Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...’ın ... ...’nde 23/07/2013-11/06/2015 tarihlerinde başkanlık yaptığını, Kulübe nakit sağlamak amacıyla davalı ... ile anlaşma yaptığını, Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik' in 8.Maddesinde " Müşterilerden ek teminat mahiyetinde olmak üzere devralınan ve fatura veya fatura yerine geçen belgeler ile ilişkili olmayan kambiyo senedi veya diğer senetlerin tahsil edilebilmesi için; a) Alacağın vadesinde ödenmeyip
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile aralarında....... tarihli ve 37.000 TL bedelli ödünç para verme sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşmeye istinaden de mülkiyeti şahsına ait olan ve ............. te bulunan gayrimenkule 2. Dereceden kat borç ipoteği tesis edildiğini, söz konusu sözleşmenin hukuki anlamda borç para verme ödünç yani karz sözleşmesi olduğunu, davalının sözleşmede belirtilen ödeme planına riayet edilmediği ve borç ödenmediği gerekçesiyle İstanbul ...... İcra Müdürlüğü'nün 2013/2325 sayılı icra dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine girişildiğini ve bilahare üzerine ipotek tesis edilen gayrimenkulün satışına yönelik satış işlemlerini başlattığını söz konusu işlemlerin İstanbul Anadolu .................. İcra Müd. 2013/445 Ta. Sayılı dosyası ile başlatıldığını, yapılmış olan icra dosyasının kapak hesabında gerek asıl alacak ve gerekse de asıl alacağa işletmiş olduğu faiz oranı ve buna ait faiz miktarının son derece yüksek olduğunu, her ne kadar davalı ipoteğin paraya çevrilmesi ve satış işlemlerine başlamış da olsa davalıya söz konusu kapak hesabında belirtildiği miktarda bir borcun bulunmadığını, ipoteğin haklı tapu kütüğünde tescil edildiği ve resmi bir senetle tespit edildiği için ipotek hakkına itiraz edemeyeceği hükmünün öngörüldüğünü, dava konusunu oluşturan ipoteğin anapara ipoteği olduğunu, anapara ipoteğinin sabit ipotek hükmüne bağlandığını, temerrüt faizinin kanunda tayin edilen oranda teminat altına alınması ve ipoteğin paraya çevrilmesi sonucunda elde edilen tutardan alınabilmesi için bunun ayrıca tapu kütüğüne tescil edilmesine gerek olmadığını, davalının açmış olduğu ve satış aşamasına gelen ipoteğin paraya çevrilmesinin telafisinin imkansız maddi ve manevi zarara yol açacağını, gerek doktrin ve gerekse de içtihatlar ışığında tamamına yakını ödenmiş olan borcun uygulanan fahiş faiz nedeniyle üzerine ipotek tesis edilen evin satılmasına yol açacak derecede ağır ve katlanılamayacak noktaya gelmesi nedeniyle özleşmede uygulanan faizin yasalara uygun hale getirilmesini, satış işlemlerinin durdurulmasına yönelik tedbir kararı verilmesi ve mevcut borç durumunun tespitine yönelik ve borcun olmaması halinde ipoteğin iptaline yönelik dava dilekçelerinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.