T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/562 Esas KARAR NO: 2026/611 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2025/895 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 12/01/2026 (Ara Karar Tarihi) DAVA: Menfi Tespit (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/562 Esas KARAR NO: 2026/611 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2025/895 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 12/01/2026 (Ara Karar Tarihi) DAVA: Menfi Tespit (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında, merkezi ...'da bulunan şirketteki davalı hisselerinin davacılara devri amacıyla hisse devir protokolü imzalandığını, porotokole ... Hukuku'nun uygulanacağının kararlaştırıldığını, davalıya 30.000,00-Euro ödeme yapıldığını, ayrıca beş bono düzenlenerek verildiğini, ancak taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğunu, bu nedenle bonoların bedelsiz kaldığını ve yapılan ödemenin istirdadı gerektiğini, davalının davacılar aleyhine 30/09/2025 tarihli ve 10.000,00-Euro bedelli bonoya dayalı olarak kambiyo takibi başlattığını ileri sürerek; 30/12/2024 tarihli hisse devir protokolünün geçersiz olduğunun tespitine, bu protokol kapsamında düzenlenip davalıya verilen 30.03.2025 tarihli 10.000,00 Euro bedelli, 30.09.2025 tarihli 10.000,00 Euro bedelli, 30.10.2025 tarihli 10.000,00 Euro bedelli, 30.11.2025 tarihli 10.000,00 Euro bedelli ve 25.12.2025 tarihli 44.500,00 Euro bedelli senetlerin geçersizliğinin, bu senetlerden ötürü davalıya borçlu olunmadığının tespitine, davalıya ödenen 30.000,00 Euro'nun iadesine karar verilmesini talep etmiş; 16/10/2025 tarihli talep dilekçesinde özetle; davacılar aleyhine davalı tarafından 30.09.2025 tarihli 10.000,00 Euro bedelli bonoya dayalı başlatılan .......... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı icra takibinin müvekkillerinin tedbiren durdurulmasına, konulan hacizlerin kaldırılmasına; vadesi gelmeyen, 30.10.2025 tarihli 10.000,00 Euro bedelli, 30.11.2025 tarihli 10.000,00 Euro bedelli ve 25.12.2025 tarihli 44.500,00 Euro bedelli bonoların ciro edilmesinin tedbiren önlenmesine, bonoların vadeleri geldiğinde icra takibine konu olmamaları adına tedbiren mahkemeye teslim edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 12/01/2026 (Ara Karar Tarihi)2025/895 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında;" Somut olayda davacı vekili, açmış olduğu davada ,müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin (....İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı ) tedbiren durdurulması ve vadesi gelmeyen, 30.10.2025 tarihli 10.000,00 Euro bedelli senet, 30.11.2025 tarihli 10.000,00 Euro bedelli senet, 25.12.2025 tarihli 44.500,00 Euro bedelli senetler İçin ise ciro edilmesinin önlenmesi ve vadeleri geldiğinde İİK'nın 72/.maddesi uyarınca icra takibine konu edilmemeleri yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise de; ;mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekli olup bu konuda mahkememizde kanaat oluşmadığı gibi ihtiyati tedbir kararı verebilmek için hâkimin somut sebep göster mesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup,taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinin geçersizliği ve dolayısıyla dava konusu bonoların da geçersiz olduğuna dair davacı vekili tarafından dosyaya sunulan delillerin somut delil kabul edilip haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uymadığı anlaşıldığından davacı vekilinin,10.000,00 Euro bedelli senet, 25.12.2025 tarihli 44.500,00 Euro bedelli senetler İçin ise ciro edilmesinin önlenmesi ve vadeleri geldiğinde İİK'nın 72/.maddesi uyarınca icra takibine konu edilmemeleri yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin talebinin reddine,davacı vekilinin ....İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasından başlatılan icra takibinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin de İİK'nın 72/3 ncü maddesi uyarınca başlayan bir icra takibinin durdurulması na karar verilemeyeceği hususu gözönüne alınarak bu talebin de reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur."gerekçesi ile, '' 1-Davacılar vekilinin, ....İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasında takibin durdurulmasına ve 30.10.2025 tarihli 10.000,00 Euro bedelli senet, 30.11.2025 tarihli 10.000,00 Euro bedelli senet, 25.12.2025 tarihli 44.500,00 Euro bedelli senetler için ise ciro edilmesinin önlenmesi ve vadeleri geldiğinde icra takibine konu olmamalarına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin 07/10/2015 tarihli tedbir istemlerinin reddine dair ara kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 11.12.2025 tarihli 2025/2170 Esas ve 2025/2137 Karar Sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verildiğini, kaldırma gerekçesinin vadesi gelmemiş bonolara ilişkin talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm tesis edilmemesi olduğunu, kaldırma ilamında yaklaşık ispatın kesin ispat anlamına gelmediğinin, davanın esası hakkında kesin bir kanaat oluşması zorunluluğu olmaksızın davacının iddiasının ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğu yönünde bir kanaatin oluşmasının yeterli olduğunun belirtildiğini, ilk derece mahkemesinin kaldırma üzerine verdiği 12/01/2026 tarihli ara kararla matbu gerekçe ile ve kaldırma ilamına aykırı şekilde tedbir istemlerini reddettiğini, mahkemece kaldırma ilamına rağmen vadesi gelmemiş senetler hakkında özel bir değerlendirme yapılmadığını ve yaklaşık ispat ölçütünün yine hatalı bir şekilde yorumlanarak taleplerinin reddedildiğini Davacıların, hisse devir protokolünün geçersizliği ve senetlerin bedelsizliği yönündeki iddialarının ... Hukuku'nun emredici şekil şartlarına aykırılık gibi kuvvetli emarelerle desteklendiğini, bir önceki istinaf başvuru dilekçesi ekinde ... Hukuku'nda yer alan Şirketler Kanunu, ... Hukuku'nda yer alan Noterler Kanunu ve ... Hukuku'nda yer alan Şirketler Kanunu ve Noterler Kanunu ilgili maddeleri yeminli tercüman onaylı çevirilerinin sunulduğunu, yaklaşık ispat ölçütünün fazlasıyla karşılandığını, taraflar arasında akdedildiği iddia edilen 30/12/2024 tarihli hisse devir protokolünün ... Hukuku'nun emredici şekil şartlarına aykırı olduğunu; ... Şirketler Kanunu'nun 289. maddesinin açıkça şirketteki payın kanuna uygun olarak tasdik edilen yazılı şekilde yapılmış bir sözleşme esas alınarak devredilebileceğini hükme bağladığını, aynı şekilde ... Noterler Kanunu'nun 62. maddesinin de imza, el yazısı ve suretlerin tasdikinin ilgili kanuna uygun olarak yapılacağını belirttiğini; ilk istinaf dilekçesi ekinde sunulan yeminli tercüme edilmiş ... mevzuatı hisse devrinin geçerliliği için yazılı şekil ve noter tasdiki gibi emredici şartlar öngördüğünü; dava konusu hisse devir protokolünün bu şartlara uygun düzenlenmediği yönündeki iddiaların yaklaşık ispat için kuvvetli bir emare teşkil ettiğini, bu durumun hisse devir protokolünün ve buna bağlı olarak düzenlenen senetlerin geçersiz olduğu yönündeki haklılıklarını açıkça ortaya koyduğunu, Davacılar tarafından verilen ve henüz vadesi gelmemiş olan 30/10/2025, 30/11/2025 ve 25/12/2025 vadeli senetlerin üçüncü kişilere ciro edilmesi veya devredilmesi halinde davacıların telafisi güç veya imkansız zararlara uğrayacağını; kambiyo senetlerinin soyut niteliği gereği davanın esası davacılar lehine sonuçlansa dahi iyi niyetli üçüncü kişilerin hamil olması durumunda davacıların bu senetlerden dolayı borçlu kalma riskiyle karşı karşıya kalacaklarını; HMK'nun 389/1 ve 390/3 fıkaralarında aranan koşulların oluştuğunu, Tüm bunlara ek olarak ... Hukuku'nda yer alan, https://www........ sitesinden alınan Şirketler Kanunu ve Noterler Kanunu'na göre şirket devrinde tasdik aranmakta olup ilgili çevirilerin asılları ilk istinaf dilekçesinde taranmış kopyaları ise bu istinaf dilekçesinde sunulduğunu; işbu dilekçede de bahsi geçen kanunların ilgili maddeleri hem Karadağca hem de Türkçe'ye çevrilmiş hallerinin yer almakta olduğunu, İleri sürerek, izah edilen ve re’sen göz önüne alınacak nedenlerden dolayı; ilk derece mahkemesinin 12/01/2026 tarihli ara kararının kaldırılmasına, ......... İcra Dairesi'nin ...esas sayılı takibinin tedbiren durdurulmasına, henüz takibe konulmamış olan 30/10/2025, 30/11/2025 ve 25/12/2025 vadeli senetlerin üçüncü kişilere ciro edilmesinin ve devredilmesinin tedbiren önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep; taraflar arasındaki hisse devir protokolü ve bu protokol kapsamında davalıya verilen bonoların geçersizliği, protokol ve bonolardan ötürü borçlu olunmadığının tespiti, yine protokol kapsamında ödenen 30.000,00-Euro'nun iadesi istemli davada, bonolardan birinin konu edildiği icra takibinin tedbiren durdurulmasına, henüz vadesi gelmemiş üç adet bononun ciro edilmesinin ve takibe konu edilmesinin tedbiren önlenmesine, bonoların tedbiren mahkemeye teslim edilmesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davacılar vekilinin tedbir istemlerinin tamamının reddine karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur........ İcra Müdürlüğü' nün ...esas sayılı takip dosyası kapsamından; davalının davacılar aleyhine dava konusu bonolardan, 30/09/2025 vadeli, 10.000,00-Euro bedelli, 30/12/2024 tanzim tarihli, keşidecisi davacı........, lehdarı davalı olan, davacı .......'nın ise aval sıfatıyla imzasının bulundu ğu bonoya dayalı kambiyo takibi başlattığı anlaşılmıştır. İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca; icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden az olmamak kaydıyla göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. 6100 Sayılı HMK'nın 389/1 fıkrası uyarınca; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Yine 6100 Sayılı HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Somut olayda; davacıların taraflar arasındaki hisse devir protokolünün şekil noksanlığı nedeniyle geçersiz olduğu, bu nedenle bu protokol kapsamında verilen dava konusu bonoların da geçersiz olduğu yönündeki iddialarının esası bakımından bu aşamada ve mevcut delil durumuna göre yaklaşık düzeyde ispat koşulunun oluşmadığı gibi, üçüncü kişileri kapsayacak şekilde tedbir kararı da verilemeyeceği, öte yandan İİK'nun 72/3 fıkrası uyarınca takipten sonra açılan menfi tespit davalarında takibin tedbiren durdurulmasına yasal olanak bulunmadığı, değişen delil durumuna göre mahkemeden her zaman geçici hukuki koruma talep edilebileceği de nazara alındığında, mahkemece davacılar tarafından ileri sürülen tedbir istemlerinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış olup, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacıların istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harçların hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.