Başvuru, güvenlik soruşturması nedeniyle ataması yapılmayan öğretim görevlisinin ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, güvenlik soruşturması nedeniyle ataması yapılmayan öğretim görevlisinin ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, başvuruya konu olayların yaşandığı tarihte lisansüstü öğrencilerin araştırma görevlisi olarak atanmalarına imkân sağlayan 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun maddesinin birinci fıkrasının (D) bendi uyarınca Eskişehir Osmangazi Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak görev yapmaktadır. Kanun koyucu 2547 sayılı Kanun'a eklediği geçici maddeyle söz konusu şekilde görev yapan araştırma görevlilerinin geçici maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde müracaat etmeleri hâlinde ve "14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun maddesinde belirtilen genel şartları taşımaları kaydıyla ilgili üniversite tarafından 2547 sayılı Kanun'un maddesinin (a) fıkrası kapsamında" araştırma görevlisi olarak yeniden atamalarının yapılacağına ilişkin bir düzenleme yapmıştır. Başvurucunun bahse konu düzenleme kapsamında atanma talebinde bulunması üzerine idare tarafından 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun maddesinin birinci fıkrasının (A) bendine eklenen (8) numaralı alt bent uyarınca başvurucu hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yaptırılmıştır. Araştırma neticesinde başvurucunun kamuda "Barış İçin Akademisyenler Bildirisi" veya "Bu Suça Ortak Olmayacağız Bildirisi" olarak da bilinen bildirinin imzacılarından olması nedeniyle idari yönden kınama disiplin cezası ile cezalandırıldığı ve bu cezanın kanun yolunda kesinleştiği, adli yönden ise halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme, T. Hükûmetini, yargı organlarını, askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılama, terör örgütü propagandası yapma suçları nedeniyle hakkında savcılık soruşturması bulunduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak idare "yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucu nedeniyle herhangi bir işlem yapılamadığını" belirterek başvurucunun atanma talebini reddetmiştir. Başvurucu, anılan işlemin iptali talebiyle İdare Mahkemesine başvurmuştur. Mahkeme, başvurucunun bildiriye verdiği imzayı geri çekmesini, verilen disiplin cezasını ve adli soruşturmanın devam etmesini birlikte değerlendirerek olayın niteliği itibarıyla başvurucunun araştırma görevlisi olarak görev yapmasına engel teşkil etmeyeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. İdare, söz konusu karara karşı istinaf talebinde bulunmuştur. Bölge İdare Mahkemesi, başvurucunun anılan bildiriye imza atması nedeniyle kınama disiplin cezası ile cezalandırıldığını, hakkında her ne kadar kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı olmasa da terör örgütü propagandası yapma suçundan mevcut bir ceza davası bulunduğunu gözeterek anılan hususların güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının davalı idarece olumsuz kabul edilmesini gerektirebilecek nitelikte olduğu sonucuyla davanın kesin olarak reddine karar vermiştir. Başvurucu, nihai kararı 10/9/2019 tarihinde öğrendikten sonra 24/9/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.