12. Ceza Dairesi 2020/5056 E. , 2023/5406 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/354 E., 2016/229 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yü…
**12. Ceza Dairesi 2020/5056 E. , 2023/5406 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/354 E., 2016/229 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/354 Esas, 2016/229 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ve sekizinci fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.09.2020 tarihli ve 2016/231418 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği; sanığa alt sınırdan verilen cezanın ertelenmesine karar verildiğine, yargılama sırasında karara esas alınan bilirkişi raporlarında kaza sonucu yaşamını yitiren ... asli kusurlu kabul edilmiş olduğuna, bilirkişi raporlarında sanığın kullanıcısı olduğu iş makinesinin ön sol tarafının sürücü kabini, sağ tarafının ise büyük oranda kapalı ve görüş açısının son derece az oluşunun hiç değerlendirilmemiş olduğuna, aracın bu şekilde refakatçisi bulunmaksızın tek başına şehir içi trafiğinde seyretmesinde sürücüye atfı kabil bir kusurun bulunup bulunmadığı tartışılmamış olduğuna, bu sebeple karara esas alınan raporun yetersiz olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü; 1. İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/354 Esas, 2016/229 Karar sayılı kararı ile; "...İddia, savunma, şikayetçi beyanı, tanık anlatımı ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; olay tarihinde müteveffanın olayın meydana geldiği yol kenarındaki kaldırımda bir müddet cd çözüm tutanağı ve alınan tanıklar beyanından anlaşıldığı üzere kafası önde telefonu ile uğraşır şekilde yürüdüğü, yola doğru bir iki adım attığında iş makinesinin ön tarafı ile müteveffaya çarptığı, iş makinesinin büyüklüğü göz önüne alındığında müteveffa yola doğru hamle yaptığında görüş açısında olmayacağı, hem soruşturma aşamasında hem de yargılama aşamasında alınan raporların çelişkisiz ve birbirleri ile uyumlu olup, raporların tümüne göre müteveffanın kaza nedeniyle asli kusurlu, sanığın da tali kusurlu olduğunun anlaşıldığı, bu suretle sanık ... 'in tali kusurlu şekilde üzerine atılı bulunan taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçunu işlediği anlaşılmakla, eylemine uyan 5237 sayılı yasanın 85/1. maddesi uyarınca zararın ağırlığı dikkate alınarak seçimlik cezalardan hapis cezasının seçimi ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları, adli sicil kaydının olmaması dikkate alınarak cezasından TCK'nın 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmış, sanığın zararı gidermediği anlaşıldığından hakkında kanunen CMK'nın 231. maddesi uygulanmamış, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 2 yıldan az süreli hapis cezası olması, sanığın öncesinde 3 aydan fazla süreli hapis cezasına mahkumiyetinin bulunmaması, yargılama sürecindeki davranışları nedeniyle yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde kanaat oluşması nazara alınarak sanık hakkında verilen hapis cezasının TCKnın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine..." gerekçeleri ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ve sekizinci fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir. 2. Olay günü saat 14:15 sıralarında sanık sürücü ..., sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı iş makinesi ile İnegöl Caddesi üzerinde D-200 çevre yolu istikametine bağlantı yolunu kullanarak seyri sırasında olay yerine geldiğinde, seyrine göre yolun sağından soluna doğru karşıdan karşıya geçmek için yola giren yaya ...'a çarpması sonucu ölümüne neden olduğu anlaşılmaktadır. 3. Maktulün kesin ölüm sebebini belirleyen, İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının 10.04.2015 tarihli "KEŞİF- ÖLÜNÜN KİMLİĞİNİ BELİRLEME VE ÖLÜNÜN ADLİ MUAYENE TUTANAK" içeriğinde maktulün kesin ölüm nedeninin, trafik kazası ile husulü mümkün göğüs kafesindeki kırıkların kalbi sıkıştırarak işlevini görememesi ve iç kanamaya bağlı olduğunun bildirildiği görülmektedir. 4. Trafik Kazası Tespit Tutanağında; kaza yerinin meskun mahalde, iki yönlü, yayanın yola giriş yaptığı yer itibariyle 21 metre genişliğinde, düz ve eğimsiz cadde üzeri kavşak mahalli olduğu, zeminin kuru ve asfalt kaplama olduğu, yayaya ait kan izinin yaya kaldırımına 2.6 metre mesafede olduğu, aracın bu izden 14 metre ileride 6.3 metre genişliğindeki bağlantı yolunda duruşa geçtiği tespitleri yapılarak kazanın oluşumunda, ölen yaya ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 68/1-b-3 maddesindeki "Işıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde veya kavşaklarda güvenlikleri açısından yaklaşan araçların uzaklık ve hızını göz önüne almamak " kusurunu, şüpheli sürücünün de aynı Kanunun 47/1-d maddesindeki " Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymamak" kusurunu işlediğinin belirtildiği; soruşturma aşamasında alınan 13.04.2015 tarihli Bilirkişi Raporunda da, yaya ...'ın 2918 sayılı Kanun'un 68/b-3 maddesi ile yönetmeliğin 138. maddesini ihlal ettiğinden Asli kusurlu olduğu, ... üzerinde yol kullanıcılarını uyarmak için ışıklı veya sesli uyarıcı işaretlerin bulunmadığı anlaşıldığından sürücü ...'in aynı Kanunun 47/1d maddesini ihlal ettiği görüşünün bildirildiği anlaşılmaktadır. 5. Soruşturma aşamasında alınan Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına ait 15.06.2015 tarihli raporda; "...A-) Sürücü ..., sevk ve idaresindeki iş makinesi ile yerleşim yeri içerisinde gündüz vakti seyri sırasında olay yerine geldiğinde, yolun sağ tarafındaki yayayı görmesine rağmen varlığını belli edecek şekilde ikazda bulunmayıp önlemsizce çarpmasıyla meydana gelen olaydaki oluş şartlarında, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleriyle Tali kusurludur. B-)Yaya ..., karşıdan karşıya geçişlerde uyulması gereken kurallara uymamış, yaklaşan aracın hız ve uzaklığını göz önüne almamış, bu haliyle, can güvenliğini tehlikeye atarak kontrolsüzce çapraz şekilde yola girip gelen aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketleriyle Asli kusurludur. C-) Aracı işleten Fen İşleri Müdürlüğü yetkililerinin, mevcut verilerle oluş şartlarınki olayda oluşa etken ihlalleri görülmediğinden sonuçta atfı kabil kusuru yoktur..." şeklinde kanaat bildirilmiştir. 6. Yargılama aşamasında yapılan keşfe dayalı düzenlenen 06.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda; yaya ...'ın Asli kusurlu olduğu, sürücü ...'in Tali kusurlu olduğunun belirtildiği, Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına ait 15.01.2016 tarihli raporunda; "... A-) Sürücü ..., sevk ve idaresindeki iş makinesi ile yerleşim yeri içerisinde gündüz vakti seyri sırasında olay yerine geldiğinde, öncesinde yolun sağ tarafındaki yayayı görmesine rağmen, aracının görüş açısını da düşünerek muhtemel bir olayı önlemek bakımından varlığını belli edecek şekilde ikazda bulunmayıp önlemsizce çarpmasıyla meydana gelen olaydaki oluş şartlarında, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleriyle Tali kusurludur. B-) Yaya ..., karşıdan karşıya geçişlerde uyulması gereken kurallara uymamış, yaklaşan aracın hız ve uzaklığını göz önüne almamış, bu haliyle, can güvenliğini tehlikeye atarak kontrolsüzce çapraz şekilde yola girip gelen aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketleriyle Asli kusurludur..." şeklinde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır. 7. Kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokileri, olay yeri inceleme raporu, CD İzleme ve Görüntü Çözüm Tutanağı, olay yeri inceleme raporu, olay yerine ait fotoğraflar ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır. 8. Sanığın aşamalarda verdiği ifadelerinde, atılı suçlamaları kabul etmediği ve savunmasında; "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, ben meydana gelen bu olaydan dolayı çok üzüldüm, olayda bir kusurum olmadığını düşünüyorum, uzun müddettir bu işi yapmaktayım, kullandığım makinayı iyi biliyorum, kesinlikle vefat eden kardeşimize ben çarpmadım, kendisi düştü mü nasıl oldu bilmiyorum, arka tekerin altında kaldı, ben kendisini kesinlikle görmedim. Vicdanen rahatım ancak bu kardeşimizin ölmesinden ötürü de çok üzgünüm, beraatimi isterim" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. 9. Tanık M.Ö.'nün, "Kazanın olduğu gün kaza yerine birlikte görev yaptığım arkadaşım İsa Delibaş ile birlikte geldik, tutanak altındaki imza bana aittir, tutanak içeriğini aynen tekrar ederim, biz geldiğimizde yaralı şahıs hastaneye götürülmüştü, iş makinesi kaza yerindeydi, biz krokide de ayrıntılı olarak belirttiğimiz üzerine çarpma noktasını ve iş makinesinin son durduğu yeri ölçüm yaparak gösterdik, yaralı kişinin kan izleri de mevcuttu, kan izinin yeri de krokide vardır, yaralının hastanede ex olduğunu öğrendik, kaza yerinin fotoğraflamasını da yapmıştık, tutanak içeriğinde de belirttiğimiz gibi mütevefa İnegöl Cad. Üzerinden Bursa yolu istikametine doğru kameradan tespit ettiğimiz kadarıyla elinde telefonla kaldırımdan yürürken yıldız Sokağı geçtiğinde kaldırımdan aşağı adım atıp karşıya geçmek isterken, iş makinesinin ön kısmıyla kendisine çarparak devirmesi ve mütevefanın üzerinden geçmesi sonucu kaza meydana gelmiştir, Kütahya Seramik adlı işyerindeki güvenlik kamerası kayıtları da dosyaya eklenmiştir" şeklinde beyanda bulunduğu, Tanık...'nin, "Kazanın olduğu gün kaza yerine birlikte görev yaptığım arkadaşım ... ile birlikte geldik, tutanak altındaki imza bana aittir, tutanak içeriğini aynen tekrar ederim, biz geldiğimizde yaralı şahıs hastaneye götürülmüştü, iş makinesi kaza yerindeydi, biz krokide de ayrıntılı olarak belirttiğimiz üzerine çarpma noktasını ve iş makinesinin son durduğu yeri ölçüm yaparak gösterdik, yaralı kişinin kan izleri de mevcuttu, kan izinin yeri de krokide vardır, yaralının hastanede ex olduğunu öğrendik, kaza yerinin fotoğraflamasını da yapmıştık, tutanak içeriğinde de belirttiğimiz gibi mütevefa İnegöl Cad. Üzerinden Bursa yolu istikametine doğru kameradan tespit ettiğimiz kadarıyla elinde telefonla kaldırımdan yürürken Yıldız Sokağı geçtiğinde kaldırımdan aşağı adım atıp karşıya geçmek isterken, iş makinesinin ön kısmıyla kendisine çarparak devirmesi ve mütevefanın üzerinden geçmesi sonucu kaza meydana gelmiştir, Kütahya Seramik adlı işyerindeki güvenlik kamerası kayıtları da dosyaya eklenmiştir" şeklinde beyanda bulunduğu, Tanık ....'nin, "Ben mütevefayı teyzesinin köylümüz olması nedeniyle uzaktan tanırım, olay günü ben çocuklarımla kaldırımda yürüyordum, mütevefa benim arkamdayken Yıldız Sok' ın bir arkasındaki sokağın başında benim yanımdan önüme geçti, o önde biz arkada yürüyorduk, elinde telefon olup olmadığını hatırlamıyorum, ancak kafası önde yürüyordu, dalgın olup olmadığını bilmiyorum ancak kafasının kaldırmadığını hatırlıyorum, o esnada ben kepçenin sesini duyunca hafifçe arkama döndüm, nasıl bir ... olduğunu merak ettim, yanımdan geçerken kepçeyi gözlerimle takip ediyordum ki, bizim yaklaşık 8 10 m ilerimizde yürüyen mütevefanın kaldırımdan kepçenin önüne yola adım attığını ve o anda kepçenin altında kaldığını gördüm, aracın hep ön hem arka tekerleği mütevefanın üzerinden geçti, buna eminim, geçtikten sonra kepçe durdu" şeklinde beyanda bulunduğu, Tanık ....'nın,"Ben tarafları tanımıyorum, olay günü ben Yıldız Sokak' la bir gerisindeki sokak arasındaki kaldırımda servis bekliyordum, ben ne mütevefayı ne de kepçeyi farketmedim, telefonla konuşuyordum, ses duyunca kafamı sağa çevirdiğimde bayanı yerde kepçeyle hemen önünde durmuş vaziyette gördüm, kadın tam olarak Yıldız Sokak' ın karşısında yolun orta yerinde yatıyordu, kepçe de yaklaşık bir kaç metre ilerisinde duruyordu, ben bayanın ilerisinde cep telefonunu kırık vaziyette olduğunu gördüm, 3 parçaya ayrılmıştı, kadına dokunmadım, ancak telefon parçalarını alıp çantasının üzerine bıraktım, 112' yi aradım, çarpma anını görmedim, çarpmadan sonra yattığı yeri gördüm, çünkü ses çıktığında olay çoktan olup bitmişti" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. 10. Katılanların her aşamada sanıktan şikayetçi olduklarını beyan ettikleri ve Mahkemece 13/10/2015 tarihinde haklarında katılma kararı verildiği tespit edilmiştir. 11. Sanık ...'e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE Yerel Mahkeme kararında yapılan incelemede neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden; 1. Eksik İnceleme İle Hüküm Kurulduğu Yönünden; Oluş, dosya kapsamı, sanığın savunması, tanık anlatımları, dosyada mevcut 10/04/2015 tarihli cd izleme tutanağı, ölü muayene tutanağı, Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporları ve krokiler karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılanlar vekilinin eksik incelemeye ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2. Kusur Durumu Yönünden; Soruşturma aşamasında kolluk tarafından düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı ile uyumlu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına ait 15.06.2015 ve 15.01.2016 tarihli raporlarının oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği buna göre sanığın sevk ve idaresindeki iş makinesi ile meskun mahalde gündüz vakti seyri sırasında olay yerine geldiğinde, öncesinde yolun sağ tarafındaki yayayı görmesine rağmen, aracının görüş açısını da düşünerek muhtemel bir olayı önlemek bakımından varlığını belli edecek şekilde ikazda bulunmayıp önlemsizce çarpmasıyla meydana gelen olaydaki oluş şartlarında, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleriyle Tali kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılanlar vekilinin kusur tespitine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 3.Temel Cezaya İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12-833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirle işlenen suçlarda, 5237 sayılı Kanun'un "Taksir" başlıklı 22 nci maddesinin dördüncü ve aynı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenlemeler birlikte göz önüne alınarak, failin kusur durumu öncelikle değerlendirilip, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun ağırlığı ölçütleri dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesi gerektiği, buna göre bir kişinin ölmesine neden olan ve tali kusurlu olduğu Mahkemece kabul ve tespit edilen sanık hakkında, cezada orantılılık ilkesi ile adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedildiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılanlar vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 4. Erteleme Hükümlerinin Uygulanması Yönünden; 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi ve fıkraları gereğince hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine engel sabıkası bulunmayan sanık hakkında mahkemece "Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 2 yıldan az süreli hapis cezası olması, sanığın öncesinde 3 aydan fazla süreli hapis cezasına mahkumiyetinin bulunmaması, yargılama sürecindeki davranışları nedeniyle yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde kanaat oluşması nazara alınarak" şeklindeki kanunî gerekçelerle erteleme kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılanlar vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 5. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden; Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, yargılama sırasında kendilerini aynı vekille temsil ettiren katılanlar lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş olup, Yargıtay tarafından düzeltilmiştir. B. Sanık ...'in gözaltında geçirdiği sürenin, 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca hükmedilen cezasından mahsup edilmesine karar verilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında değerlendirilebileceği dikkate alınarak bozma nedeni yapılmamıştır. C. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen (A-5) paragrafındaki hukuka aykırılık dışında katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (A-5) numaralı bentte açıklanan nedenle, İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/354 Esas, 2016/229 Karar sayılı yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragraftan önce “Katılanlar kendilerini aynı vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1.800,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılanlara verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.