3. Hukuk Dairesi 2020/1080 E. , 2020/5075 K. "" MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen işlemin iptali davasında davanın kısmen kabulüne dair hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki bütün kağı…
**3. Hukuk Dairesi 2020/1080 E. , 2020/5075 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen işlemin iptali davasında davanın kısmen kabulüne dair hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, 2012 yılı Protokolü'ne 2013/1 Ek Protokol ile getirilen 5.3.15.madde uyarınca davalı tarafından yapılan işlemin yerinde olmadığını, katılım payının tahsilini engellemek amacıyla reçetenin sisteme girilip silinme işlemlerinin tarafınca yapılmadığını, ilaçların hastalara verildiğini, bu nedenle reçete bedellerinin iadesine yönelik talebin yerinde olmadığını ileri sürerek 5.3.15. madde gereğince, 21.148,09 TL cezai şart ve uyarı, 4.3.6.maddesi gereğince de 38.068,44 TL reçete bedelinin ödenmesine yönelik işlemin iptalini talep etmiştir. Davalı, yapılan denetimlerde 01/12/2013- 30/04/2014 tarihleri arasındaki dönemde davacı tarafından 84 adet reçetede katılım payını atlatmak amacıyla reçetenin sisteme girilip silindiğinin tespit edildiğini, bu nedenle cezai şart bedelinin davacı eczaneden tahsil edilmesine karar verildiğini, aynı protokolün 4.3.6.maddesi uyarınca, 84 reçete bedelinin eczacıdan tahsiline karar verildiğini, yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir. İlk derece mahkemesince, davacının 84 adet recetede muayene katılım payını tahsil etmemek için işlem yaptığı, işlem tarihinde yürürlükte olan 2012 yılı Protokol'üne göre davalı kurumun cezai şart işleminin yerinde olduğu, dava tarihinde davacının taleplerinin tamamının haksız olduğu, sonradan yürürlüğe giren 2016 yılı Protokolü'ne göre ise 84 adet reçete için davacıya uygulanacak cezai şart miktarının 8.400,00 TL olarak belirlendiği, yine 2016 Protokolü uyarınca 4.3.6.maddesine göre uygulanan reçete bedeli işleminin dayanağı kalmadığı gerekçeleriyle cezai işlem yönünden 8.400,00 TL'nin iptali isteminin reddine, fazla miktarın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, yine 38.068,44 TL reçete bedelinin tahsili işleminin de dayanaksız kalması nedeniyle hukuka aykırı olduğunun tespitine ve muarazanın giderilmesine karar verilmiş, hükme karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle her iki tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık, davalı kurum tarafından davacı eczacıya verilen cezanın iptali istemine ilişkindir.