Başvurucu, Hizbullah Terör Örgütü üyesi olmak suçundan yargılanarak mahkûm olduğunu, isnat edilen suçu işlemediğini, Mahkemece delillerin yeterince değerlendirilmeyerek gerekçesiz bir şekilde karar verildiğini, yargılamanın yaklaşık 13 yıl sürdüğünü, bu nedenle gerekçeli karar hakkı ve makul sürede yargılanma hakkına bağlı olarak Anayasa’nın 36. ve 14 maddelerinin ihlal edildiğini belirterek, yeniden yargılanma ve infazın durdurulması talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, Hizbullah Terör Örgütü üyesi olmak suçundan yargılanarak mahkûm olduğunu, isnat edilen suçu işlemediğini, Mahkemece delillerin yeterince değerlendirilmeyerek gerekçesiz bir şekilde karar verildiğini, yargılamanın yaklaşık 13 yıl sürdüğünü, bu nedenle gerekçeli karar hakkı ve makul sürede yargılanma hakkına bağlı olarak Anayasa’nın ve maddelerinin ihlal edildiğini belirterek, yeniden yargılanma ve infazın durdurulması talebinde bulunmuştur. Başvuru, 7/3/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 29/3/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm tarafından, 26/6/2013 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular 27/6/2013 tarihinde Adalet Bakanlığına bildirilmiştir. Adalet Bakanlığı, görüşünü 26/7/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Adalet Bakanlığı görüşü başvurucuya 5/8/2013 tarihinde tebliğ edilmiş olup, başvurucu, karşı görüşlerini sunmamıştır. OLAYLAR VE OLGULARA. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Muş Cumhuriyet Başsavcılığının 9/2/2000 tarihli fezlekesi üzerine Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında “Hizbullah İsimli Silahlı Terör Örgütü Üyesi Olmak, Terör Örgütü Propagandası Yapmak ve Terör Örgütüne Yardım ve Yataklık Etmek” iddiasıyla 23/9/2000 tarihinde gözaltına alınmış, 25/9/2000 tarihinde tutuklanmış ve 19/7/2001 tarihinde tahliye edilmiştir. Başvurucu hakkında Van Cumhuriyet Başsavcılığının 5/10//2000 tarihli iddianamesiyle “Hizbullah Terör Örgütüne üye olmak” suçundan Van Devlet Güvenlik Mahkemesine dava açılmıştır. Açılan bu dava, aynı örgüte yönelik açılmış olan ve 10 kadar davanın birleşmiş olduğu Mahkemenin E.2000/82 sayılı dosyası ile 11/9/2001 tarihinde birleştirilerek, bu dosya üzerinde yürütülmüştür. Başvurucu hakkında, anılan suçtan Van Ağır Ceza Mahkemesinin (5271 sayılı CMK’nın Maddesi ile Yetkili) 13/1/2011 tarih ve E.2000/82, K.2011/5 sayılı kararı ile 6 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilmiştir. 10 iddianame kapsamında açılmış olan ve 48 sanığın yargılandığı davanın 199 sayfadan oluşan kararın başvurucu ile ilgili olan kısmındaki gerekçesi şöyledir: “Sanığın süresi içerisinde 4959 sayılı topluma kazandırma yasasından faydalanma talebine ilişkin İç İşleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 2004 tarihli yazısında; Şüphelinin Hizbullah Terör Örgütüne katıldığı, bu örgüt adına Muş ilinde faaliyetlerde bulunduğu, şahsın 2000 tarihinde yakalandığı, örgütte kaldığı süre içerisinde örgüt mensubu, İstihbarat birim elemanı olarak görevler üstlendiği anlaşılmış olup örgütün içindeki konum ve faaliyetleri ile uyumlu şekilde katıldığı faaliyetler hakkında vermiş olduğu bilgileri mevcut bilgiler ile örtüştüğü ancak bu bilgilerin örgütün dağılmasına veya meydana çıkarılmasına neden olacak mahiyette olmadığı değerlendirilmektedir. Şeklinde görüş bildirilmiştir (gerekçe s. 129-130).Sanık F.'nin 1995 - 2000 yılları arası Hizbullah adlı silahlı terör örgütünün üyesi olduğu, mülkiyeti kendisine ait ancak plakasını dahi bilmediği 34 … plakalı aracı örgüt mensubu A. ’ye verdiği, bazı şahıslar hakkında örgüte rapor sunduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmış olup… (gerekçe s. 129-130).…Hizbullah adlı silahlı terör örgütünün sair efradı olmak suçundan aranan sanık F. Y. 2000 günü Muş Emniyet Müdürlüğünce yakalanmış (gerekçe s. 129-130). Sanık ifadelerinde örgüt üyesi olmadığını, kendisine iftira edildiğini belirtmiş, Hizbullah terör örgütü üyesi olmaktan yakalanan ve Van DGM’de yargılanan sanık A.’den ele geçen 34 … plakalı aracın mülkiyeti sanık F. Y.’ye ait olduğu halde sanık F.’in kendisine ait olan aracın plakasını dahi bilmediğini, örgütün üyesi olmaktan daha önce yakalanan A. B.’nin, ‘sanık F.’nin kendi evinde kiracı olduğunu, bu evde ilk önce E.A.’nın oturduğunu daha sonra eve R. Y.’nin taşındığını, R. Y.’nin de evi F.’ye devrettiğini, kirayı R. Y.’nin ödediğini...’ beyan etmiştir.…Sanık E.’nin 2000 günü İstanbul ili Beykoz ilçesindeki operasyon neticesi ele geçen diktelerde örgüte köyde bulunan N. T., K., F. Y. ve Ş. K. hakkında rapor verdiği anlaşılmıştır.Mic.Word. mus1 Muş-şahıs bilgileri – MİT, MART 1996 belgesinde çok sayıda şahıs hakkında kişisel değerlendirmelerin yapıldığı, değerlendirme yapanlar arasında U., R. Y., H. , F. Y. isimlerinin yer aldığı anlaşılmıştır.Sanık A. kolluktaki ifadesinde; ‘… F. Y., B… Köyü sorumlusu olduğunu’ beyan etmiştir. S. A. ve A. , F. Y. adına kayıtlı olan 34 … plaka sayılı araç içerisinde 2000 tarihinde yakalanmışlardır.Hizbullah üyesi A. 2000 tarihli kolluk ifadesinde, sanık F. ile ilgili olarak; ‘A. ’nin evinde ders yaparken bizim gruba S. Ö. ve F. Y. geldiler.’Hizbullah üyesi E. H. 2000 tarihli kolluk ifadesinde F. ile ilgili olarak; ‘F. Y.’nin oturduğu evde daha önce Muş Bölge sorumlusu E. A.’nın oturduğunu, E.’nin talimatı ile eve giderek odunluktan silahları çıkardığını, ... F. Y.’nin Muş B… Köyü sorumlusu olduğunu, …A. ’ye bağlı iki grup olduğunu, bunların bir grubunda da F. Y.’nin olduğunu, kişinin serbest meslek sahibi olduğunu belirtmiştir.A. B., F. ile ilgili olarak kollukta; ‘ R. Y.’den kirayı istediğini, kendisinin buradan taşındığını söylediğini ve yerine F. Y.’nin taşındığını, ancak kirayı ondan değil kendisinden almasını söylediğini’ belirtmiştir.Sanık F. Y.’nin ‘MUŞ /PKK/KONGRA-GEL terör örgütü BİLGİLERİ/NİSAN 1996’ adı altında örgüte bilgiler verdiği ve bunların İstanbul operasyonunda ortaya çıktığı anlaşılmıştır.Her ne kadar dosya kapsamında sanığın özgeçmiş raporuna rastlanmamış ise de, diğer örgüt üyelerinin hakkındaki beyanları ve sanık tarafından düzenlendiği anlaşılan notlar bir arada ele alınıp değerlendirildiğinde, belirli bir eğitim ve tebliğ sürecinden geçen sanığın örgüt üyeliği konumu hiç kuşkusuz gerçekleşmiştir (gerekçe s. 189-190).” Başvurucunun temyiz istemi, Yargıtay Ceza Dairesinin 20/12/2012 gün ve E.2012/7970, K.2012/15259 sayılı kararı ile reddedilerek, başvurucu hakkındaki hüküm onanmış ve aynı tarihte kesinleşen bu karar 28/2/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş olup, karar gerekçesi şöyledir:“İlk derece mahkemesinde 2007 tarihli duruşmada verilen ve daha sonra başka bir mütalaa verilmiş olması nedeniyle CMK'nın 230/1-a maddesi kapsamında görüş niteliğinde bulunmayan mütalaayı hazırlayan Cumhuriyet savcısının temyiz aşamasında dosyayı Yargıtay Cumhuriyet savcısı olarak inceleyip tebliğname düzenlemesine yasal bir engel bulunmadığı gibi, dosya kapsamına göre; tarafsızlığını şüpheye düşürecek bir nedenin de tespit edilemediği anlaşıldığından, duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen bu hususa ilişkin temyiz itirazları yerinde bulunmamış; … Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanıklar …hakkında 4959 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçeleri ile duruşmalı inceleme sırasında sanıklar …müdafilerinin ileri sürdüğü ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin onanmasına…” Başvurucu, 7/3/2013 tarihli dilekçesi ile süresi içinde bireysel başvuruda bulunmuştur. B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Silahlı örgüt” kenar başlıklı maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir: “Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.” 12/4/1991 tarih ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“3 ve 4 üncü maddelerde yazılı suçları işleyenler hakkında ilgili kanunlara göre tayin edilecek hapis cezaları veya adli para cezaları yarı oranında arttırılarak hükmolunur. Bu suretler tayin olunacak cezalarda, gerek o fiil için, gerek her nevi ceza için muayyen olan cezanın yukarı sınırı aşılabilir. Ancak, müebbet hapis cezası yerine, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.”