T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/741 Esas KARAR NO : 2025/1089 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi HMK 353/1- a-6) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/05/2023 NUMARASI : 2023/156 Es…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/741 Esas KARAR NO : 2025/1089 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi HMK 353/1- a-6) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/05/2023 NUMARASI : 2023/156 Esas-2023/537 Karar DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat KARAR TARİHİ : 16/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/01/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 22.08.2022 tarihinde saat 11.30'da maddi hasarlı trafik kazası geçirdiğini, müvekkili şirketin adına kayıtlı ticari aracına yapılan ekspertiz sonucu; karşı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu ve müvekkilinin ise herhangi bir kusuru bulunmadığının tespit edildiğini, kazaya sebebiyet veren karşı araç sürücüsü ...'in kullandığı ... Plakalı aracın, otoparktan geri manevra yaparak çıkmaya çalışırken müvekkilinin ... Plakalı aracına çarpması sonucu işbu kazanın meydana geldiğini, kaza nedeni ile müvekkilinin aracının hasar görmesine sebep olunduğunu, müvekkilinin aracına yapılan ekspertiz sonucu; karşı araç sürücüsü ...'in %100 kusurlu olduğu ve müvekkilinin ise kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin aracının sağ ön kısmından almış olduğu darbe neticesinde oluşan bu maddi hasarlar sonucunda aracını tamir ettirmek için davalı ... Otomotiv Bakım Ve Onarım Yedek Parça Servisi'ne götürdüğünü, müvekkilinin serviste aracının tamiri için ... isimli şahıs ile görüştüğünü, müvekkilinin aracının sağ farının "14.300,00 TL" tutar karşılığında değiştirildiğini, 22.09.2022 tarihli fatura ile sağ far değişim hizmet bedeli olarak 14.300,00 TL müvekkili tarafından ödendiğini, davalı şirketin yetkilisi ... isimli şahsın müvekkiline orijinal sağ far taktıklarını söyleyip aracı teslim ettiğini, müvekkilinin aracını teslim aldıktan sonra aracına takılan sağ farın orijinal olmadığını "çıkma far" takıldığını fark edip serviste muhatap olduğu davalı ... ile görüşmeye gittiğini, farın orjinali ile değiştirilmesini talep ettiğini, böylece müvekkilinin üzerine düşen ihbar külfetini yerine getirdiğini, müvekkilini sürekli oyalayarak mağduriyet yaşamasına sebebiyet verildiğini, dolayısıyla davalı şirket tarafından müvekkilinin aracına orijinal olmayan parçalar takılarak müvekkiline ve faturaya orijinal olarak değiştirilmiş şeklinde yansıtıldığını, davalı servisin bu takılan farın orjinali ile değiştirileceğini söyleyip müvekkiline vaatte bulunduklarını, müvekkilini sürekli oyalayarak mağduriyet yaşamasına sebebiyet verdiklerini, müvekkilinin aracının onarım süresinin 15 gün sürdüğünü, dolayısıyla müvekkilinin 15 gün boyunca aracını kullanamadığını ve aracından mahrum kaldığını, müvekkilinin aracının tamir ve onarım bedeli olarak toplam "44.368,00 TL" tutarını, ... TR... Iban Nolu hesabı aracılığı ile ... Otomotiv Bakım ve Onarım Yedek Parça Servisi'nin TR... Iban Nolu hesabına EFT yaparak "40.984,00 TL" gönderdiğini, davalı şirket yetkilisi ... hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 2023/11040 Soruşturma numaralı dosyası ile şikayette bulunulduğunu, dosyanın derdest olduğunu, orijinal olmayan parçalar takılarak müvekkiline ve faturaya orijinal olarak değiştirilmiş şeklinde yansıtılmış olmasının açıkça gizli ayıp niteliğinde olduğunu, araç tamir ve bakım sözleşmelerinin TBK'nın 470 vd. md anlamında eser sözleşmesi niteliği arz ettiğini, davalı şirketin, basiretli bir tacir gibi davranmak, gereken özeni göstermek ve gereken güvenliği kendisi sağlamak durumunda olduğunu, işbu davanın konusunun, ayıplı araç tamiri nedeniyle gündeme gelen seçimlik hakların kullanılmasına ve tazminat talebine ilişkin olduğunu, işbu davada; maddi ve manevi tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkilinin aracına orijinal yerine çıkma takılan farın ayıpsız misli ile değişimi, değişim mümkün değilse bedelin iadesi istendiğini, bütün masraflar yüklenici davalıya ait olmak üzere; aracın ücretsiz onarılarak ayıpsız orijinali ile değiştirilmesini, eğer orijinali ile değişim mümkün değilse bu halde de, müvekkilinin çıkma fara ödediği bedel olan "14.300,00 TL'nin" iadesini talep ettiklerini, ayrıca müvekkilinin uğradığı gizli ayıp nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin de bulunduğunu, müvekkilinin davalı oto tamir servisine gizli ayıbı bildirmek için gittiğini ve sözlü olarak beyanda bulunarak üzerine düşen bildirim külfetini yerine getirdiğini, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; haklı davanın kabulü ile eser sözleşmesinden kaynaklanan gizli ayıp nedeniyle sorumluluk hükümleri uyarınca; maddi ve manevi tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin aracına orijinal yerine çıkma takılan farın ayıpsız misli ile değişimi, değişim mümkün değilse orijinal far ile takılan çıkma far arasındaki bedelin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL'sinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, her türlü yargılama gideri ve arabuluculuk vekalet ücreti dahil vekalet ücretlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafın davaya karşı cevap dilekçesi sunmadığı, duruşmalara da katılmadığı görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/05/2023 tarihli ve 2023/156 Esas ve 2023/537 Karar sayılı kararında özetle; Dava, ayıplı malın misli ile değişimi olmadığı takdirde bedel iadesi talebine ilişkindir. Ayıp, eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların bulunmamasını ifade etmektedir. İlk bakışta görülebilen veya basit muayene ile anlaşılabilen neviden olan ayıplar açık ayıp; ilk bakışta görülemeyen veya basit muayene ile hemen anlaşılamayan, sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilmektedir. Davacının aracını teslim aldıktan sonra aracına takılan sağ farın orijinal olmadığını "çıkma far" takıldığını belirterek orjinal parça takılması konusunda anlaşıldığını ve farın orjinali ile değiştirilmesini talep ettiği fakat buna ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı, "çıkma far"ın aracın teknik ve sürüş özelliklerini, yakıt sarfiyatını ve benzer özelliklerini etkileyen bir durum olmadığı, davalı şirketin araç bayiisi olmadığı buna ilişkin orjinal parça takma yükümlülüğü bulunduğunu davacının ispatla mükellef olduğu sadece çıkma far nedeniyle aracın değerinin azalmayacağı, araç tamir hizmetinin ayıplı yapıldığı iddiasının davacı tarafından yasal delillerle kanıtlanamamasına nitekim orjinal parçalarla tamir işini yapılacağına yönelik taraflar arasında anlaşma olduğunun davacı tarafından ispatlanamadığından davanın reddine dair karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen 05/06/2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Davanın, TBK'nun 470. ve devamı maddelerinde hüküm altına alınan eser sözleşmesinden kaynaklanan gizli ayıp nedeniyle sorumluluk hükümleri uyarınca; maddi ve manevi tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin aracına orjinal yerine çıkma takılan farın ayıpsız misli ile değişimi, değişim mümkün değilse bedel iadesi talebine ilişkin olduğunu, müvekkilinin orijinal parça takılmasını talep ettiğine, davalının orjinal parça takmayı üstlendiğine dair bu hususta anlaşmanın ve dosya kapsamında tüm delillerin mevcut olduğunu, dosya kapsamındaki eksper raporuna ve faturaya göre hasara ilişkin kısımda yedek parça listesinin yer aldığını, bütün sağ farın parça tipinin orijinal, parça kodunun ise 811100KL01 şeklinde olduğunu, tedarikçinin temin edemediğinden bütün sağ farın servis tarafından alındığını, orijinal olarak yansıtılan bütün sağ farın fatura tutarının ise 14.300,00 TL olduğunu, müvekkilinin ise, bu tutarı yani orijinal olarak alınmış şekilde faturaya yansıtılan far bedeline davalı servise ödemiş olup fatura ve dekontun da dosya kapsamında mevcut olduğunu, ilk derece mahkemesince eksik inceleme ile delilleri incelenmeden ön inceleme duruşmasında haklı davalarının hukuka ve yasaya aykırı olarak reddedildiğini, müvekkilinin aracına orjinal parça takılmasını istediğini, müvekkilinin çıkma far takılmasına hiçbir şekilde muvafakati olmayıp aracına orijinal far takılmasını istediğini, bu iradesini de dosya kapsamındaki bütün delilleri ile ortaya koyduğunu, müvekkilinin orijinal far takılmasını istemeseydi çıkma far takılmasını isteseydi; 14.300,00 TL değil, basit bir araştırmayla dahi ortaya çıkacak olan 1.000,00 TL gibi çok daha düşük bir ücret ödeyeceğini, tedarikçi temin edemediğinden bütün sağ farın davalı servis tarafından alındığını, farın, aracın aydınlatma gücü ile gece görüşünü belirgin şekilde iyileştirdiğini, farın, karanlıkta görüş mesafesini, gün ışığında ise görünebilmeyi sağladığını, çıkma bir fardan alınacak verim ile orijinal bir fardan alınacak verimin asla aynı olmasının beklenemeyeceğini, çıkma farın aracın özelliklerini etkileyen bir durum olmadığının kabulünde dahi, davalı servisinin müvekkiline orijinal parça takacağını yansıtmış olmasına rağmen çıkma far takmasının açıkça davalının hileli hareketlerle müvekkilini aldattığını gösterdiğini, orijinal parça takma yükümlülüğünün sadece araç bayiilerine ait olmayıp orijinal parça takmayı üstlenen servisler bakımından da orjinal parça takma yükümlülüğü olduğunu, dosya kapsamındaki her türlü belgenin, davalarını ispatlayacak delil niteliğinde olduğunu, eksper raporundan da görüleceği üzere, araç tamir ve bakım sözleşmelerinin TBK'nın 470 vd. md anlamında eser sözleşmesi niteliği arz ettiğini, bozulan veya tamiri gereken aracı bir oto tamircisine bırakmanın Türk Borçlar Kanunu'na göre eser sözleşmesi olduğunu, gizli bozuklukların eser teslim edilirken göze çarpmayacağı gibi, özenli bir inceleme ile de saptanamayacağını, gizli bozuklukların ya saklı kusurlardan ya da sonraki bir tarihte, eser kullanılırken ortaya çıkacağını, eser sözleşmelerinde ayıp ihbarının yapılmasının şekle tabi olmayıp her türlü delille hatta tanık beyanıyla dahi kanıtlanmasının mümkün olduğunu, müvekkilinin, davalı oto tamir servisine gizli ayıbı bildirmek için gittiğini ve sözlü olarak beyanda bulunarak üzerine düşen bildirim külfetini yerine getirdiğini, eser sözleşmelerinde ayıba dair ihbarın sözlü olarak yapılmasının mümkün olduğunu, eserin ayıplı olması halinde; iş sahibinin, süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunması şartıyla, sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu’nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabileceğini, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Dava, davacıya ait ... Plakalı aracın karıştığı kaza sonrasında aracın onarımı için davalı servise götürüldüğü ve aracın bakım ve onarımının davalı servis tarafından yapıldığı ancak bu onarım sırasında aracın sağ farının orijinali ile değiştirildiği söylenerek davacıdan orijinal far bedelinin tahsil edildiği halde araca "çıkma far" diye tabir edilen orijinal olmayan farın takılmış olduğu iddiası ile orijinal far bedeli ile "çıkma far" arasındaki fark kadar davacının zarara uğratıldığı iddiasına dayalı olarak davalı hakkında açılan eserin ayıplı teslimi iddiasına dayalı tazminat isteğine ilişkin olup, davacı vekili öncelikle davaya konu aracın farını orijinal olan yenisi ile değiştirilmesi talebinde bulunmuş, terditli olarak ise bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde orijinal far takılmaması sebebi ile çıkma far ile orijinal far bedeli arasındaki farkın davalıdan tahsili isteminde bulunmuştur. Davalı yargılamaya katılmamış ve davaya cevap vermemiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, bilirkişi incelemesi de yaptırılmadan yukarıda belirtilen gerekçelerle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili bu karara karşı yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurmuştur. Taraflar arasında ki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup davanın çözümlenmesinde uygulanması gereken hükümler, sözleşme tarihi itibarıyla yürürlükte olan TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir. Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, TBK'nın 474 - 475. maddelerinde düzenlenmiştir. TBK'nın 472. Maddesinde malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa, yüklenicinin, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden iş sahibine karşı satıcı gibi sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Ayıp, eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. TBK'nın 474. maddesine göre iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirip varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 477/3. maddesine göre ise, gizli ayıplarda ayıp ortaya çıktığı an gecikmeksizin durumun yükleniciye bildirilmesi gerekir. Ayıp halinde iş sahibinin hakları TBK'nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın giderilmesini talep etme haklarıdır. Eserin iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı olması veya hakkaniyet kaideleri gereği eseri kabul etmesinin iş sahibinden beklenememesi veya eserin sözleşmede açıkça kararlaştırılan nitelikleri taşımaması halinde iş sahibi eseri kabulden kaçınarak sözleşmeden dönebilir. Eserdeki ayıpların eserin reddini gerektirecek nitelikte önemli olmaması halinde ise diğer seçimlik hakların kullanılması gerekir. (Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesinin 2015/3588 Esas 2016/1509 Karar sayılı ilamı) Somut olayda taraflar arasında davacıya ait aracın onarımının yapıldığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı vekili, müvekkilinin aracına orijinal far yerine çıkma far takıldığını iddia ettiğinden bu durumun belirlenmesi halinde davalının, davacı iş sahibinden araca orijinal far takılmasını taahhüt etmesi ve bu far bedelinin davacı iş sahibinden tahsil edilmesi halinde araca orijinal far takmaması sebebi ile işi ayıplı yaptığında şüphe bulunmamaktadır. Bu sebeple mahkemece davacı iddialarının araştırılması amacı ile davacıya ait araç üzerinde uzman bir bilirkişiden veya bilirkişi kurulundan rapor aldırılması suretiyle davacı yüklenicinin davacıya ait araç üzerinde yaptığı onarım sebebi ile davacıdan orijinal far ücretini tahsil edip etmediği, yine davacıya ait aracın değiştirilen sağ farının orijinal olup olmadığının da tespiti ile, davacıya ait aracın sağ farının orijinali ile değiştirilmediğinin ve buna rağmen davacıdan onarım sırasında orijinal far ücretinin tahsil edildiğinin belirlenmesi halinde davacının, dava dilekçesinde belirtmiş olduğu seçimlik haklardan bu sebeple uğramış olduğu zararın tahsili seçimlik hakkı çerçevesinde orijinal far bedeli ile çıkma far bedeli arasındaki farkın belirlenerek bu fark bedelinin davacı iş sahibinin talep edebileceği tazminat tutarı olduğu gözetilerek mahkemece bundan sonra uyuşmazlığın sonuçlandırılması gerekirken aksi gerekçelerle ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadan eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddine karar verilmiş olması sebebi ile davacı vekilinin istinaf başvurusu dairemizce haklı görülmüş ve kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde tüm deliller toplandıktan ve bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra esas hakkında sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin KABULÜNE, 2-Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/05/2023 tarihli ve 2023/156 Esas 2023/537 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak esasa ilişkin yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafça yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır