, kesinleşmek koşuluyla sonradan oluşturulacak aynı konuda, aynı takiple ilgili ve tarafları aynı olan kararlar yönünden birbirlerine karşı kesin hükmün sonuçlarını doğururlar. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İcra Mahkemesi kararıyla takip projesini içerisinde tesis edilen haczin düştüğünün kesinleşmesine göre karar usul ve kanuna uygun olup şikayetçi vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.