Başvuru, çocuğun cinsel saldırıya da maruz kalarak öldürülmesiyle sonuçlanan olayla ilgili olarak etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, çocuğun cinsel saldırıya da maruz kalarak öldürülmesiyle sonuçlanan olayla ilgili olarak etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 27/2/2020 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Olay tarihinde Şırnak'ta yaşayan başvurucular İsmail Yorgun ve başvurucu Sedika Yorgun'un kızları, diğer başvurucuların kardeşi altı yaşındaki E.Y. 13/12/1999 tarihinde inşaat hâlindeki boş bir binada cinsel saldırıya maruz kaldıktan sonra öldürülmüş olarak bulunmuştur. Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı (Cumhuriyet Başsavcılığı) aynı gün olayla ilgili olarak resen soruşturma başlatmıştır. Soruşturma kapsamında yapılan ölü muayenesi ve otopsi işlemleri neticesinde ölümün solunum ile dolaşım yetmezliği nedeniyle gerçekleştiği anlaşılmıştır. Ayrıca küçük çocuğun cinsel saldırıya maruz kaldığı da belirlenmiştir. Soruşturmada şüpheli Z.K. 1/3/2000, diğer şüpheli T ile İ.B. 2/3/2000 günü gözaltına alınmıştır. T. ve İ.B. 6/3/2000 tarihinde tutuklanmış, diğer şüpheli ise serbest bırakılmıştır. Cumhuriyet Başsavcılığı tutuklu iki şüpheli hakkında cinsel saldırı ve kasten öldürme suçlarını işledikleri iddiasıyla 10/3/2000 tarihinde kamu davası açmıştır. Şırnak Ağır Ceza Mahkemesince yürütülen kovuşturmada, sanıkların tutukluluk hâllerine 30/5/2000 tarihinde son verilmiştir. Ağır Ceza Mahkemesi 5/2/2002 tarihinde mahkûmiyetlerine yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle sanıkların beraatine hükmetmiştir. Beraat hükümlerinin bir gerekçesi olarak da olay yerinden elde edilen biyolojik deliller ile sanıkların vücutlarından alınan örneklerin kriminal laboratuvar incelemelerinde uyumlu olmaması gösterilmiştir. Başvurucu İsmail Yorgun tarafından temyiz edilen bu hükümler, Yargıtay Ceza Dairesi tarafından 19/3/2003 tarihinde onanmıştır. Ağır Ceza Mahkemesi, hükümlerin kesinleşmesi üzerine olayın fail veya faillerinin tespiti için Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazmıştır. Bu kararla yeniden başlatılan soruşturmada Cumhuriyet Başsavcılığı, bu kez A.B. hakkında kamu davası açmıştır. Şırnak Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye başlanan kamu davasının Osmaniye'ye nakline karar verilmiştir. Osmaniye Ağır Ceza Mahkemesince yürütülen kovuşturma sonucunda A.B.nin beraatine hükmedilmiş, hüküm Yargıtay Ceza Dairesi tarafından onanmıştır. Hükmün kesinleşmesinden sonra Osmaniye Ağır Ceza Mahkemesi de olayın fail veya faillerinin tespit edilmesi amacıyla dava dosyasını 29/6/2010 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir. Cumhuriyet Başsavcılığı fail veya faillerin yakalanabilmesi için 13/4/2011 tarihinde dava zamanaşımı süresince daimî arama kararı vermiş, arama kararını yerine getirmesi için Şırnak İl Emniyet Müdürlüğüne gönderip aramanın akıbeti hakkında her üç ayda bir düzenli bir şekilde bilgi verilmesini de Müdürlükten istemiştir. Daimî arama kararına rağmen olayın fail ya da failleri belirlenememiştir. Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmada zamanaşımının 13/12/2019 tarihinde dolduğu gerekçesiyle 24/12/2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Başvurucuların bu karara itirazı, Şırnak Sulh Ceza Hâkimliğinin 7/2/2020 tarihli kararı ile reddedilmiştir.