11. Ceza Dairesi 2009/19626 E. , 2011/345 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, Dolandırıcılık HÜKÜM : Sanıklar ..., ..., ..., ...: 765 S.Y.nın 339/1, 80, 59/2.maddelerine göre 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına Sanıklar ... ..., ...: Sahtecilikten Beraat Sanıklar ..., ... ..., ..., ..., ..., ...: Dolandırıcılık suçundan ortadan kaldırma Yasal koşulları bulunmadığından sanıklar ... ve ... müdafiilerinin vaki duruşmalı inceleme talebi…
**11. Ceza Dairesi 2009/19626 E. , 2011/345 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, Dolandırıcılık HÜKÜM : Sanıklar ..., ..., ..., ...: 765 S.Y.nın 339/1, 80, 59/2.maddelerine göre 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına Sanıklar ... ..., ...: Sahtecilikten Beraat Sanıklar ..., ... ..., ..., ..., ..., ...: Dolandırıcılık suçundan ortadan kaldırma Yasal koşulları bulunmadığından sanıklar ... ve ... müdafiilerinin vaki duruşmalı inceleme talebinin 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü: I-Sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: Sanık müdafiinin yokluğunda verilip 18.05.2009 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü 1412 Sayılı CMUK. nun 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık yasal süresinden sonra 29.05.2009 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşıldığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken aynı yasanın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, II- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında dolandırıcılık, sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelen katılan vekili ile o yer C.Savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde: sanıklar ... ve ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçlarından elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı,sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...’a yüklenen “dolandırıcılık” suçu yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; anılan suçun türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği 1999 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve taktir kılınmış olduğundan katılan vekili ile o yer C.Savcısının dolandırıcılık suçu yönünden zamanaşımın gerçekleşmediğine, sahtecilik fiili yönünden suçun sabit olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, III- Sanıklar ...,..., ... ve ... hakkında memurun resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen katılan vekili ile sanıklar ...,... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazlarına gelince; Katılan kurum müfettişi tarafından düzenlenen 21.04.2000 gün ve 2 sayılı soruşturma raporunda sanık doktor ...’nun 25.02.1999 tarihinden itibaren Vakıf Gureba Hastanesi’nde çalışmasına rağmen sigortalı ...’ya 3 adet,...’ya 1 adet,...’ya 2 adet olmak üzere toplam 6 adet reçeteyi İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde düzenlediği,bunlardan ... adına düzenlenen reçetelerin adı geçen hastanenin Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim dalı Çocuk Kliniği Servisi’nde kaydının bulunmadığı,görevli olduğu Vakıf Gureba Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim dalı Çocuk Kliniği servisinde hastalar ..... adına düzenlenen 7 adet reçetenin adı geçen hastanede kayıtlarının bulunmadığı bu suretle sanık doktor ile reçete bedellerini kuruma fatura eden Hale Eczanesi mesul müdürü sanık ... ve kalfalar ... ve ...’nun fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek müteselsilen resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin iddia olunmasına karşın sanık ...’nun aşamalarda reçetelerin kendisi tarafından hastalar görülerek ve muayene edilerek düzenlendiğini,adlarına reçete düzenlenenlerin kendi hastaları olduğunu,Başhekimliğin bilgisi dahilinde haftada 2 gün Bizim Lösemili Çocuklar Vakfı’nda gönüllü çalıştığını,ayakta ve yatarak tedavi gören hastaların sağlık karnesine reçete yazıp kendi görev yaptığı İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi kayıtlarına geçirilerek bu ilaçların temin edildiğini,hastaların yaşları itibariyle Çocuk Kliniği servisinde kayıt olmayıp diğer polikniklerde protokol kayıtlarının bulunduğunu savunmasına,dosya arasında mevcut 07.12.2005 günlü bilirkişi kurulu raporunda ve İstanbul Tabip Odası tarafından düzenlenen 14.06.2001 gün ve 6198 sayılı Fezleke de sanığın düzenlediği reçetelerin İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde faaliyette bulunan Bizim Lösemili Çocuklar Vakfı tarafından tedavi altına alınan hastalara ait olduğunun çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı olması nedeniyle kayıtların kendi polikliğinde görülemeyeceğini,protokol numaralarının reçete tarihleri ile uyumlu sıra takip etmesi ve başka polikniklerde kaydının bulunması,reçeteleri düzenleyen doktor ile eczacı arasında herhangi bir çıkar ilişkisinin bulunmadığının belirtilmesine,haklarında beraat hükmü kurulan doktorlar ... ve ...’ın düzenlediği ve kayıt ve tedavi evrakları bulunmadığı iddia olunan hastalarla ilgili tedavi evraklarının ve reçetelerdeki ilaçların hastalara kullanıldığına ilişkin Belgelerin bulunup bilahare dosyaya ibraz edildiğinin,sanık ... tarafından düzenlenen reçetelere konu hasta çocukların yakınlarının kurum müfettişi tarafından alınan ifadelerinde ilaçların çocuklarının tedavisinde kullanıldığının,... adına düzenlenen reçetedeki imzanın kızına ait olduğunun hasta yakın ...tarafından beyan edilmesine,duruşma aşamasında sahteliği iddia olunan reçetelere konu hasta ve yakınlarının bilgisine başvurulmadığının ve reçetedeki imzaların kimin eli ürünü olduğuna ilişki bilirkişi incelemesi yaptırılmadığının,eczacı sanık ...’un kovuşturma aşamasına eczanenin sahibinin .... ve .... olduğunu,adı geçenlerin akrabası olan .... ve .....’e verdiği vekaletname uyarınca eczane sahiplerinin akrabası olan sanık kalfalar ... ve ...’nun eczanenin tüm işlerini yürüttüklerini,eczanenin aile şirketi gibi çalıştırıldığını, kendisinin zaman zaman eczaneye uğradığını,fatura bedellerinin de kalfalarca tahsil edildiğini savunmasına, anılan teftiş raporunda bu davanın sanığı olmayan Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi doktoru .....’nın düzenlediği 16 adet sahte reçetenin de Hale Eczanesi tarafından kuruma fatura edildiğinin belirtilmesine göre gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi ve sanıkların hukuki durumlarının tayini bakımından;öncelikle sanık doktor .....tarafından düzenlenen ve sahteliği iddia olunan reçelere konu hasta ve yakınları duruşmada dinlenip reçete tarihleri itibariyle hangi hastane ve poliklinikte muayene-tedavi oldukları, reçetelerin muayene sonucu düzenlenip düzenlenmediği,reçetede yazılan ilaçların alınıp alınmadığı,kim tarafından alındığı sorulup, beyanlar da nazara alınarak savunma ve bilirkişi raporunda bahsi geçen diğer polikliniklerde protokol kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılıp,bulunması halinde kayıtlar,hasta müşahede ve tabela kayıtları ile hemşire ilaç takip defterleri getirtilip incelenmesi, gerektiğinde yatarak tedavi gören hastalar yönünden görevli hemşire ve bilgisi bulunan hastane çalışanları dinlenip, reçete arkasındaki imzaların kimin eli ürünü olduğu araştırılıp, suça konu reçetelerin hastalar muayene edilmeden hastalıklarıyla ilgisi bulunmadan düzenlendiğinin ve suçun sabit olduğunun belirlenmesi halinde eczacı sanık ... yönünden savunmada geçen kişiler tanık olarak dinlenip varsa delileri getirtilip, teftiş raporunda geçen Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi doktoru ... hakkında ne gibi işlem yapıldığı da araştırılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması, Yasaya aykırı,sanıkların müdafiileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA 25.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.