13. Ceza Dairesi 2019/3723 E. , 2019/13110 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali HÜKÜMLER : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I-Suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 116/1,119/1-c ve 31/2 maddelerine uyan suçun gerektirdiği cezanın tü
**13. Ceza Dairesi 2019/3723 E. , 2019/13110 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali HÜKÜMLER : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I-Suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 116/1,119/1-c ve 31/2 maddelerine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen 4 yıllık asli zamanaşımının, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkumiyet kararı verildiği 05.06.2015 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde; Mağdurun çalınan kuşların değerinin 20.000 TL olduğunu beyan etmesi karşısında, TCK'nın 61. maddesi uyarınca suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Denetime olanak verecek biçimde hükmün esasını oluşturan kısa kararda ve gerekçeli kararda yargılama gideri dökümünün gösterilmemesi, 2-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca alınan sosyal inceleme raporu bilirkişi ücretinin suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi ve 6352 sayılı yasanın 100. maddesi ile CMK'nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, kalan 13,5 TL yargılama giderinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasındaki yargılama gideriyle ilgili bölümün çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.09.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.