Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/3662 E. , 2024/581 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/3662 Karar No : 2024/581 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) … Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ: Av. … 2-(DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ: Av. … İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulmas…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/3662 E. , 2024/581 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/3662 Karar No : 2024/581 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) … Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ: Av. … 2-(DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ: Av. … İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, komisyon karşılığı sahte fatura düzenlemek suretiyle elde ettiği gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolundaki saptamaları içeren vergi tekniği raporunun done alındığı takdir komisyonu kararına dayanılarak 2017 yılının tüm dönemleri için re'sen salınan geçici vergi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin, matrahı yönünden bağlı olduğu kurumlar vergisi tarhiyatına karşı açılan davanın Mahkemelerinin 17/06/2020 tarih ve E:2019/1084, K:2020/1287 sayılı kararıyla reddedildiği ancak mahsup dönemi geçen geçici verginin aranamayacağı ve yıllık vergiye mahsuben peşin alınan söz konusu vergi üzerinden bir kat vergi ziyaı cezası kesilebileceği, 2017 yılının Ocak dönemine ait olup aynı yıl içinde kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınamayacağı gerekçesiyle geçici vergi ile vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı kaldırılmış, üç kat vergi ziyaı cezası ise bir kata indirilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının, bir kat vergi ziyaı cezasının, beyan üzerine tahakkuk eden ödenecek vergiyi aşan kısmı yönünden davanın reddi ile geçici verginin ve vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri gereğince artırılan kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkralarına yöneltilen istinaf başvuruları, değinilen hüküm fıkralarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Vergi idaresince, mükellefin gerçek faaliyetinin bulunmadığı, düzenlediği belgelerin sahte olduğu tespitinden sonra, dava konusu tarhiyatın dayanağı vergi inceleme raporunda da önerildiği gibi daha önce beyan edilerek tahakkuk ettirilmiş bulunan verginin, sahte fatura düzenleme faaliyeti nedeniyle hesaplanan vergiden düşülmesi ya da daha önce beyan ve tahakkuk ettirilen fiktif vergi terkin edildikten sonra cezalı tarhiyat yapılmasının mükerrer vergilendirmeyi önleyeceği, dava konusu olayda ise bu husus göz ardı edilerek kesilen cezanın, beyan üzerine tahakkuk ettirilen vergiye ilişkin kısmının mükerrer olduğu gerekçesiyle davacı istinaf istemi bu yönden kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararının bir kat vergi ziyaı cezasının beyan üzerine tahakkuk ettirilen vergiye isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra dava konusu cezanın belirtilen kısmı kaldırılmıştır. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dayanak vergi tekniği raporunun eksik incelemeye dayalı, somut bilgi ve değerlendirmelerden uzak olduğu, ticari faaliyetinin tamamen gerçe işlemlere dayandığı, düzenlenen vergi tekniği raporu doğrultusunda yapılan re'sen terk işleminin mahkemece iptal edildiği, haksız ve hukuka aykırı rapor done kabul edilerek takdir komisyonu kararına istinaden kesilen cezanın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davalı idare tarafından, vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı ile yapılan tahiyatın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle elde ettiği komisyon gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolundaki tespitleri içeren vergi tekniği raporunu done alan takdir komisyonu kararına dayanılarak dava konusu tarhiyatın yapıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (B) fıkrasında; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlenmiş, 30. maddesinde; resen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış, maddenin vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı halleri düzenleyen bentleri arasında sayılan defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması ve de tutulması zorunlu olan defterlerin ve verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması halleri re'sen tarh sebebi olarak öngörülmüş, aynı Kanunun 134. maddesinde ise, vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, saptanması ve sağlanması olduğu kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyiz istemlerine konu edilen kararın; bir kat vergi ziyaı cezasının beyan üzerine tahakkuk eden vergiye isabet eden kısmı dışındaki hüküm fıkraları aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur. Mükellefler adına tarh edilecek vergilerin kesinleşmesi halinde daha önce beyan edilerek tahakkuk eden vergilerin; terkin edilmesi, ödenmiş olması halinde ise tarh edilerek ödenmesi gereken vergiden mahsup edilmesi gerektiğinin tabii olduğu dikkate alındığında, davacı tarafından tarhiyat öncesinde beyan edilip tahakkuk eden verginin, tarh matrahı üzerinden hesaplanan dava konusu vergiden mahsup edilmemiş olmasının mükerrer vergilendirmeye yol açtığından söz edilemeyeceğinden, Vergi Dava Dairesi kararının, bir kat vergi ziyaı cezasının beyan üzerine tahakkuk eden vergiye isabet eden kısmının kaldırılmasına yönelik hüküm fıkrasında hukuka uygunluk görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacı temyiz isteminin reddine, davalı idare temyiz isteminin kısmen reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; bir kat vergi ziyaı cezasının, beyan üzerine tahakkuk eden vergiye isabet eden kısmı dışındaki hüküm fıkralarının ONANMASINA, 3. Davalı idare temyiz isteminin kısmen kabulüne, 4. Kararın; bir kat vergi ziyaı cezasının, beyan üzerine tahakkuk ettirilen vergiye isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 5. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,15/02/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.