Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilİ Bankanın müşterilerinden tahsil amacıyla ciro edilerek Bankaya teslim edilmiş olması dolayısıyla bankanın meşru hamili bulunduğu, borçlusu ... , lehtarı ... ..., keşide tarihi 06/08/2021, vade tarihi 30/01/2022 olan 8.000,00 TL tutarlı bono, bankanın uhdesinde ve zilyetliğinde iken transferi sırasında kargo mahiyetinde iken bono aslının zayi olduğu, bu suretle davacı bankanın rızası hilafına elinden çıktığı ve kargo aracında zayi olduğu, söz konu
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın ... Ltd. Şti. ile ... mirasçılarına hakkında 22/05/2012 tarihinde İstanbul 6. İş Mahkemesi' nin 2012/342 Esas sayılı dosyasında hizmet tespiti davası açtığını, yapılan yargılama neticesinde, İstanbul 6. İş Mahkemesi' nin 2012/342 E. 2015/573 K. Sayılı kararı ile 04/11/2015 tarihinde davanın kabulüne karar verildiğini, yapılan temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2016/2395 E. 2017/4923 K. Sayılı ve 06/06/2017 tarihli kararı ile yerel mahkeme kararının bozulduğunu, bozma sonrası dosyanın İstanbul 22. İş Mahkemesinin 2017/339 Esas numarasını aldığını ve mahkemece bozma kararına uyularak yargılamaya devam edildiğini, 09/03/2021 tarihli duruşmada "Davalı şirketin sicilden terkin edildiğinin anlaşıldığı"nın belirtildiğini ve 2. Nolu ara kararı ile " Davacı vekiline şirketin ihyasını sağlayarak taraf teşkili yapması için gelecek celseye kadar süre verilmesine," denilerek şirketin ihyası için taraflarına süre verildiğini, diğer davacı müvekkili ...'ın da, ... Ticaret Ltd. Şti. İle ... mirasçıları hakkında, 22/05/2012 tarihinde İstanbul 6. İş Mahkemesi'nin 2012/341 Esas sayılı dosyasında hizmet tespiti davası açtığını, yapılan yargılama neticesinde, İstanbul 6. İş Mahkemesi' nin 2012/341 E. 2015/572 K. Sayılı kararı ile 04/11/2015 tarihinde davanın kabulüne karar verildiğini, yapılan temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2016/2400 E. 2017/4922 K. Sayılı ve 06/06/2017 tarihli kararı ile yerel mahkeme kararı bozulduğunu, bozma sonrası dosyanın İstanbul 20. İş Mahkemesi' nin 2017/321 Esas numarasını aldığını ve mahkemece bozma kararına uyularak yargılamaya devam edildiğini, 09/03/2021 tarihli duruşmada 2 Nolu ara kararı ile "2- 1 nolu ara karar yerine getirildiğinde davacı vekilinin beyanı dikkate alınarak şirketin terkin edilmiş olması halinde davacı vekiline davalı şirketin ihyası hususunda ilgili asliye ticaret mahkemesinde dava açmak üzere 1 aylık süre ve yetki verilmesine" denilerek şirketin ihyası için taraflarına yetki ve süre verildiğini, her iki dosyada da yargılama devam ederken davalı ... Ltd. Şti.'nin tasfiye sürecine girip sicilden terkin edildiğini, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ... sicil numarasıyla kayıtlı ... Ticaret Ltd. Şti.'nin 10/02/2014 tarih ve 8504 Sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ilanına göre şirket ortaklarının 01/01/2014 tarihinden itibaren tasfiye haline girmesine ve tasfiye memuru olarak ...'in atanmasına karar verildiğinin görüldüğünü, şirketin tasfiyesi ile sicilden terkininin gerçekleştiğini, ancak bu hususa dair devam eden dava dosyalarına hiçbir bildirim yapılmadığını belirterek, ... Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini, ek tasfiye işlemlerini yapması için tasfiye memuru atanmasına ve durumun tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle; tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektireceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili sicil müdürlüğünün tespit etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, yasal hasım olması nedeniyle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını belirterek, müvekkili yönünden açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin diğer tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle, davanın basit yargılama Usulüne tabi olduğu belirtilerek 27.05.2021 tarihine duruşma günü verildiğini, oysa Türk Ticaret Kanunu madde 547’de şirketin ihyası düzenlenmiş olup, bu halde yargılamada basit yargılama uygulanacağına dair açık bir hüküm bulunmadığını, şirketin ihyası davalarının basit yargılamaya değil, yazılı yargılama usulüne tabi olduğunu, davanın kötüniyetli olarak açıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.