T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/521 - 2026/905 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/521 KARAR NO : 2026/905 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/11/2023 NUMARASI : 2022/355 E. - 2023/434 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/521 - 2026/905 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/521 KARAR NO : 2026/905 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/11/2023 NUMARASI : 2022/355 E. - 2023/434 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/11/2023 tarih ve 2022/355 E. - 2023/434 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2021/137575 numaralı "..." ibareli başvusuna, davalının 2015/58276 numaralı "... ... şekil", 2019/47963 numaralı "... ..." ve 2021/021602 numaralı "... ..." ibareli markalarını mesnet göstererek SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında itirazda bulunduğunu, Markalar Dairesince itiraz reddedilirken, bu karara davalının itirazı üzerine 2022-M-9277 sayılı YİDK kararıyla başvurunun kısmen reddedildiğini, oysa davalı markası ile başvuru markasının görsel ve işitsel açıdan benzer olmadığını, markalar arasında kavramsal benzerliğin de bulunmadığını ileri sürerek 2022-M-9277 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, müvekkili adına tescilli marka ile davacının tescilini talep ettiği markanın, SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında tüketici nezdinde ilişkilendirilme ihtimali bulunan markalar olduğunu, "..." markasının kullanılmasının, müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız bir şekilde yararlanılmasına yol açacağını, "..." kelimesinin tescil edilmek istenen mal veya hizmet sınıfını tanımlayıcı nitelikte olmadığını, SMK'nın 19/2. maddesinin yayıma itiraz aşamasında dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin markasının aktif olarak kullanıldığının ispatlandığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "şekil+..." ibareli marka başvurusu ile davalının "şekil+... ..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, diğer yönden başvuru markasının reddedilen/çıkartılan mallar/hizmetleri ile davalı markasının kapsamındakilerle benzer mallar/hizmetler olduğundan emtia benzerliğinin de oluştuğu, SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşullarının bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece dosya kapsamında alınmış olan bilirkişi raporundaki kanaatin aksi yönünde değerlendirme yapılarak davanın reddine karar verildiğini, bilirkişi raporunun hangi gerekçe ile hükme esas alınmadığı, hangi gerekçeler ile raporda varılan kanaatin aksi yönde bir kanaate varıldığı hususlarının gerekçeli kararda izah edilmediğini, müvekkiline ait 2021/137575 numaralı "..." ibareli marka ile davalı firmaya ait markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davalı markası ile müvekkilinin marka başvurusunun görsel açıdan benzer olmadığını, işitsel benzerlik de bulunmadığını, kavramsal farklılık olduğunu, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, davalı firma tarafından itiraza dayanak yapılan markaların ciddi bir şekilde kullanıldığının ispatlanamadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının "şekil+..." ibareli dava konusu marka başvurusu ile davalının "şekil+... ..." ibareli itirazına mesnet tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu başvuru kapsamından çıkarılan mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davacının marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının "şekil+... ..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki markada benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, reddedilen sınıflardaki mallar/hizmetlerde ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında benzerlikten dolayı işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/ hizmetler algısı oluşabileceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 29/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/05/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.