Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 08.06.2006-02.09.2014 tarihleri arasında ... Elektrik Arıza Onarım Bakım Montörlüğüne bağlı açma-kapama elektrik teknisyeni olarak çalıştığını, davacı tarafından iş sözleşmesine haklı olarak 02.09.2014 tarihinde son verildiğini, davacının davalı ... AŞ'nin (BEDAŞ) işçisi kabul edilmesi gerektiğini, Çalışma ve Sosyal Güvenlik İş Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen 10.05.2011 tarihli ve 7457 sayılı raporuyla muvazaanın tespit edildiğini, davacının g
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 08.06.2006-02.09.2014 tarihleri arasında ... Elektrik Arıza Onarım Bakım Montörlüğüne bağlı açma-kapama elektrik teknisyeni olarak çalıştığını, davacı tarafından iş sözleşmesine haklı olarak 02.09.2014 tarihinde son verildiğini, davacının davalı ... AŞ'nin (BEDAŞ) işçisi kabul edilmesi gerektiğini, Çalışma ve Sosyal Güvenlik İş Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen 10.05.2011 tarihli ve 7457 sayılı raporuyla muvazaanın tespit edildiğini, davacının gerçek işvereni ile üyesi olduğu Tes İş Sendikası arasında 17.10.2011 imza tarihli 14. Dönem ve 11.10.2013 imza tarihli 15. Dönem Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden yararlandırılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ücret farkı, ilave tediye, ikramiye, sosyal yardım, iş güçlüğü tazminatı, gıda yardımı, elektrik yardımı, vardiya tazminatı, vardiya dönüş ücreti, bakım tazminatı alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatı alacağının doğru hesaplanıp hesaplanmadığına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.